yaratık ile cümle
yaratık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Te zveri velike, ki so štiri, so štirje kralji, ki vstanejo iz zemlje.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Tie veľké zvieratá, ktoré sú štyri, sú štyria kráľovia, ktorí povstanú zo zeme.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Ty šelmy veliké, kteréž jsou čtyry, jsou čtyři králové, kteříž povstanou z země,
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Ταυτα τα μεγαλα θηρια, τα οποια ειναι τεσσαρα, ειναι τεσσαρες βασιλεις, οιτινες θελουσιν εγερθη εκ της γης.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.Тия четири големи зверове, каза той, са четирима царе, които ще се издигнат от земята.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.„эти большие звери, которых четыре, означают , что четыре царя восстанут от земли.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.אלין חיותא רברבתא די אנין ארבע ארבעה מלכין יקומון מן ארעא׃
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.هؤلاء الحيوانات العظيمة التي هي اربعة هي اربعة ملوك يقومون على الارض.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.這 四 個 大 獸 就 是 四 王 將 要 在 世 上 興 起
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.這四個大獸 就 是 四 王 將要 在 世上 興起
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.Io guardavo quegli esseri ed ecco sul terreno una ruota al loro fianco, di tutti e quattro
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.내가 그 생물을 본즉 그 생물 곁 땅위에 바퀴가 있는데 그 네 얼굴을 따라 하나씩 있고
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.Ko sem pa gledal tiste žive stvari, glej: kolo na zemlji poleg živih stvari, ob njih štirih sprednjih straneh.
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.Terwijl ik hiernaar stond te kijken, zag ik vier wielen naast hen op de grond, één wiel bij elk wezen.
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.Videre skuede jeg, og se, der var et Hjul på Jorden ved Siden af hvert af de fire levende Væsener;
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.Και ως ειδον τα ζωα, ιδου, τροχος εις επι την γην, πλησιον των ζωων εις τα τεσσαρα αυτων προσωπα.
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.А като гледах живите същества, ето по едно колело на земята при живите същества, за всяко от четирите им лица,
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.И смотрел я на животных, и вот, на земле подле этих животных по одному колесу перед четырьмя лицами их.
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.וארא החיות והנה אופן אחד בארץ אצל החיות לארבעת פניו׃
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.فنظرت الحيوانات واذا بكرة واحدة على الارض بجانب الحيوانات باوجهها الاربعة.
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.我 正 觀 看 活 物 的 時 候 、 見 活 物 的 臉 旁 、 各 有 一 輪 在 地 上
Bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm.我 正觀 看 活物 的 時候 、 見活物 的 臉旁 、 各有 一 輪 在 地上
- Bu gerçekten işe yarayacak mı? Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Aucun être vivant ne peut y survivre
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."C'est vraiment horrible, murmurait-elle d'elle-même," la façon dont toutes les créatures se disputer.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Det är verkligen förskräckligt", muttrade hon för sig själv, "hur alla varelser argumentera.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Det er virkelig forfærdeligt," mumlede hun for sig selv, "den måde, alle skabninger skændes.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."É realmente terrível", ela murmurou para si mesma, "a forma como todas as criaturas discutir.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Es ist wirklich schrecklich," sie sich murmelte: "die Art und Weise all die Kreaturen zu argumentieren.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Es realmente terrible", murmuró para sus adentros, "el camino a todas las criaturas discutir.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Este cu adevărat îngrozitor", murmură ea sa se, "modul în toate creaturile susţin.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'E' veramente terribile, 'mormorò a se stessa,' il modo in cui tutte le creature sostengono.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Ez tényleg szörnyű," motyogta magában, "ahogy minden teremtmény vitatkozni.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'Het is echt vreselijk,' mompelde ze in zichzelf, 'de manier waarop alle schepselen stellen.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Ini benar-benar mengerikan," gumamnya pada dirinya sendiri, 'cara semua makhluk berdebat.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Je to naozaj hrozné," zamrmlala si pre seba, "ako tvrdí všetky stvorenia.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Je to opravdu hrozné," zamumlala si pro sebe, "jak tvrdí všechna stvoření.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'그것이 정말 무서운이야,'그녀가 자신에게 중얼 거 렸 잖아 '방식은 모든 생물은 주장한다.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Nó thực sự đáng sợ," cô lẩm bẩm một mình, tất cả các sinh vật tranh luận.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Se on todella hirvittävää," hän mutisi itsekseen, "miten kaikki olennot väittävät.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."To je res grozno," je zamrmral, da sama, "način, vse trdijo bitja.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."To naprawdę straszne," mruknęła do siebie, "sposób wszystkich stworzeń twierdzą.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Είναι πραγματικά τρομερό", μου μουρμούρισε στον εαυτό της, "ο τρόπος υποστηρίζουν όλα τα πλάσματα.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Това е наистина ужасен", промърмори тя на себе си, начина, по който всички същества твърдят.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Це дійсно жахливо, пробурмотіла вона про себе," як усі істоти сперечатися.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Это действительно ужасно, пробормотала она про себя," как все существа спорить.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."זה באמת נורא," היא מלמלה לעצמה, "כל הדרך היצורים להתווכח.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."إنه حقا الرهيبة ،' انها تمتم لنفسها ، "الطريق يجادل جميع المخلوقات.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.これは1つをうんざりさせるに充分だ!"
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Auf diesem Planeten existieren bereits Kreaturen, die nicht wirklich altern.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Có một vài sinh vật trên thế giới này không hề bị già đi.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Er zijn al een aantal schepsels op deze planeet die niet echt ouder worden.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Esistono già alcune creature su questo pianeta che non invecchiano.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Exista deja anumite creaturi pe acest pamant care nu imbatranesc.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Há algumas criaturas neste planeta que já não envelhecem realmente.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Il y a déjà sur cette planète des êtres vivants qui ne vieillissent pas vraiment.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Już teraz żyją na naszej planecie stworzenia, które tak naprawdę się nie starzeją.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.지구상의 몇몇 생명체들은 이미 노화를 겪지 않는 것들도 있죠
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Na naší planetě jsou již nyní stvoření, která nestárnou.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Ya hay algunos seres en este planeta que no envejecen.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.Υπάρχουν μερικά πλάσματα στον πλανήτη που ήδη δεν γερνάνε πραγματικά