Ana içeriğe geç
Sözlük

yarat ile cümle

yarat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tutku acı yaratır.Passion creates suffering.
Yaratılışçılık, bir sözde-bilimdir.Creationism is a pseudo-science.
Davranışın çok sayıda sorun yaratıyor.Your behavior is creating a lot of problems.
Bugün ya da yarın gitmen pek fark yaratmayacak.It will not make much difference whether you go today or tomorrow.
Gidip gitmemen fark yaratmaz.It makes no difference whether you go or not.
Hava olmasa hiçbir yaratık yaşayamaz.Were it not for air, no creatures could live.
Biraz zaman yaratsak iyi olur.We'd better make some time.
Bizim kamu liderleri yaratıcı ve sık sık yeni fikirler ortaya atarlar.Our public leaders are imaginative and often come up with new ideas.
Bilimsel gerçek insan aklının bir yaratılışıdır.Scientific truth is a creation of the human mind.
Bilimdeki ilerleme hayatımızda büyük bir değişiklik yarattı.The progress of science has brought about great change in our lives.
Benim için biraz zaman yaratabilir misin?Could you make time for me?
Bir şans elde ederek bir kader yaratacaksın.You'll make a fortune by taking a chance.
Şehirlerimiz ciddi kirlenme sorunları yaratıyor.Our cities create serious pollution problems.
Beatles'ın saç stili heyecan yarattı.The hair style of the Beatles created a sensation.
Bir fare çekingen bir yaratıktır.A mouse is a timid creature.
Ben sadece bir alışkanlık yaratıcısıyım, sanırım.I'm just a creature of habit, I guess.
Televizyon yaratıcı gücümüzü köreltebilir.Television can dull our creative power.
Birazcık makyaj onda harikalar yarattı.A little make-up worked wonders with her.
Bu fark yaratır.It makes all the difference.
O, küçük bir fark yaratır.It makes little difference.
İlaç onun sağlığında mücizeler yarattı.The medicine did wonders for his health.
Bu sorun, doğal olarak tartışma yarattı.That problem naturally invited debate.
Deprem büyük bir deniz dalgası yarattı.The earthquake created a tremendous sea wave.
Haber büyük karışıklık yarattı.The news created a lot of confusion.
Haberin doğru ya da yanlış olup olmadığı küçük bir fark yaratır.Whether the news is true or false makes little difference.
Yer yaratıcı genç insanlarla hayat doluydu.The place was alive with creative young people.
O ressam birçok güzel resimler yarattı.That artist created a lot of beautiful pictures.
Film büyük bir heyecan yarattı.The movie created a great sensation.
Haber büyük bir sansasyon yarattı.The news caused a great sensation.
Haber heyecan yaratıyor.The news is creating a stir.
Bununla ilgili bir sorun yaratmak istemiyorum.I don't want to make an issue of it.
Ve o her zaman bir sorun yaratandı.And she is always a troublemaker.
Bütün insanlar eşit yaratılmaz.Not all men are created equal.
Bütün insanlar eşit yaratılırlar.All men are created equal.
Bütün insanlar eşit yaratıldılar.All men are created equal.
Shakespeare bir sürü ünlü karakterler yarattı.Shakespeare created many famous characters.
Bu onun kendi yarattığı bir sorundur.This is a problem of his own making.
Bu yeni politikanın büyük ölçekli işler yaratacağı umuluyor.It is hoped that this new policy will create jobs on a large scale.
Bu roman çok yaratıcı.This novel is very imaginative.
Yaratıcılık insan gelişimi için önemli bir yöndür.Creativity is an important aspect for the development of human.
Dil edinmek yaratıcılık gerektirir.Language acquisition requires creativity.
Dil edinimi yaratıcılık gerektirir.Language acquisition requires creativity.
Şahsen, seçimi kimin kazanacağının herhangi bir yaratacağını sanmıyorum.Personally, I don't think it makes any difference who wins the election.
Fabrikada yangın haberi bir sansasyon yarattı.The news of the fire in the factory caused a sensation.
Şimdi yaptığım iş yaratıcılık gerektirir.The work I'm doing now requires originality.
Son zamanlarda tuhaf bir deniz yaratığı bulundu.A strange marine creature was found recently.
Çocukların sorun yaratması yaygındır.It is common for children to cause trouble.
Yarın yağmur yağıp yağmayacağı bizim için bir farklılık yaratır.It makes a difference to us whether it rains tomorrow.
Allah dünyayı yarattı.God created the world.
Tanrı dünyayı yarattı.God created the world.
Tanrı dünyayı altı günde yarattı.God created the world in six days.
Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.God created man in his own image.
Allah göğü ve yeri yarattı.God created the heaven and the earth.
İnsan oğlu bir şeyler yaratmak için yaratıldılar.Human beings are created to create things.
İnsan oğlu tüm yaratıkların efendisidir.Man is the lord of all creation.
Korku değil, umut insan ilişkilerinde yaratıcı ilkedir.Hope, not fear, is the creative principle in human affairs.
İncil'e göre Allah dünyayı altı günde yarattı.According to the Bible, God made the world in six days.
Ciddi hastalığımdan kurtulduğum için, yaratılışın tümü benim için güzeldir.Since I recovered from my serious illness, all of creation is beautiful to me.
Sözleri tuhaf bir durum yarattı.His words created an awkward situation.
Tanrı'nın bizi yarattığına olan inancını ifade etti.He stated his belief that God created us.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod