yaratık ile cümle
yaratık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu iğrenç yaratıkların bir tımarhanede yaşadıkları da iddia edilir.Tikima, kad ši būtybė taip pat gyvena apleistuose statiniuose.
Geceleri gelip, rüyalarda insanları korkutan ve ruhlarını alan kötücül yaratıktır.Gaila, nakties dvasia, apsėsdavusi žmones ir gyvulius sapnuose.
Infector: Enfeksiyonu bulaştıran temel yaratıklardır.C), kurie svarbūs kovojant su infekcija.
Mekir - Aldatıcı Yaratık.Centras – Kretinga.
Hamza, insana hûlul eden bir cevher, yaratıkların en şereflisidir.Kaukas – tai būtybė, pasiverčianti tuo, ko žmogus labiausiai bijo.
Girit kralı Minos bir labirentte insan vücutlu, boğa başlı bir yaratık olan Minotor'u hapsetmişti.Nuo jaučio Pasifajė pagimdė Minotaurą, pabaisą jaučio galvą ir žmogaus kūnu, kurį Minas uždarė labirinte.
Başka gezegenden gelen bir yaratıktır.Väidetavalt pärineb tema tegelane teiselt planeedilt.
Bu öge, çeşitli yaratıklar çağırabilir (iskelet, şeytan, vb.) ve çağrılan yaratıklar doğrudan kullanılabilir.Seemnejuha (vas deferens) on ka paljudel putukatel.
Yaratık (Özgün adı: Alien), yönetmenliğini Ridley Scott'ın yaptığı 1979 yapımı bilim-kurgu filmi."Tulnukas" ("Alien") on Ridley Scotti ulmeõudusfilm 1979. aastast.
İnsansı bir yaratıktır.Loomast kujunes inimene.
12 kutsal yaratık ve cillelerin gücü.Need kujutavad 12 apostlit ja piiblistseene.
Canavarları küçük yaratıkları ve gazı en büyük silahıdır.Kõige suuremad vulkaanid on kilpvulkaanid ja kõige väiksemad šlakikoonused.
Genellikle, bu mitsel yaratıklar aynı zamanda insan zekasına sahip olurlar.Selle isiksushäirega inimestel on tihtipeale ka töönarkomaania.
Sahi yaratık mıknatısı diye bir şey var mı?Kas on olemas puhtvaimsed entiteedid?
Peri, birçok farklı kültürün efsane, folklor ve mitolojisinde bulunan bir ruh veya doğaüstü yaratıktır.Kuri vaim, ka deemon, on paljude rahvaste folklooris, mütoloogias ja religioonis esinev üleloomulik olend.
Avustralya'da en çok tanınan efsanevi yaratıktır.Teda tunti kui Colombia kõige lootustandvamat kunstnikku.
(Sizi ilkel yaratıklar, beni dinleyin!(Kõrgesti austatud härra!
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 glasbenik Potem bom vam služijo-bitje.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 hudebník Tak já vám slouží-stvoření.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 hudobník Tak ja vám slúži-stvorenia.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 musicien Puis-je vous donner le service-créature.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 MUSICISTA Allora io ti do il servizio-creatura.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 MÚSICO Então vou lhe dar a servir-criatura.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 Musiker Dann werde ich Ihnen die Bedienung-Kreatur.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 MUSIKER Då skall jag ge er servering-varelse.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 musiker Så vil jeg give dig den tjener-væsen.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 musisi Kemudian akan saya memberi Anda melayani-makhluk.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 MUUSIKKO Sitten minä annan sinulle palvelijatar olento.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 muzician Atunci voi da de servire-creatura.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 MUZIKANT Dan zal ik u de dienst-schepsel.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 MUZSIKUS Akkor adok neked a kiszolgáló-lény.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 Muzyk I dam wam służąca stworzeniu.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 nhạc sĩ Sau đó, tôi sẽ cung cấp cho bạn phục vụ-sinh vật.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 ΜΟΥΣΙΚΟΣ Τότε θα σου δώσω το σερβίρισμα-πλάσμα.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 музикант Тогава ще ви даде обслужването създание.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 МУЗЫКАНТ Тогда дам вам выступающая-существо.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 מוסיקאי אחר כך אני אתן לך את ההגשה, יצור.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 موسيقي ثم سوف أعطيك تخدم - مخلوق.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.한 음악가 그럼 난 당신에게 제공 - 생물을 제공할 것입니다.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.Un músico Entonces te daré la porción y la criatura.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.ピーターは、その後、私はあなたのパテのサービング-クリーチャーの短剣を築くことに主眼が置かれ。私はcrotchetsを運ぶしません:私はあなたを再でしょう、私はFAするでしょう:あなたが注意してください
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."El este singura creatura care cauzeaza durere pentru amuzament, constientizand ceea ce face.
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Er ist das einzige Wesen, das für den Sport Schmerzen zufügt - und weiß, dass es Schmerzen sind."
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Han är den enda varelsen som tillfogar smärta som nöje, medveten om smärtan".
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Õ az egyetlen teremtmény, amelyik sport címén fájdalmat okoz, tudva, hogy az fájdalom."
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir." RODEOÈ l'unica creatura che infligge sofferenza per sport ed è consapevole di questa sofferenza".
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Είναι το μόνο πλάσμα που προκαλεί πόνο για διασκέδαση, γνωρίζοντας ότι προκαλεί πόνο." ροντέο
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."הוא היצור היחיד שמסב כאב ."בתור ספורט, כאשר הוא יודע שזהו כאב
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Blijkbaar is het een erg kieskeurige eter, en hij komt alleen af op de meest rijpe koffiebonen.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.È un tipo molto esigente, a quanto pare, perché mangia soltanto le bacche di caffè più mature.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Je velice vybíravý jedlík, pojídá jenom nejzralejší kávové třešničky.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.이 동물은 식성이 매우 까다로워 커피 열매 중에서도 가장 잘 익은 것만 골라 먹는데
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Mačka je menda zelo izbirčen jedec, kavna zrna izbira glede na zrelost.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Najwyraźniej jest bardzo wybredny, żywi się tylko najbardziej dojrzałymi owocami kawy.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Og den er åbenbart meget kræsen og den, I ved, finder frem til de mest modne kaffebønner.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Parece ser que es un devorador muy delicado y... ...devora únicamente las cerezas de café más maduras.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Segundo parece, escolhe muito bem o que come só come os grãos de café mais doces e maduros.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Şi se pare că este foare mofturoasă, pentru că nu mănâncă decât cele mai coapte boabe de cafea.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Úgy látszik, nagyon válogatós, és hát csak a legérettebb kávétermést veszi célba.
Açıkça görülüyor ki çok secici bir yaratık ve en olgun kahve çekirdeklerini sahipleniyor.Và rõ ràng là nó rất kén chọn, bạn biết đấy, chỉ ăn những hạt cafe hảo hạng.