yararı ile cümle
yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Не доставляют пользы сокровища неправедные, правдаже избавляет от смерти.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Съкровища придобити с неправда не ползуват; А правдата избавя от смърт.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.לא יועילו אוצרות רשע וצדקה תציל ממות׃
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.كنوز الشر لا تنفع. اما البر فينجي من الموت.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.不 義 之 財 、 毫 無 益 處 . 惟 有 公 義 、 能 救 人 脫 離 死 亡
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.不義之財 、 毫無 益處 . 惟有 公義 、 能 救人 脫離 死亡
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Also machen wir alle 10 Jahre Keimtests mit allen Samenproben die wir haben.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Ce n'est pas la peine de conserver les graines si vous ne savez pas si elles sont encore viables.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Het heeft geen zin om de zaden op te slaan als je niet weet of ze levensvatbaar zijn.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Je nanič skladovať semienka, ak neviete, či sú stále živé.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.발아 가능성을 모르는 씨앗을 저장할 필요는 없습니다.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Não vale a pena guardar as sementes se não souberem se são viáveis.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Není dobré semena uchovávat, když nevíte, zda jsou stále životaschopné.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Nie ma po co przechowywać nasion, jeśli nie wiadomo, czy są jeszcze żywotne.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Nincs értelme tárolni őket, ha nem tudjuk, hogy még életképesek-e.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Non ha senso conservare dei semi, se non sai che sono ancora vitali.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.No sirve de nada almacenar semillas si no se sabe si siguen siendo viables.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Nu e deloc folositor dacă păstrăm semințe și nu știm dacă mai sunt viabile.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Sẽ chẳng ích gì nếu bạn giữ hạt giống mà không biết chúng có còn "sống" không.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Tak ada gunanya menyimpan benih jika anda tak tahu apa mereka masih dapat hidup.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Δεν έχει νόημα να αποθηκεύεις σπόρους αν δεν ξέρεις αν είναι ζωντανοί.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Нет смысла складировать семена, если не знаешь, живы ли они или нет.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Няма смисъл от съхраняването на семената, ако не знаем, че са все още жизнени.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.אין טעם לאפזן את הזרעים אם אתה לא יודע אם הם יכולים לנבוט.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.ليس جيدا تخزين البذور إذا كنت لا تعرف انها قابلة للحياة.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.そこで私たちは10年ごとに
Hayır, bunun yararı yok.É inútil.
Hayır, bunun yararı yok.Ei, se on vitun turhaa. Haloo?!
Hayır, bunun yararı yok.Értelmetlen. - Helló?!
Hayır, bunun yararı yok.Estamos jodidos. Es inútil. - ¡Hola!
Hayır, bunun yararı yok.Estamos jodidos. Es inútil. - ¡Hola!
Hayır, bunun yararı yok.Nee, het is hopeloos.
Hayır, bunun yararı yok.Nein, es ist verdammt sinnlos. Hallo?!
Hayır, bunun yararı yok.Nej, det är jävligt meningslöst. Hallå?!
Hayır, bunun yararı yok.Nic, je to na hovno. - Haló!?
Hayır, bunun yararı yok.To wszystko bezsensu.
Hayır, bunun yararı yok.Όχι, δεν έχει νόημα.
Hayır, bunun yararı yok.Бескорисно.
Hayır. Orduya yararı olacak bir şey almadım.En mitään armeijalle hyödyllistä.
Hayır. Orduya yararı olacak bir şey almadım.Nej, inget som skulle göra militären nytta.
Hayır. Orduya yararı olacak bir şey almadım.Nej, intet der kunne gavne militæret.
Hayır. Orduya yararı olacak bir şey almadım.Όχι, τίποτα που θα βοηθούσε τον στρατό.
Hayvanlar aleminin daha başka yararları da var. 400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.De más előnyünk is származhat az állatok birodalmából, amely a mozgás 400 millió éves történelmében rejlik.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,(103:14) Ты произращаешь траву для скота, и зелень на пользу человека,чтобы произвести из земли пищу,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,A ki füvet sarjaszt a barmoknak és növényeket az embereknek hasznára, hogy eledelt vegyenek a földbõl,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dávaš, aby rástla tráva hovädu a bylina na službu človeka, aby tak vyvodil chlieb zo zeme.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dáváš, aby rostla tráva dobytku, a bylina ku potřebě člověku, abys tak vyvodil chléb z země,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,du lader Græs gro frem til Kvæget og Urter til Menneskets Tjeneste, så du frembringer Brød af Jorden
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,du lässest Gras wachsen für das Vieh und Saat zu Nutz den Menschen, daß du Brot aus der Erde bringest,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Du låter gräs skjuta upp för djuren och örter till människans tjänst. Så framalstrar du bröd ur jorden
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Engkau menumbuhkan rumput untuk hewan, dan bagi manusia segala macam tanaman. Maka ia dapat bercocok tanam
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Fai crescere il fieno per gli armenti e l'erba al servizio dell'uomo, perché tragga alimento dalla terra
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Fazes crescer erva para os animais, e a verdura para uso do homem, de sorte que da terra tire o alimento,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Han lar gress gro for feet og urter til menneskets tjeneste, til å få brød frem av jorden.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,저가 가축을 위한 풀과 사람의 소용을 위한 채소를 자라게 하시며 땅에서 식물이 나게 하시고
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ngài làm cho cỏ đâm lên cho súc vật, Cây cối dùng cho loài người, Và khiến thực vật sanh ra từ nơi đất.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ngài làm cho cỏ đâm lên cho súc_vật , Cây_cối dùng cho loài_người , Và khiến thực_vật sanh ra từ nơi đất .
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,On daje, da raste trava živini in zelišče človeku v rabo, da si pripravi hrano iz zemlje,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Sinä kasvatat ruohon karjalle ja kasvit ihmisen tarpeeksi. Niin sinä tuotat maasta leivän
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Tu faci să crească iarba pentru vite, şi verdeţuri pentru nevoile omului, ca pămîntul să dea hrană:
İlgili Sayfalar