yaratık ile cümle
yaratık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dinozorlar eğlenceli yaratıklardır, bilirsiniz.Os dinossauros até são engraçados, sabem.
Dinozorlar eğlenceli yaratıklardır, bilirsiniz.Tudják, a dinoszauruszok elég viccesek.
Dinozorlar eğlenceli yaratıklardır, bilirsiniz.Динозаврите, както знаете, са смешни.
Dinozorlar eğlenceli yaratıklardır, bilirsiniz.Динозавры, они же прикольные.
Dinozorlar eğlenceli yaratıklardır, bilirsiniz.דינוזאורים הם די מצחיקים, אתם יודעים.
Dinozorlar eğlenceli yaratıklardır, bilirsiniz.الديناصورات مضحكة بشكل ما, كما تعلمون
Dinozorlar eğlenceli yaratıklardır, bilirsiniz.(笑)
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.ותאמרנה ארבע החיות אמן ועשרים וארבעה הזקנים נפלו על פניהם וישתחוו לחי עולמי העולמים׃
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.A štyri živé bytosti vravely: Ameň. A dvadsiati štyria starci padli a klaňali sa živému na veky vekov.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Čtvero pak zvířat řeklo: Amen. A těch čtyřmecítma starců padlo, a klaněli se živému na věky věků.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.De vier wezens zeiden: "Amen." En de 24 ouderlingen vielen in aanbidding neer.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.E i quattro esseri viventi dicevano: «Amen». E i vegliardi si prostrarono in adorazione
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.e os quatro seres viventes diziam: Amém. E os anciãos prostraram-se e adoraram.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.És a négy lelkes állat monda: Ámen. És a huszonnégy Vén leborult és imádá az örökkön örökké élõt.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Et les quatre êtres vivants disaient: Amen! Et les vieillards se prosternèrent et adorèrent.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.In četvere živali so rekle: Amen! In štiriindvajseteri starejšine so padli in so molili.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Ja ne neljä olentoa sanoivat: "Amen", ja vanhimmat lankesivat kasvoilleen ja kumartaen rukoilivat.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.네 생물이 가로되 아멘 하고 장로들은 엎드려 경배하더라
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Los cuatro seres vivientes decían: "¡Amén!" Y los veinticuatro ancianos se postraron y adoraron
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Maka keempat makhluk itu menjawab, "Amin!" Dan pemimpin-pemimpin itu pun tersungkur dan menyembah
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Och de fyra väsendena sade »amen», och de äldste föllo ned och tillbådo.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Og de fire livsvesener sa: Amen! Og de eldste falt ned og tilbad.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Og de fire Væsener sagde: Amen! Og de Ældste faldt ned og tilbade.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Rồi bốn con sanh vật đều nói : A-men . Và các trưởng_lão sấp mình xuống mà thờ lạy .
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.Rồi bốn con sanh vật đều nói: A-men. Và các trưởng lão sấp mình xuống mà thờ lạy.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.А четверо животних сказали: Амінь, а двайцять чотири старцї упали, і поклонились Живучому по вічні віки.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.И четыре животных говорили: аминь. И двадцать четырестарца пали и поклонились Живущему во веки веков.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.وكانت الحيوانات الاربعة تقول آمين. والشيوخ الاربعة والعشرون خرّوا وسجدوا للحي الى ابد الآبدين
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.四 活 物 就 說 、 阿 們 。 眾 長 老 也 俯 伏 敬 拜
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.四 活物 就說 、 阿們 。 眾長 老 也 俯伏 敬拜
Dört yaratıktan biri yedi meleğe, sonsuzluklar boyunca yaşayan Tanrının öfkesiyle dolu yedi altın tas verdi.A jedno ze čtyř zvířat dalo sedmi andělům sedm koflíků zlatých, plných hněvu Boha živého na věky věků.
Dört yaratıktan biri yedi meleğe, sonsuzluklar boyunca yaşayan Tanrının öfkesiyle dolu yedi altın tas verdi.네 생물 중에 하나가 세세에 계신 하나님의 진노를 가득히 담은 금대접 일곱을 그 일곱 천사에게 주니
Dört yaratıktan biri yedi meleğe, sonsuzluklar boyunca yaşayan Tanrının öfkesiyle dolu yedi altın tas verdi.І одно з чотирьох животних дало семи ангелам сїм золотих чаш, повних гнїва Бога живучого по вічні віки.
Dört yaratıktan biri yedi meleğe, sonsuzluklar boyunca yaşayan Tanrının öfkesiyle dolu yedi altın tas verdi.ואחת מארבע החיות נתנה אל שבעת המלאכים שבע קערת זהב מלאות חמת האלהים החי לעולמי העולמים׃
Dört yaratıktan biri yedi meleğe, sonsuzluklar boyunca yaşayan Tanrının öfkesiyle dolu yedi altın tas verdi.وواحد من الاربعة الحيوانات اعطى السبعة الملائكة سبعة جامات من ذهب مملوءة من غضب الله الحي الى ابد الآبدين.
Dört yaratıktan biri yedi meleğe, sonsuzluklar boyunca yaşayan Tanrının öfkesiyle dolu yedi altın tas verdi.四 活 物 中 有 一 個 把 盛 滿 了 活 到 永 永 遠 遠 之 神 大 怒 的 七 個 金 碗 給 了 那 七 位 天 使
Dört yaratıktan biri yedi meleğe, sonsuzluklar boyunca yaşayan Tanrının öfkesiyle dolu yedi altın tas verdi.四 活 物中 有 一 個 把 盛滿 了 活到 永永遠遠 之 神 大怒 的 七 個 金 碗給 了 那 七 位 天使
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Có bốn vật nhỏ mọn trên trái đất, Song vốn rất khôn ngoan:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Có bốn vật nhỏ_mọn trên trái_đất , Song vốn rất khôn_ngoan :
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Čtyry tyto věci jsou malé na zemi, a však jsou moudřejší nad mudrce:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Cuatro cosas son de las más pequeñas de la tierra, y las mismas son más sabias que los sabios
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Det er fire som er små på jorden og allikevel overvettes vise:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:De volgende vier zijn weliswaar klein, maar hebben van God grote wijsheid gekregen:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Di bumi ini ada empat macam binatang yang kecil tetapi pandai sekali, yaitu
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Fire på Jorden er små, visere dog end Vismænd:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Fyra finnas, som äro små på jorden, och likväl är stor vishet dem beskärd:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Il y a sur la terre quatre animaux petits, Et cependant des plus sages;
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:땅에 작고도 가장 지혜로운 것 넷이 있나니
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:négy apró állata [van] a földnek, a melyek bölcsek, elmések:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Neljä on maassa vähäisintä, mutta viisaan viisasta silti:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Patru vietăţi sînt mai mici pe pămînt, şi totuş din cele mai înţelepte:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Quatro coisas há na terra que são pequenas, entretanto são extremamente sábias;
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Quattro esseri sono fra le cose più piccole della terra, eppure sono i più saggi dei saggi
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Štyri veci sú ináče malými na zemi, ale sú nadmier múdre:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Teć są cztery rzeczy najmniejsze na ziemi, wszakże są mędrsze nad mędrców:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:To četvero je majhno na zemlji, ali modrejše od modrijanov:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Vier sind klein auf Erden und klüger denn die Weisen:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Τα τεσσαρα ταυτα ειναι ελαχιστα επι της γης, ειναι ομως σοφωτατα
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Вот четыре малых на земле, но они мудрее мудрых:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Четири неща има на земята, които са малки, Но са извънредно мъдри: