yaratıcı ile cümle

yaratıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlardan bir tanesi yaratıcılığa olan etkisidir.לאחד האפקטים הללו יש קשר ליצירתיות
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Asta pentru că singurătatea este un ingredient esenţial de multe ori pentru creativitate.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Dan ini dikarenakan kesunyian seringkali merupakan bahan yang sangat penting bagi kreativitas.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Dat komt omdat alleen zijn vaak een cruciaal ingrediënt is voor creativiteit
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Denn Alleinsein ist häufig eine entscheidende Zutat von Kreativität.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Det er fordi ensomhed ofte er en afgørende ingrediens for kreativitet.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.E isto porque a solidão é muitas vezes um ingrediente crucial para a criatividade.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.E questo perché la solitudine è spesso un ingrediente fondamentale per la creatività.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Et c'est parce que la solitude est souvent un ingrédient crucial de la créativité.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Ez pedig amiatt van, hogy a magány létfontosságú eleme a kreativitásnak.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.왜냐하면 고독은 창의성에 중요한 요소가 되기 때문입니다.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Och det är därför avskildhet, ofta är en viktigt ingrediens för kreativitet.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Pretože samota je často dôležitá prísada kreativity.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Samotność jest często ważnym elementem kreatywności.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Tämä johtuu siitä, että yksinäisyys on usein tärkeä osa luovuutta.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.To je zato, ker je samost pogosto ključna za ustvarjalnost.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.To kvůli tomu, že samota je zásadní přísadou kreativity.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Và điều này là bởi tính đơn độc là yếu tố không thể thiếu với sự sáng tạo.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Y esto es así porque la soledad a menudo es un ingrediente crucial de la creatividad.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Και αυτό επειδή η μοναξιά είναι ένα ζωτικό συστατικό, ακόμα και της δημιουργικότητας.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.А все це тому, що усамітнення зазвичай і є запорукою творчості.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Одиночество — главная составляющая творчества.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.Това е защото самотата често е съществена съставка на креативността.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.וזה משום שההתבודדות היא לעתים קרובות מרכיב מכריע ביצירתיות.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.وهذا لأن العزلة عنصر حاسم في كثير من الأحيان للإبداع.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.重要な要素になっているからです ダーウィンは
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.E la sua genialità, se possiamo chiamarla così, va anche oltre.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.En de genialiteit, als je dat zo kunt noemen, gaat nog verder.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.És a találékonyság, ha nevezhetjük annak, ennél tovább is tart.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Et l'ingéniosité, si on peut l'appeler comme ça, va encore plus loin.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Ingeniozitatea, dacă îi putem spune așa, merge și mai departe.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Jego pomysłowość -- o ile można to tak nazwać -- ma o wiele dalsze konsekwencje.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Kecerdasan itu, bila Anda menganggapnya demikian, masih ada lanjutannya.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.그리고 여러분이 그것을 재간이라고 부를 수 있다면 더 나아가 보세요.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Och uppfinningsrikedomen, om du nu kan kalla det för det, går djupare än så.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.O engenho, se assim se pode chamar, vai ainda mais longe.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Und die Raffinesse, wenn man es so nennen kann, geht sogar noch weiter.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Và sự khéo léo đó, nếu bạn gọi như vậy, thậm chí còn hơn thế.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Y el ingenio, si se lo puede llamar así, va más allá.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.Η ευφυΐα αυτή, αν μπορούμε να την ονομάσουμε έτσι, συνεχίζεται.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.И находчивостта, ако можете да я наречете така отива още по-далеч.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.И на этом его изобретательность, если это так можно назвать, не заканчивается.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.והגאונות, אם אפשר לקרוא לזה כך, הולכת אפילו רחוק יותר.
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.والبراعة - ان صح التعبير - تتجاوز هذا
Bunun yaratıcılığı daha da fazladır.さらに進化します 昆虫をもっと近くでみると
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Ca leur apprend à vendre; ça développe leur créativité; ça leur apprend à avoir les pieds sur terre.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Es lehrt sie das Verkaufen, es lehrt sie Kreativität; es lehrt sie schnell zu reagieren.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Ez megtanítja őket eladni, kreativitásra nevel, megtanítja őket önállóan gondolkozni.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Het leert hen te verkopen; het leert ze creativiteit; het leert ze te spreken in het openbaar.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Îi învaţă cum să vândă; îi învaţă creativitatea; îi învaţă să gândească cu picioarele pe pământ.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Insegna loro a vendere. Insegna loro ad essere creativi. Insegna loro ad improvvisare.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.이러한 것들은 아이들이 설득할 수 있는 실력을 키워줍니다; 창의력을 길러줍니다; 아이들이 스스로 생각할 수 있게 해줍니다.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Les enseña a vender; les enseña creatividad; les enseña a pensar con los pies en la tierra.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Nó dạy chúng bán hàng, dạy chúng tính sáng tạo; dạy chúng tính độc lập trong tư duy.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.To uczy ich sprzedawania; uczy kreatywności. Uczy myślenia na gorąco.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Učí je to prodat, učí je to kreativitě; učí je to myslet na vlastní triko.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Τους μαθαίνει να πουλάνε, τους μαθαίνει δημιουργικότητα, τους μαθαίνει να σκέφτονται γρήγορα.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Това ги учи да продават; учи ги на творчество, учи ги да мислят в движение.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Это учит их продавать; это учит изобретательности; Это учит их соображать на ходу.
Bu onlara satış yapmayı öğretir; yaratıcılığı öğretir; akıllıca düşünmeyi öğretir.Я навчаю їх продавати, це навчає їх креативності, це навчає їх швидко реагувати.

İlgili Sayfalar