Ana içeriğe geç
Sözlük

yaramazlık ile cümle

yaramazlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Küçük çocuk yalnız bırakıldığında yaramazlık etti.The little boy got into mischief when he was left alone.
Öyle yaramazlık etmemelisin.You must not misbehave so.
O çocuk yaramazlık doludur.That child is full of mischief.
Yetim çocuklara yaramazlık yapmamaları söylendi.The orphan children were told to behave themselves.
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
Her çocuk zaman zaman yaramazlık yapar.Every child misbehaves from time to time.
Biraz yaramazlık iyi bir şey olabilir.A little mischief can be a good thing.
Öğretmenimiz sınıfta yaramazlık yaptığı için Tom'a kızdı.Our teacher got mad at Tom because he was acting up in class.
Tom yaramazlık yapıyor, değil mi?Tom is being naughty, isn't he?
Yaramazlık etmeyin.Don't misbehave.
Yaramazlık yapmaya başlar başlamaz Noel Baba seni görmeye gelmeyecek.As soon as you start misbehaving, Father Christmas will not come to see you.
Her ikisi de sınıfta yaramazlık ettiği için müdürün odasına gönderildi.They both got sent to the principal's office for misbehaving in class.
Yaramazlık ettiklerinde çocuklarını nasıl cezalandırıyorsun?How do you punish your children when they misbehave?
Çok yaramazlık yaptığımı itiraf ediyorum.I admit that I've been naughty.
O, yaramazlık yapmaktan hoşlanır.He likes mischief.
Yalnızca ablası ve öğretmeni onun yaramazlıklarına anlayışla yaklaşır.Only his family and apprentices know the truth.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Both were vain and would argue as to which was the most beautiful.
Gabe ve Pj'in yaramazlıkları onu oldukça bunaltır.Her friends and workmates at the ABC will miss her greatly.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.He often mistakes things for something else.
Ablalar Yaramazlık Yapar mı?Are Mob Hits Bad for Business?
Sonunda herhangi bir yaramazlık yapmadan geri çekildi - uyku ve döndüWe finally retreated without doing any mischief--returned to sleep and
Bunu ise çok kötü yapmışım. Çocuklar yaramazlık yaptığı zaman,Here's a little clip of something I think I did poorly.
Tüm dünyada, erkek çocukları, yaramazlıkları için daha sık cezalandırılırlar.Little boys world-wide are punished more frequently, for, transgressions.
Yaramazlık için bir yer midir yoksa güvenli bir şekilde agresif olunan yer midir?Is it a place for naughtiness and is it a place to be safely aggressive?
Ablalar Yaramazlık Yapar mı?Wußtest du, daß Schlangen taub sind?
Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı.Gott beschirme sie weiterhin, wenn auch für sie unsichtbar.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Beide, so scheint es, hatten getrunken und waren bester Stimmung.
Yalnızca ablası ve öğretmeni onun yaramazlıklarına anlayışla yaklaşır.Au grand désespoir de sa mère et de ses professeurs, conscients de ses possibilités.
Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı.C'est une oublieuse personne, mais je ne lui en veux pas de ses manques.
Gayet parlak bir öğrenciydi, ancak yaramazlıkları sebebiyle okul hayatında sıkıntı yaşadı.Ella es una chica muy versátil excepto por su bajo rendimiento en la escuela.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Ambos son insostenibles y ambos son horribles.
Oğlan bir süre yaramazlık yapar ve masaya oturmamakta direnir; fakat daha sonra o da oturur.En un primer momento que planea abandonar al niño, pero no puede hacerlo, terminando por quedarse.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.A veces aparece complicado o mezclado con diversos subtemas o temas menores.
The Tracey Ullman Show kısalarında, Lisa, daha çok "dişi Bart" gibiydi ve yaramazlıkta onunla aynıydı.Nel corto del Tracey Ullman Show Lisa è stata più di un "Bart femminile" ed è stata altrettanto maliziosa.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Stavo diventando troppo vecchio e quei due erano degli uragani.
Gizli casus eşyalarını eve yerleştiren Bob, çocukların yaramazlıklarıyla bu şekilde baş eder.I loro genitori, che segretamente li spiano, scopriranno così un aspetto diverso nei loro figli.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Мы оба сильные люди, в этом вся проблема.
Tüm köpekler gibi içinde yumuşak bir yaramazlık vardır.В таких втулках для каждой собачки идет своя пружина.
The Tracey Ullman Show kısalarında, Lisa, daha çok "dişi Bart" gibiydi ve yaramazlıkta onunla aynıydı.في حلقات من برنامج تراسي أولمان كانت ليزا تشبه بارت أكثر وكانت تتشابه معه في الشقاوه .
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Hij probeert altijd iets te stelen of anderen in gevaar te brengen.
Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı.Niestety się mylił, ale tego nie można brać mu za złe.
Yaramazlıkları yüzünden arkadaşları, okulda, ona "Çalıkuşu" adını takarlar.Podczas dawania Sidowi nauczkę, nazywa go psujkiem.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Oba byli prudcí a byli by se snad i vzájemně zabili.
Gayet parlak bir öğrenciydi, ancak yaramazlıkları sebebiyle okul hayatında sıkıntı yaşadı.On byl chytrý a ve škole mu to šlo dobře.
Video oyunları oynamayı, bisiklete binmeyi ve sık sık yaramazlık yapmayı sever.Îi place să joace jocuri video și să se dea cu bicicleta fiind și foarte buclucaș.
Video oyunları oynamayı, bisiklete binmeyi ve sık sık yaramazlık yapmayı sever.Szeret videojátékokkal játszani, gyűjti a Szumó kártyákat, gyakran biciklizik és még gyakrabban kerül bajba.
Kardeşlerini çok seviyor ama biraz yaramazlık yapmaktan da zevk alır, 8 yaşındadır.Kicsit több van köztük barátságnál, de 8 évesen még nem nagyon törődnek vele.
Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı.Man skal føle dem, men ikke skamme sig over dem.
Gabe ve Pj'in yaramazlıkları onu oldukça bunaltır.Persahabatan Mezty dan PJ pun jadi berantakan.
Loki - Düzenbaz, yaramazlık, sorun ve ateş tanrısı.Loki: Dewa api dan penipu, tukang pencari masalah.
"Çocukluk günlerim bilinen yaramazlıklar ve onların sonuçları ile geçti.Sejak kecil Ciputra sudah merasakan kesulitan dan kepahitan hidup.
Tüm köpekler gibi içinde yumuşak bir yaramazlık vardır.Có bốn giống Sennenhund, tất cả đều là chó tam thể.
Tüm köpekler gibi içinde yumuşak bir yaramazlık vardır.彼は何か間違ったときは子犬のようにとても恥ずかしがる。
Video oyunları oynamayı, bisiklete binmeyi ve sık sık yaramazlık yapmayı sever.バイク好きで、しょっちゅう乗り回しているようだ。
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.החיים היו פשוטים, ושניהם היו שמחים.
Loki - Düzenbaz, yaramazlık, sorun ve ateş tanrısı.Локи – бог на злото и огъня, известен с непостоянството и лукавостта си.
Gayet parlak bir öğrenciydi, ancak yaramazlıkları sebebiyle okul hayatında sıkıntı yaşadı.Iako je bio izvrsnim učenikom, osuđen na gubitak prava školovanja u cijeloj BiH.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Často je vyschnuté alebo sú na jeho mieste malé mláky.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Igral je sicer bolj malo in večino časa prebil na klopi.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Eriti head sõbrad nad polnud – mõlemal oli soov teisest parem olla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod