Ana içeriğe geç
Sözlük

yaram ile cümle

yaram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Así, la forma como erradicamos la viruela fue --las vacunaciones masivas no funcionarían.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.A więc - jak zwalczyliśmy ospę? Masowe szczepienia nie mogły zadziałać.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Donc, voilà comment nous avons éradiqué la variole - une campagne de vaccination massive n'aurait pas marché.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.이런 상황에서 우리가 선택한 천연두 퇴치 방법은--예방접종을 최대로 늘려서 될 일이 아니었습니다.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Om pokken uit te roeien was maximale vaccinatie dus niet genoeg.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Portanto, para erradicar a varíola a vacinação em massa não funcionaria.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Quindi, come abbiamo sradicato il vaiolo... La vaccinazione totale non avrebbe funzionato.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Wie wir die Pocken also aurotteten war - Impfungen hätten nicht funktioniert.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.И така, начина, по който изтръгнахме едрата шарка беше -- максималното ваксиниране не би проработило.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Собственно, как мы искоренили оспу — массовая вакцинация бы не помогла.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.אז, כדי להכחיד את האבעבועות- חיסון מאסיבי לא היה עובד.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.لذا، كيف أمكننا القضاء على الجدري كان -- تطعيم الماكس لا يجدي نفعاً.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.すべてのインド国民に予防接種できても
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.E funziona cominciare da loro.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.És nagyon bevált, hogy velük kezdtünk.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.Et ça marche vraiment bien de commencer par eux.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.Het werkt echt om met hen te beginnen.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.그래서 그들과 함께 시작한 것은 정말 효과가 있습니다.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.Și chiar dă rezultate dacă începi cu ei.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.Und es funktioniert wirklich, mit ihnen anzufangen.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.Và thật sự làm việc với bọn trẻ rất hiệu quả.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.Y realmente funciona empezar con ellos.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.Zaczynanie od nich naprawdę zdaje egzamin.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.Και αυτό λειτουργεί πραγματικά για να ξεκινήσεις μαζί τους.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.И наистина действа като начало при тях.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.С них и нужно начинать.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.וזה באמת עובד להתחיל לעבוד איתם.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.وكانوا هم البداية الجيدة
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.これを見ればヘビのサイズがわかるでしょう
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.De még egy közgazdásznak sem jutott eszébe, hogy a 'gyenge mint a lepkefing' igazán fontos lehet."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.Ekonomista nigdy nie wpadłby na to, że idea
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.Ekonomové nikdy nepřemýšleli o principu "slaboch a posera", možná to může být důležité."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.그런데 경제학자들은 한번도 '약해빠진 사람'이라는 개념이 이렇게 중요하다고 생각해 보지 못했을거야"라고 말이죠.
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.И едва ли ще хрумне на някой икономист, че идеята за "слаб и негоден" може наистина да е от значение."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.И экономисту бы в голову не пришло, что идея о "слабаке, в натуре" может и в самом деле быть важной.
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.ומעולם לא עלה בדעתם של הכלכלנים שהרעיון הזה, של "חלש וכל החרא הזה", יכול להיות באמת חשוב.
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.ولن يفكر الاقتصادي بفكرة "الضعف" التي كان يقصدها زعيم العصابة وأن يكون بتلك الأهمية."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.思いもつかない」 しかし「見くびられる」というのは
Candy, işe yaramayacak.Candy, It\'92s nicht geht--\
CA: Ve hala işe yaramıyor mu?86%の女性が
CA: Ve hala işe yaramıyor mu?아프가니스탄에서는, 91퍼센트의 남성들이
CA: Ve hala işe yaramıyor mu?91 אחוז מן הגברים באפגניסטן,
CA: Ve hala işe yaramıyor mu? AG:91 відсоток чоловіків Афганістану, 85 відсотків жінок, слухають щонайменше три радіостанції на день.
CA: Ve hala işe yaramıyor mu?س : و هل مازال ا لنظام لا يعمل جيدا ؟
Central'ın isli havası bana yaramıyor...Centralin nokinen ilma ei sovi minulle.
Central'ın isli havası bana yaramıyor...Den beskidte luft i Central passer ikke til mig ...
Central'ın isli havası bana yaramıyor...Den sotiga luften i Central passar inte mig...
Central'ın isli havası bana yaramıyor...El aire contaminado de Central no me sienta bien...
Central'ın isli havası bana yaramıyor...L'aria fuligginosa di Central City non fa per me.
Central'ın isli havası bana yaramıyor...Não me dou bem com o ar com fuligem de Central...
Central'ın isli havası bana yaramıyor...Tutejsze zadymione powietrze mi nie służy.
Central'ın isli havası bana yaramıyor...Ο καπνισμένος αέρας του Σέντραλ δεν συμφωνεί μαζί μου...
Central'ın isli havası bana yaramıyor...Грязный воздух Централа не пошёл мне на пользу...
Çocuklar yaramazlık yaptığı zaman,"Itt gyengébben teljesítettem."
Çünkü neyin işe yarayıp, neyin yaramayacağı konusunda en ufak fikirleri yoktur.Bởi vì họ không biết rằng loại nào sẽ bán chạy và không bán chạy.
Çünkü neyin işe yarayıp, neyin yaramayacağı konusunda en ufak fikirleri yoktur.Car ils n'ont aucune idée de ce qui va fonctionner ou pas.
Çünkü neyin işe yarayıp, neyin yaramayacağı konusunda en ufak fikirleri yoktur.Eftersom de inte har en aning om vad som kommer att fungera eller inte.
Çünkü neyin işe yarayıp, neyin yaramayacağı konusunda en ufak fikirleri yoktur.Karena mereka tidak tahu mana yang berhasil dan mana yang tidak.
Çünkü neyin işe yarayıp, neyin yaramayacağı konusunda en ufak fikirleri yoktur.Ker nimajo pojma, kaj bo delovalo in kaj ne.
Çünkü neyin işe yarayıp, neyin yaramayacağı konusunda en ufak fikirleri yoktur.어떤 아이디어가 시장에 먹힐지 전혀 모르기 때문이지요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaram ile cümle - Sayfa 48 - yaram kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App