yararı ile cümle

yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bu ürünün yararına ödeme yaptığınız yer - size faydası - anında ürüne sahip olmanız gerekmiyor.이 시스템은 상품의 효용에 대해 지불하는 것입니다. 그 물건을 소유할 필요가 없이 사용하는 것입니다.
Bu ürünün yararına ödeme yaptığınız yer - size faydası - anında ürüne sahip olmanız gerekmiyor.Płacisz za możliwości produktu -- to, co dla ciebie robi -- bez potrzeby posiadania go.
Bu ürünün yararına ödeme yaptığınız yer - size faydası - anında ürüne sahip olmanız gerekmiyor.Това е когато плащате за ползите от продукта - това, което прави за вас - без да е нужно да го притежавате.
Bu ürünün yararına ödeme yaptığınız yer - size faydası - anında ürüne sahip olmanız gerekmiyor.ביחד הם מגדלים את מזונם. זהו אחד הרעיונות שהוא כה פשוט, אבל מבריק,
Bu ürünün yararına ödeme yaptığınız yer - size faydası - anında ürüne sahip olmanız gerekmiyor.حيث تدفع مقابل الاستفادة من المنتج -- وماذا تفعل من أجلك -- بدون الحاجة لملكية المنتج.
Bu ürünün yararına ödeme yaptığınız yer - size faydası - anında ürüne sahip olmanız gerekmiyor.つまり、その製品を使用するにあたって 製品自体を所有する必要がないのです このアイデアは
Bu vahşet salgınının arkasındaki bilimsel gerçekleri bilmememizin, bize bir yararı yok.우리는 전염적 폭력의 저 편에 깔린 과학을 이해하지 못하고서는 이익을 얻을 수 없습니다.
Bu vahşet salgınının arkasındaki bilimsel gerçekleri bilmememizin, bize bir yararı yok.No nos beneficia el no conocer la ciencia de la epidemia de la violencia.
Bu vahşet salgınının arkasındaki bilimsel gerçekleri bilmememizin, bize bir yararı yok.これを含めた23の大統領行政上措置を本日発表します
Bu videoda, bir karmaşık sayının üstel hâlinin nasıl bir yararı olduğunu öğreneceksiniz.이 비디오의 목적은 우리가 왜 복소수의 지수형을 사용하는지에 대해 알아보기 위함입니다
Bu videoda, bir karmaşık sayının üstel hâlinin nasıl bir yararı olduğunu öğreneceksiniz.في هذا العرض سوف نفهم سبب كون الصورة المركبة --سبب ان الصورة الأسية للعدد المركب تعتبر مفيدة
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Așa că nu are rost să înlocuim bolile unei țări sărace cu bolile din țările bogate.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Bezcelowa jest zamiana problemów zdrowotnych kraju ubogiego na problemy zdrowotne kraju zamożnego.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Cho nên không cách nào so sánh những căn bệnh ở quốc gia nghèo với những căn bệnh ở quốc gia giàu có.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Entonces no tiene sentido reemplazar las enfermedades de un país pobre por las enfermedades de un país rico.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Es macht keinen Sinn, armer Länder Krankheiten zu ersetzen, durch reicher Länder Krankheiten.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Het heeft geen zin om de ziektes van arme landen te vervangen door de ziektes van rijke landen.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Jadi tidak ada gunanya membedakan antara penyakit negara miskin dengan penyakit negara kaya.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.빈국에서 자주 발생하는 질환을 선진국 질환으로 바꿔봐야 의미가 없습니다
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Nemá tedy smysl vyměňovat soubor nemocí chudé země za soubor nemocí té bohaté.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Бессмысленно было бы пройти путь от набора болезней бедных стран к набору болезней богатых стран.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.Така че няма смисъл да се замества набор от болести на бедна страна с набор от болести на богата страна.
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.כך שאין טעם להחליף קבוצה של מחלות במדינה ענייה בקבוצת מחלות של מדינה עשירה
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.ولذلك لا فائدة من مقارنة أمراض بلدان فقيرة مع أمراض بلدان غنية
Bu yüzden bir dizi yoksul ulke hastalıgını bir dizi zengin ülke hastalıgıyla degistirmenin yararı yok.取り替える必要性なんてないのです つまり心機一転 健康という 概念を考え直す必要があります
Cahilliğin bize bir yararı yok.우리는 무지에 의해 이득을 얻지 못합니다.
Cahilliğin bize bir yararı yok.La ignorancia no nos beneficia.
Cahilliğin bize bir yararı yok.暴力の蔓延の科学を理解せずして 成果を生むことはできません
Çocuğun nerede ikamet edeceğine karar verirken çocuğun yararını göz önünde bulundurun.Deben tomarse siempre en consideración los intereses del menor cuando se decide sobre su residencia.
Çocuğun nerede ikamet edeceğine karar verirken çocuğun yararını göz önünde bulundurun.Låt alltid barnets intressen gå först när ni beslutar om boendet.
Çocuğun nerede ikamet edeceğine karar verirken çocuğun yararını göz önünde bulundurun.Ottakaa aina huomioon lapsen etu, kun päätätte lapsen asumisesta.
Çocuğun nerede ikamet edeceğine karar verirken çocuğun yararını göz önünde bulundurun.Tenez toujours compte des intérêts de l’enfant lorsque vous prenez une décision sur son logement.
Çocuğun nerede ikamet edeceğine karar verirken çocuğun yararını göz önünde bulundurun.Всегда учитывайте интересы ребёнка при принятии решения о месте его проживания.
Çocuğun nerede ikamet edeceğine karar verirken çocuğun yararını göz önünde bulundurun.خذوا دائماً بعين الإعتبار مصلحة الطفل عندما تقررون بشأن سكن الطفل.
Çocuğun nerede ikamet edeceğine karar verirken çocuğun yararını göz önünde bulundurun.在决定居住问题时, 请一定考虑到孩子的利益。
Çoklu vatandaşlığın, bir ülkeden diğerine taşınma ya da iş arama konularında yararı olabilir.Flerfaldigt medborgarskap kan vara en fördel när man till exempel flyttar från ett land till ett annat.
Çoklu vatandaşlığın, bir ülkeden diğerine taşınma ya da iş arama konularında yararı olabilir.Monikansalaisuudesta voi olla hyötyä esimerkiksi muutossa maasta toiseen tai työnhaussa.
Çoklu vatandaşlığın, bir ülkeden diğerine taşınma ya da iş arama konularında yararı olabilir.من الممكن أن تكون هناك فائدة من تعدد الجنسية على سبيل المثال عند الانتقال من دولة إلى أخرى أو في البحث عن عمل.
Çoklu vatandaşlığın, bir ülkeden diğerine taşınma ya da iş arama konularında yararı olabilir.多重国籍会给您带来利益,而有时却会给您带来麻烦。您最好事先了解是否需要在每个国籍国服兵役,还是在一国完成的兵役可在另一国家得到承认。当您在迁移或求职时,多重国籍可能会给您带来好处。
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Ai creada cat de dificil a fost să interesul publicului şi să le ia o flutter pe baiat.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Az ember alig hinné, milyen nehéz volt érdeklődés az állami és azokat hogy egy flutter a fiú.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.By ste len ťažko veriť tomu, aké ťažké bolo získať záujem verejnosti a urobiť je vziať flutter na chlapca.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.당신은 거의 대중에게 관심과 그들을 만들어 그것이 얼마나 어려운 믿지 않을거야 오래된 소년에 대한 플러터.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Můžete si věřit, jak těžké to bylo na zájem veřejnosti a učinit je vzít flutter na chlapce.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Sinun tuskin uskoa, kuinka vaikeaa oli kiinnostusta yleisön ja ne kestää flutter on poika.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Ti bi težko verjeti, kako težko se je bilo zanimanje javnosti in da jih bo undulacija na dečka.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Ви б повірити, як важко було зацікавити громадськість і змусити їх прийняти флаттера на хлопчика.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Вы бы поверить, как трудно было заинтересовать общественность и заставить их принять флаттера на мальчика.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Човек би си едва ли вярват, колко трудно е било в интерес на обществото и да ги вземат трептене на момче.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.كنت بالكاد نرى مدى صعوبة هو المصلحة العامة وجعلها تأخذ ترفرف على صبي يبلغ من العمر.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.古い男の子でフラッター。 今週末に私たちは私たちのリストに載っていた唯一の名前は、デリカテッセンストアキーパーwas
Çünkü benim gibi budala insanlar yararı olmayan aynı aptalca şeyi yapman için sana kaynak verdi.Es porque la gente estúpida, como yo, les hemos financiado para hacer la misma cosa tonta inútil.
Çünkü benim gibi budala insanlar yararı olmayan aynı aptalca şeyi yapman için sana kaynak verdi.使えないバカな物を作らせたのです 右上こそが目指す所です
Çünkü enstitünün yararına olan şey aslında şu:Ce folos trage instituţia cu adevărat din asta?
Çünkü enstitünün yararına olan şey aslında şu:Denn was die Institution wirklich davon hat ist folgendes.
Çünkü enstitünün yararına olan şey aslında şu:Fordi det, som institutionen i virkeligheden får ud af det, er dette:
Çünkü enstitünün yararına olan şey aslında şu: İnsanlar neden Louvre'a gidiyor?Perché ciò che ne ricavano davvero le istituzioni è questo: perché la gente va al Louvre?
Çünkü enstitünün yararına olan şey aslında şu:정말로 기관들에게 이득이 되는 것은 바로 이겁니다
Çünkü enstitünün yararına olan şey aslında şu:Mert ami valóban hozadéka ennek az intézet számára, az a következő:
Çünkü enstitünün yararına olan şey aslında şu:Parce que le vrai avantage pour l'institution est :
İlgili Sayfalar