yararı ile cümle

yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin, kamuoyunanasıl bir yararı vardır?Liberalisierung von Diensten vonallgemeinem Interesse: Worin besteht der Nutzen für die Bürger?
Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin, kamuoyunanasıl bir yararı vardır?Liberalização dos serviços de interessegeral. Que vantagens para o cidadão?
Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin, kamuoyunanasıl bir yararı vardır?Liberalización de los servicios de interésgeneral. ¿Qué beneficiospara el ciudadano?
Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin, kamuoyunanasıl bir yararı vardır?Millaisia etuja yleishyödyllistenpalveluiden vapauttaminen tuokansalaisille?
Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin, kamuoyunanasıl bir yararı vardır?Welk voordeel heeft de burger bij liberalisering van diensten van algemeen belang?
Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin, kamuoyunanasıl bir yararı vardır?W jaki sposób społeczeństwo korzysta z liberalizacji usług użyteczności publicznej?
Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin, kamuoyunanasıl bir yararı vardır?Ελευθέρωση των υpiηρεσιών γενικύσυµ!έρντς.Πια είναι τα !έληγια τν piλίτη;
Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin, kamuoyunanasıl bir yararı vardır?Каква е обществената ползата отлиберализацията на услуги от общ интерес?
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.A crença essencial estava no bem comum, aquilo que beneficiaria todos.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Credinţa centrală a fost binele tuturor, toţi să beneficieze.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.De kerngedachte was 'het algemeen welzijn', waar iedereen voordeel aan deed.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Der Kern der Idee lag im Wohl der Allgemeinheit, zum Wohle Aller.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Giá trị cốt lõi của lòng tin dựa trên cơ sở lợi ích chung thỏa mãn tất cả mọi người.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Kernen var troen på det fælles bedste, hvad der ville gavne alle.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.이 모든 것은 모두에게 이득을 주는 공동선에 대한 신뢰를 중심으로 이루어진 일입니다.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.La creencia central fue en el bien común, que debería beneficiar a todos.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.L'idea che ne stava alla base era il bene comune, un beneficio per tutti.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.L'idée originelle était dans le bien public qui puisse être utile à chacun.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Owo wspólne dobro miało przynosić pożytek całemu społeczeństwu.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Η βασική πεποίθηση ήταν το κοινό καλό, τι θα ωφελούσε όλους.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Основната идея била тази за общото благо, което ще бъде от полза за всички.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Основным убеждением было общее благо, польза каждому.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.האמונה המרכזית היתה בטובת הכלל , מה יועיל לכולם.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.万人のためだった しかし時を経て 「市場」が-
Kamu yararı test edilmeyen Devlet Sırrı Kanunları'mız var.Abbiamo una Legge di Segreto Ufficiale che non include l'interesse pubblico.
Kamu yararı test edilmeyen Devlet Sırrı Kanunları'mız var.Avem Secretul Actelor Oficiale fără nicio securizare a intereselui public.
Kamu yararı test edilmeyen Devlet Sırrı Kanunları'mız var.I tady v Británii máme zákon o státním tajemství bez výjimek pro veřejný zájem.
Kamu yararı test edilmeyen Devlet Sırrı Kanunları'mız var.Luật Bí mật nhà nước của ta không quan tâm đến lợi ích công.
Kamu yararı test edilmeyen Devlet Sırrı Kanunları'mız var.Mamy ustawę o ochronie tajemnicy państwowej wprowadzoną bez testu interesu publicznego.
Kamu yararı test edilmeyen Devlet Sırrı Kanunları'mız var.Nous avons cette Loi sur les secrets officiels sans qu'aucun critère d'intérêt public soit appliqué.
Kamu yararı test edilmeyen Devlet Sırrı Kanunları'mız var.Ми маємо Акт про державну таємницю, який нехтує громадськими інтересами.
Kamu yararı test edilmeyen Devlet Sırrı Kanunları'mız var.У нас есть Закон о служебных тайнах, который не проверялся на соответствие общественным интересам.
Kamu yararı test edilmeyenHivatalos titoktartási törvény közérdekteszt nélkül.
Kamu yararı test edilmeyenWe hebben een Wet op Staatsgeheimen zonder toetsing van het openbaar belang.
Kamu yararı test edilmeyenΈχουμε Νομοθετική Πράξη Κρατικών Απορρήτων χωρίς πρόσβαση του κοινού.
Karar verirken, daima çocuğun yararını ön planda tutunuz.Deben tomarse siempre en consideración los intereses del menor cuando se toman decisiones sobre él.
Karar verirken, daima çocuğun yararını ön planda tutunuz.Låt alltid barnets intressen gå först när ni fattar beslut.
Karar verirken, daima çocuğun yararını ön planda tutunuz.Ottakaa aina huomioon lapsen etu, kun teette päätöksiä.
Karar verirken, daima çocuğun yararını ön planda tutunuz.Tenez compte de l’intérêt de l’enfant lorsque vous prenez une décision.
Karar verirken, daima çocuğun yararını ön planda tutunuz.Всегда при принятии решений учитывайте интересы ребёнка.
Karar verirken, daima çocuğun yararını ön planda tutunuz.خذوا بعين الإعتبار دائماً مصلحة الطفل عندما تقومون بصنع القرار.
Karar verirken, daima çocuğun yararını ön planda tutunuz.探视权也可非常宽松,孩子可与父母一方居住的时间相同。孩子的法定住所只能有一处。在作决定时,请一定考虑到孩子的利益。
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Ak sa bude zabitý, že som, alebo nie, no: Krátky zvuky určiť svojho podliatina alebo žiaľ.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Als hij gedood worden, zeggen dat ik, of zo niet, nee: Korte geluiden vast te stellen van mijn wel en wee.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Če je ubil on, sem rekel, ali če ne, no: Kratek zvoki določi moje bogatejšimi ali gorje.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Ha megölik, mondom, vagy ha nem, nem: rövid hangok meghatározzák az én jólét, vagy jaj.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Hvis han blive slået ihjel, siger jeg, eller hvis ikke, nej: Kort lyde bestemme af mit Vel og Ve.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.În cazul în care el să fie ucis, am spus, sau dacă nu, nu: sunete de scurtă determina binele meu sau vai.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Jeśli on będzie zabity, mówię, a jeśli nie, nie: Brief brzmi określenie mojej dobro lub niedolę.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Jos hän olisi tappanut, sanon minä, tai jos ei, no: Lyhyt ääniä määrittää oman juova tai suru.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.간단한 소리 내 부 또는 재앙의 결정 : 아니, 또는 그렇지 않으면, 그는 목숨을 잃을 수있다면, 나는 말한다.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Om han skulle dödas, säger jag, eller om inte, nej: Kort ljud bestämma mina väl eller ve.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Pokud se bude zabit, že jsem, nebo ne, no: Krátký zvuky určit svého podlitina nebo žal.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Se ele fosse morto, digamos que eu, ou se não, não: parece determinar Breve da minha felicidade ou desgraça.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Se è ucciso, io dico, o se no, no: suoni Breve determinare il mio benessere o dolore.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Si él fuera muerto, digo, o si no, no: los sonidos breves determinar de mi bien o para mal.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.S'il est tué, je dis, ou si elle n'est pas, non: sons brefs de déterminer de mon bonheur ou malheur.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Wenn er getötet werden, sage ich, oder wenn nicht, nicht: Brief klingt meiner Wohl und Wehe bestimmen.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Αν πρέπει να σκοτώθηκε, λέω? Ή αν όχι, όχι: Σύντομη ήχους καθοριστεί από ευτυχία ή θλίψη μου.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Ако той бъде убит, да кажа, или ако не, не: Кратко звуци определят на благо или горко ми.
İlgili Sayfalar