yararı ile cümle

yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Pes etmenin ne yararı olur?Hvad nytter det at give op?
Pes etmenin ne yararı olur?Jak możemy się poddać?
Pes etmenin ne yararı olur?Mitä hyötyä on luovuttamisesta?
Pes etmenin ne yararı olur?Non servirà a nulla arrendersi.
Pes etmenin ne yararı olur?Vad är det för vits att ge upp?
Pes etmenin ne yararı olur?Δεν πρέπει να παραιτηθώ.
Pes etmenin ne yararı olur?Какой смысл сдаваться?
Prenses tüm servetini toplum yararına bağışlayacak.Dites que la princesse fait don de tout ce qu'elle possède à la communauté.
Prenses tüm servetini toplum yararına bağışlayacak.Η Πριγκίπισσα θα δωρίσει ολόκληρη την περιουσία της στη κοινωνία.
Sana daha çok yararı dokunacak olanı seç.Choisis-en un pour ton bien.
Sana daha çok yararı dokunacak olanı seç.Válassz, hogy melyik lenne megfelelőbb.
Sana daha çok yararı dokunacak olanı seç.Πρέπει να διαλέξεις ποιος θα είναι πιο ωφέλιμος για σένα.
Sana daha çok yararı dokunacak olanı seç.اختاري واحد يكون دو فائدة لك
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Al doilea mare beneficiu este crearea unei forțe de muncă inovatoare.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Az együttérzés második ellenálhatatlan előnye pedig az, hogy inspiráló munkaerőt hoz létre.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Der zweite verlockende Vorteil des Mitgefühls ist, dass es inspirierte Mitarbeitende schafft.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Druhá důležitá výhoda soucitu je, že vytváří inspirující pracovní sílu.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.El segundo beneficio convincente de la compasión consiste en crear mano de obra inspirada.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Het tweede overtuigende zakelijke voordeel is dat het zorgt voor geïnspireerde medewerkers.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Il secondo beneficio della compassione è che crea una forza lavoro ispirata.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.동정심의 두 번째 주목할 이득은 고무적인 직원을 만들어낸다는 것입니다.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Kolejna z nich to fakt, iż współczucie napełnia pracowników insporacją.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Lợi ích hấp dẫn thứ hai của lòng từ bi là nó tạo nên một lực lượng lao động đầy cảm hứng.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Manfaat menarik yang kedua dari belas kasih adalah bahwa belas kasih menciptakan tenaga kerja yang inspiratif
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.O segundo benefício convincente para o negócio é criar uma força de trabalho inspiradora.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Το δεύτερο προνόμιο της της συμπόνιας είναι ότι δημιουργεί εμπνευσμένο εργατικό δυναμικό.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Втората убедителна полза от състраданието е, че то създава вдъхновена работна сила.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Второе убедительное бизнес-преимущество сопереживания - это то, что оно вдохновляет персонал.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Друга беззаперечна перевага співчуття в тому, що воно створює робочу силу, котра надихає.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.ההטבה המושכת השניה של חמלה היא שהיא יוצרת סביבת עבודה מעוררת השראה.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.الفائدة الجلية الثانية من الشفقة أنها تخلق بيئة عمل ملهمة.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.刺激的な従業員を生み出すことです 従業員はより大きな善に向かって
"self-sacrificial"--katkıda bulunmaya istekli kamu yararı için."ανιδιοτελές"--η προθυμία να συνεισφέρουν προς το δημόσιο συμφέρον.
Sene boyunca çocuk okulda yararı olacak becerileri, örneğin harfleri öğrenir.A lo largo del curso, los niños aprenden conocimientos que les resultan útiles en el colegio, como las letras.
Sene boyunca çocuk okulda yararı olacak becerileri, örneğin harfleri öğrenir.Pendant l’année, l’enfant apprend des compétences qui lui seront utiles à l’école, comme l’alphabet.
Sene boyunca çocuk okulda yararı olacak becerileri, örneğin harfleri öğrenir.Under detta år lär sig barnet kunskaper som hen har nytta av i skolan, till exempel bokstäver.
Sene boyunca çocuk okulda yararı olacak becerileri, örneğin harfleri öğrenir.Vuoden aikana lapsi oppii taitoja, joista hänelle on hyötyä koulussa, kuten kirjaimia.
Sene boyunca çocuk okulda yararı olacak becerileri, örneğin harfleri öğrenir.В течение года ребёнок осваивает навыки, которые ему понадобятся в школе, например, алфавит.
Sene boyunca çocuk okulda yararı olacak becerileri, örneğin harfleri öğrenir.يتعلم الطفل لمدة سنة واحدة على المهارات المفيدة بالنسبة له في المدرسة كالحروف.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.Det hjælper ikke at blive vred.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.Det hjälper inte att bli arg.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.Não adianta enervares-te, irmão.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.Nerwy ci nie pomogą, bracie.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.Non serve prendersela, fratellone.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.No sirve de nada que te enfades.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.On turhaa kiihtyä.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.Δεν έχει νόημα να τσαντίζεσαι, αδερφέ.
Sinirlenmenin bir yararı olmaz, ağabey.Не стоит сердиться, брат.
Şirketin hissedarlarının yararına.Je to dobré pro akcionáře firmy.
Şirketin hissedarlarının yararına.실제로 회사의 주주를 위해서 좋은 일입니다.
Şirketin hissedarlarının yararına.それは、空売りをする人達にとっても良い事です。
Şirket yönetiminin yararına.Je to dobré pro vedení firmy.
Şirket yönetiminin yararına.그것은 회사의 경영을 위해 좋은 일이지요.
Şirket yönetiminin yararına.それは、会社の実際の株主のために良いことです。
Son iki durumda, verilen yardımlar, kamu yararı ile çelişmediği ölçüde,Estos textos se refieren a las regiones menos desarrolladas, la actividad de investigación y desarrollo,
Son iki durumda, verilen yardımlar, kamu yararı ile çelişmediği ölçüde,I detta avseende har Europeiska kommissionen en
Son iki durumda, verilen yardımlar, kamu yararı ile çelişmediği ölçüde,Interesse der Gemeinschaft zuwiderlaufenden Maße beeinträchtigt werden.
Son iki durumda, verilen yardımlar, kamu yararı ile çelişmediği ölçüde,Komissio on pyrkinyt selkiyttämään valtiontukipolitiikkaansa laatimalla eri aiheista suuntaviivoja.
Son iki durumda, verilen yardımlar, kamu yararı ile çelişmediği ölçüde,— promovarea păstrării moștenirii patrimoniului cultural;
Söz çoğaldıkça anlam azalır, Bunun kime yararı olur?A poněvadž předsevzetí mnohá rozmnožují marnost, co na tom má člověk?
İlgili Sayfalar