yaralı ile cümle
yaralı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yaralı adam üç gün içinde iyileşti.The wounded man recovered in three days.
Tom kötü yaralı.Tom is badly hurt.
Tüm sahip olduğum yaralı vücudum ve bir avuç kötü anılar.All I have is my wounded body and a handful of bad memories.
Onu hemen acil servise götürmek zorundayız, o ciddi yaralı.We have to take him to the emergency room immediately, he's gravely wounded.
O ölümcül bir biçimde yaralıydı.He was mortally wounded.
Yaralı değilsin, değil mi?You're not hurt, are you?
O yaralı! Ambulans çağır!He's hurt! Call an ambulance!
Yaralı adam sessizce inledi.The injured man moaned quietly.
Birçok yaralı vardı.There were many wounded.
Yaralısın ve tıbbi yardıma ihtiyacın var.You're injured and need medical attention.
Tom'un yaralı olduğunu göremiyor musun?Can't you see Tom is injured?
Tom ağır yaralı.Tom has been seriously wounded.
Tom ne kadar kötü yaralı?How bad is Tom hurt?
Tom'un yaralı bir bileği var.Tom has an injured wrist.
Tom yaralı eline baktı.Tom looked down at his injured hand.
Tom yaralı ya da ölü olabilir.Tom may be injured or dead.
Yaralı asker acı içinde kıvranıyor.The wounded soldier is writhing in pain.
Dan büyük bir taşla yaralı köpeğin üstesinden geldi.Dan finished the wounded dog off with a big rock.
Tom ölümcül yaralıydı.Tom was mortally wounded.
Herkes yaralı.Everybody is sore.
Yaralı olmadığına memnun oldum.I'm glad you weren't hurt.
On üç kişi yaralıydı.Thirteen people are injured.
Yalnızca bir kişi yaralıydı.Only one person was injured.
Hiçbir Kanadalı yaralı değildi.No Canadians were injured.
Kimse yaralı değil.No one's injured.
Yaralıların sayısı hâlâ bilinmemektedir.The number of casualties is still unknown.
Adamlardan biri yaralıydı.One of the men was wounded.
Tom yaralı olduğunu söyledi.Tom said he was wounded.
Askerin yaralı bir bacağı vardı ve hareket edemiyordu.The soldier had a leg injury and couldn't move.
Kazadan sonra yaralılar hastaneye götürüldü.After the accident, the injured were taken to hospital.
Tom ormanda yaralı bir kuş buldu ve ona sağlığına kavuşana kadar baktı.Tom found an injured bird in the forest and nursed it back to health.
Tom yaralı yarasayı karton kutu içinde evine geri taşıdı.Tom carried the injured bat back to his house in a cardboard box.
Yaralı bir köpek çok daha tehlikeli olabilir.An injured dog can be much more dangerous.
Yaralılar yoktu.There've been no injuries.
Tom yaralı olmadığını söyledi.Tom said he wasn't injured.
Kuş yaralıydı.The bird was injured.
Kuş yaralı idi.The bird was injured.
Yaralı insanlar vardı.There were people with injuries.
Tom hâlâ biraz yaralı.Tom is still a little sore.
Tom'un yaralı olduğunu anlıyorum.I understand that Tom is hurt.
Sana ne oldu? Yaralı mısın?What happened to you? Are you hurt?
Şişliği azaltmak için yaralı bölgeye biraz buz uygulayın.Apply some ice to the injured area to reduce swelling.
Kurtarma ekibi yaralıları kurtardı.The rescue team rescued the injured.
Sadece yaralılara yardım etmek istiyoruz.We just want to help the injured.
Tom ölümcül olarak yaralı bulundu.Tom was found mortally wounded.
Tom yerde yaralı yatıyordu.Tom lay injured on the ground.
Yaralı bisikletçi kimdi?Who was the injured cyclist?
Tom korkuyordu ama yaralı değildi.Tom was scared but uninjured.
Yaralıları tıbbi tedavi için kilisede toplayın.Gather your injured at the church for medical treatment.
Tom acısına son vermek için yaralı atı vurdu.Tom shot the injured horse to put it out of its misery.
Tom yaralı bisikletçiyi hastaneye götürdü.Tom drove the injured bicyclist to the hospital.
Tom'un yaralı ayak parmakları kesildi.Tom's injured toes were amputated.
Sami'nin babası ağır yaralıydı.Sami's father was critically wounded.
Sami gözünden yaralıydı.Sami was injured in the eye.
Tom yaralı olabilir.Tom may be injured.
Tom da ağır yaralıydı.Tom was severely injured, too.
Tom Mary'nin muhtemelen yaralı olmadığını söyledi.Tom said Mary was likely to be unhurt.
Tom bana yaralı olduğunu söyledi.Tom told me he was wounded.
Yaralı olduğunu biliyorum.I know you're hurt.
Tom, Mary'nin yaralı olmadığını söyledi.Tom said that Mary was unhurt.
İlgili Sayfalar