İşe yaramaz bir sistem.To beznadziejny system.
İşe yaramaz bir sistem.Un sistema fallimentare.
İşe yaramaz bir sistem.Είναι χάλια.
İşe yaramaz bir sistem.Това е една ужасна система.
İşe yaramaz bir sistem.Ця система нікуди не годиться.
İşe yaramaz bir sistem.Это очень плохая система.
İşe yaramaz bir sistem.ומפחיתה מהחשיבות של ביטוי עצמי, חקירה עצמית, הטלת ספקות, יצירתיות והשתעשעות.
İşe yaramaz bir sistem.إنه نظام عقيم.
İşe yaramaz bir sistem.呢個繫統坏咗。
İşe yaramaz bir sistem.本当にあった話です 私は子供を入れる学校の見学に行きました
İşe yaramaz.Ça ne marche pas.
İşe yaramaz.Das geht nicht.
İşe yaramaz!Det är ingen idé!
İşe yaramaz.Det är ingen idé.
İşe yaramaz.Det funkar inte.
İşe yaramaz.Det kommer inte att funka.
İşe yaramaz.Det nytter ikke!
İşe yaramaz.Det nytter ikke.
İşe yaramaz!Det nytter ikke noget!
İşe yaramaz.Det nytter ikke noget.
İşe yaramaz.Det vil ikke fungere.
İşe yaramaz.Det virker ikke.
İşe yaramaz duygusallık?Che sentimento inutile.
İşe yaramaz duygusallık?Det er en værdiløs følelse!
İşe yaramaz duygusallık?Nic nie warte sentymenty?
İşe yaramaz duygusallık?Qué sentimiento más inútil.
İşe yaramaz duygusallık?Se on turha tunne.
İşe yaramaz duygusallık?Um sentimento indigno?
İşe yaramaz duygusallık?Värdelös känsla!
İşe yaramaz duygusallık?Бесполезное чувство?
İşe yaramaz.È inutile.
İşe yaramaz.Ei toimi.
İşe yaramaz.Elles sont nulles.
İşe yaramaz!En pysty!
İşe yaramaz.Es inútil.
İşe yaramaz!È tutto inutile!
İşe yaramaz.Funktioniert nicht.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Det fungerar inte längre; befolkningen invaderar.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Es funktioniert nicht mehr; sie meutern.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Het werkt niet meer; ze vallen in.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Il ne fonctionne plus ; ils se révoltent.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Ludzie zaczną się buntować.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Nebude už fungovat; podniknou invazi.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Ne deluje več; množice napadejo. To se že dogaja.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Nem működik tovább, kezdődnek a fosztogatások.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Non funziona più. Quelli insorgono.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Se ei enää toimi; väkijoukot tungeksivat.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Δεν δουλεύει πλέον· Υπάρχει εισβολή (του πεινασμένου πληθυσμού)
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Начинаются беспорядки.
İşe yaramaz hale gelir ve çoğunluk ayaklanır.Тя вече не работи; хората се надигат.
İşe yaramaz.Het werkt niet.
İşe yaramaz.Hopeloos.
İşe yaramaz.Inutili.
İşe yaramaz.Inutil.
İşe yaramaz.Izumi Curtis er på rejse med manden.
İşe yaramaz. Izumi Curtis kocasıyla bir geziye çıktı, ve ne zaman döneceklerini kimse bilmiyor.Izumi Curtis är på resa med sin man och ingen vet när de återvänder.
İşe yaramaz. Izumi Curtis kocasıyla bir geziye çıktı, ve ne zaman döneceklerini kimse bilmiyor.Izumi Curtis lähti matkalle miehensä kanssa.
İşe yaramaz. Izumi Curtis kocasıyla bir geziye çıktı, ve ne zaman döneceklerini kimse bilmiyor.Η Ιζούμι Κέρτις πήγε ταξίδι με το σύζυγό της και κανείς δεν ξέρει πότε θα γυρίσουν.
İşe yaramaz.Jen nefunguje.
İşe yaramaz.Jika tidak mereka akan bergerak dibawah tanah,melarang orang tidak akan berhasil