yaratık ile cümle
yaratık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında bu yaratıkları, dünyamızdaki teleskoplarla arayabiliriz.なぜやらないのか?単に誰も思いつかなかっただけです
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.De fapt, această creatură este rezultatul cercetărilor lui Penfield.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.Diese Kreatur ist ein Resultat von Penfields Forschungen.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.En fait, cette créature est le fruit des recherches du Dr Peinfield.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.En realidad esta criatura es el resultado de la investigación de Penfield.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.In realtà questa creatura è il risultato della ricerca di Penfield.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.Właściwie ta istota jest wynikiem badań Penfield'a.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.Στην πραγματικότητα αυτό το πλάσμα είναι αποτέλεσμα της έρευνας του Πένφιλντ.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.Всъщност това създание е резултатът от изследванията на Пенфийлд.
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.На самом деле, это существо стало результатом исследований Пенфилда.
Aslında bu yaratıkבעצם, היצור הזה
Aslında bu yaratıkفي الحقيقه هذا المخلوق
Aslında bu yaratık研究の成果で
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Bạn chỉ cho tôi xem một sinh vật với đôi chân như màng bơi và có mang, nước đóng một vai trò nào đó.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Dacă îmi arăţi o creatură cu labe membranate şi branhii, într-un fel, este vorba de apă.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Kalau binatang punya kaki berselaput dan insang, biasanya binatang itu hidup di air.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.여러분이 물갈퀴와 아가미를 가진 생물을 보여준다면, 어떻게든 물이 연관되어 있습니다.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Mostrem-me uma criatura com membranas interdigitais e guelras, e há água envolvida, de alguma maneira.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Mutass egy lényt hártyás lábakkal és kopoltyúval, valami köze biztos van a vízhez.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Pokażcie mi stworzenie z płetwiastymi kończynami i skrzelami. Wiemy, że ma do czynienia z wodą.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Se mi mostrate una creatura con piedi palmati e branchie, di sicuro c'entra l'acqua.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Si veo una criatura palmípeda y con branquias, sé que hay agua por alguna parte.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Si vous me montrez une créature avec des pieds palmés et des ouïes, il doit être question d'eau.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Toon mij een wezen met flippers en kieuwen, dan zal er water in het spel zijn.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Ukážte mi zviera, čo má nohy s plávacími blanami a žiabrami, tak musí mať niečo spoločné s vodou.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Ukažte mi zvíře, které má nohy s plovacími blánami a žábry; tak musí mít něco společného s vodou.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Visa mig en varelse med simhud mellan tårna och gälar så har vatten någonting med det att göra.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Zeig mir ein Tier mit Schwimmhäuten und Kiemen, dann hat es etwas mit Wasser zu tun.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Μου δείχνετε ένα πλάσμα με αραχνοειδή πόδια και βράγχια, με κάποιο τρόπο εμπλέκεται νερό.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Ако ми покажете същество с ципа между пръстите на краката и хриле, значи някакси водата участва.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.Покажи вы мне создание с перепонками и жабрами - понятно, что без воды не обойтись.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.תראו לי יצור עם קרומים על הרגלים וזימים - ברור שהוא קשור למים.
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.فعندما ترى .. ارجلاً مسطحة .. وخياشيم .. ان تعي على الفور وجود الماء في القصة
Bana ayakları perdeli ve solungaçlı bir yaratık gösterirseniz, bir şekilde suyla ilgisi olduğunu bilirim.水との関連性をうかがえます ツルのようなハートには なにか関連性が潜んでいるんです
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Beh, penso che siamo "cablati" così, che il nostro DNA ci porti a raccontare storie.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Bem, eu acredito que estamos ligados, o nosso ADN diz-nos para contarmos histórias.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Bueno, creo que estamos conectados, nuestro ADN nos dice que contemos historias.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Jag tror vi är vi är gjorda så, att vårt DNA ber oss berätta historier.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Je crois que c'est dans nos gènes, notre ADN nous dit de raconter des histoires.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Nun, ich denke, wir ticken so, unsere DNA sagt uns, dass wir Geschichten erzählen sollen.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Думаю, мы для этого рождены, наша ДНК толкает нас рассказывать истории.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Думаю, у нас це вроджене, наше ДНК вимагає від нас історій.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız,Eu cred că suntem făcuţi pentru asta.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız,Hvorfor en historie?
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız,Saya rasa kita semua diprogram,
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız,Tôi nghĩ chúng ta được kích thích,
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız,Volgens mij zijn we daarop gebouwd.
Bence bu konuda hevesli yaratıklarız,Мисля, че сме обвързани,
Benim savunacağım şey ise, bu yaratıklar ile muhteşem bir etkileşim içinde olduğunuz.Ale ja chciałabym zilustrować waszą niesamowitą interakcję z tymi stworzeniami.
Benim savunacağım şey ise, bu yaratıklar ile muhteşem bir etkileşim içinde olduğunuz.하지만 오늘은 이 생물체의 특별한 점에 대해 말씀 드리려고 합니다. 이들이 여러분과 놀라운 상호작용을 하고 있다는 점이죠.
Benim savunacağım şey ise, bu yaratıklar ile muhteşem bir etkileşim içinde olduğunuz.O que eu defendo é que temos uma interação incrível com estas criaturas.
Benim savunacağım şey ise, bu yaratıklar ile muhteşem bir etkileşim içinde olduğunuz.Stattdessen würde ich behaupten, dass Menschen eine erstaunliche Wechselbeziehung mit diesen Kreaturen haben.
Benim savunacağım şey ise, bu yaratıklar ile muhteşem bir etkileşim içinde olduğunuz.אבל, אני טוענת שלכל אחד מאיתנו יש קשר גומלין מופלא איתם.
Benim savunacağım şey ise, bu yaratıklar ile muhteşem bir etkileşim içinde olduğunuz.بإستثناء اني سوف أجادل و أقول بأن لديكم تفاعل مذهل مع هذه الكائنات
Benim savunacağım şey ise, bu yaratıklar ile muhteşem bir etkileşim içinde olduğunuz.驚くべき相互作用をしているという事です あなた方は自分を人間だ、と思っていますね でも私はこう考えています:
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Beh, in effetti -- contrariamente a quanto si pensi -- i ratti sono delle creature altamente sociali.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Cóż, właściwie szczury są -- przeciwnie do tego, co większość ludzi o nich myśli -- bardzo towarzyskie.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Inu, krysy jsou ve skutečnosti v rozporu s tím, co si o nich většina lidí myslí, velmi společenští tvorové.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.Itse asiassa rotat ovat -- vastoin useimpien käsitystä -- erittäin seurallisia otuksia.
Bilakis fareler, çoğu insanın düşündüğünün tam aksine çok sosyal yaratıklardır.사실 쥐는 대부분의 사람들이 생각하는 것과는 상반되는 동물입니다. 쥐는 상당히 사회성 있는 생물입니다.