Biz onun yaralarını gördüğümüze şaşırdık.We were surprised to see his injuries.
Doktor yaralarımı sardı.The doctor bound my wounds.
Asker yaralarını hafife aldı.The soldier made light of his wounds.
Zaman bütün yaraları iyileştirir.Time heals all wounds.
Zaman tüm yaraları iyileştirir.Time heals all broken hearts.
Ciddi yaralarına rağmen onların hepsi iyi ruh hali içindeydi.For all their serious wounds, all of them were in good spirits.
O, yaralardan öldü.He died from wounds.
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.He suffered terrible pain from his injuries.
Onlar eski yaraları bir kenara koymaya karar verdiler.They have decided to put aside old wounds.
Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.Many soldiers suffered terrible wounds in the battle.
Zaman geçtikçe yaralar iyileşir.Wounds heal as time passes.
Boşanma adamda duygusal yaralar bıraktı.The divorce left the man with emotional wounds.
Zamanın tüm yaraları iyileştirdiği söylenmektedir.It is said that time heals all the wounds.
Otobüs sürücüsü hafif yaralara maruz kaldı.The bus driver suffered minor injuries.
Onun yaralarının hepsi haricidir.His injuries are all external.
Onların yaralarını gördüğümüzde şaşırmıştık.We were astonished when we saw their wounds.
Doktor sana yaralarını kaşımaman gerektiğini söyledi.The doctor said you shouldn't scratch your wounds.
Kalp yaralarını iyileştirmek zaman alır.Healing the wounds of the heart takes time.
Yaralar iyileşir, izleri kalır.Wounds heal, scars remain.
Bazı yaralar asla iyileşmez.Some wounds time never heals.
Bu yaralar iyileşecek mi?Will these wounds heal?
Tom yerde yatan, kurşun yaraları kanayan iki adam gördü.Tom saw two men lying on the floor, bleeding from gunshot wounds.
Tom'un yaralarının kendi kendine olduğunu düşünüyor musun?Do you really think Tom's wounds are self-inflicted?
Tom yaralarını sardı.Tom dusted himself off.
Yaraların var mı?Do you have injuries?
Yaralarının ciddi olmadığını duyduğuma mutluyum.I'm happy to hear that your injuries aren't serious.
Tom yaralarını atlatıyor.Tom is recovering from his injuries.
Tom'un yaraları iyileşiyor.Tom is recovering from his wounds.
Tom'un yaraları düşündüğümüzden daha kötü idi.Tom's injuries were worse than we thought.
Zaman tüm yaraları sarar.Time cures all things.
Tom'un yaraları iyileşti.Tom's wounds have healed.
Tom'un yaraları yüzeyseldir.Tom's injuries are superficial.
Benim yaralarım Tom'unkilerden daha az ciddiydi.My injuries were less serious than Tom's.
Onun yaraları et yiyen kurtçuklarla istila edildi.His wounds were infested with flesh-eating maggots.
Hemşireler yatak yaralarını önlemek için düzenli olarak hastayı çevirdi.The nurses turned the patient regularly in order to prevent bedsores.
Tom yaralarından kurtuldu.Tom recovered from his wounds.
Dan ufak yaralarla kurtuldu.Dan survived with minor injuries.
O, yaralarını gizlemek için bir peçe takar.She wears a veil to hide her wounds.
Yaraları kaşımayın.Don't scratch the sores.
Yaralarıma tuz basmayın!Don't put salt on my wounds!
Tom kendi kendine olan yaralardan öldü.Tom died from self-inflicted injuries.
Yaralar vardı.There have been injuries.
Yaralarımız var.We have injuries.
Bu yaralara ne neden oldu?What caused these injuries?
Tom'un yaraları hayatı tehdit olarak düşünülmez.Tom's injuries aren't considered life-threatening.
Tom yaraları yüzünden öldü.Tom died from his injuries.
Tom'un yaraları Mary'nin ki kadar şiddetli değildi.Tom's injuries weren't as severe as Mary's.
Tom'un yaraları Mary'nin ki kadar kötü değil.Tom's injuries aren't as bad as Mary's.
Tom'un yaraları çok ciddi değil.Tom's injuries aren't very serious.
Hastanın yaraları hayatı tehdit etmiyor.The patient's injuries aren't life-threatening.
Bir kişi hayatı tehdit edici yaralara katlandı.One person suffered life-threatening injuries.
Tom'un yaraları yaşamı tehdit eden değil.Tom's injuries aren't life-threatening.
Tom yaralarından öldü.Tom died from his wounds.
Tom hafif yaralarla atlattı.Tom escaped with minor injuries.
Tom daha sonra yaralarından dolayı öldü.Tom later died from his wounds.
Tom baş yaraları geçirdi.Tom has suffered head injuries.
Tom daha sonra yaraları nedeniyle öldü.Tom later died of his wounds.
Yaralar hala taze.The wounds are still fresh.
Tom ufak yaralar aldı.Tom received minor injuries.
Tom'un küçük yaraları vardı.Tom had minor wounds.