Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.아마 우리는 정신적 고통과 상처로 아직도 고통받고 있을지도 모릅니다.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Lehet, hogy még mindig szenvedünk ilyenfajta pszichés fájdalom, seb miatt.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Måske lider vi stadig under en psykisk smerte, et sår.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Misschien lijden we nog steeds aan een psychische pijn, een wond.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Možno stále ešte trrpíme psychickými bolesťami a ranami.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Mungkin kita masih menderita karena luka batin, luka hati.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Peut-être souffrons-nous encore d'une douleur psychique, d'une blessure.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Poate că încă avem acea durere psihică, acea rană.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Talvez ainda soframos de uma dor psíquica, de uma ferida.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Tal vez todavía padecemos de un dolor psíquico, una herida.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Vielleicht leiden wir immer noch von einem psychischen Schmerz, einer Wunde.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Ίσως μας πονάει ακόμα κάτι στο σώμα μας, κάποιο τραύμα.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Возможно, мы до сих пор испытываем физическую боль от раны.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Може би все още страдаме от душевна болка, рана.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Можливо, ми досі страждаємо від психічного болю, від рани.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.ייתכן שאנו עדיין סובלים מכאב נפשי, מפצע.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.ربما سنبقى نتألم و نعاني من ألم نفسي .. او جرح عميق
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.苦しんでいるかもしれません そして そうした関係の多くには結末がなく
Doğanın gerçekliği, ve bir anlamda Yaradan'ın gerçekliği anlamını taşıyor.Takovou pravdu přírody a pravdu boží. Středový výjev ale z obou stran obklopuje velké množství postav.
Doğanın gerçekliği, ve bir anlamda Yaradan'ın gerçekliği anlamını taşıyor.Zucker: Alors voici la verité de la nature, la verité du Dieu, dans un sens.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.A rossz tanítás pedig többet árt, mint használ.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Cara mengajar yang buruk sebenarnya lebih banyak bahayanya.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Educaţia proastă face mai mult rău decât bine.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Huono opetus tekee enemmän pahaa kuin hyvää.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.잘못된 가르침은 이로움보다 해로움이 더 많습니다.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.La mala enseñanza en realidad hace más daño que bien.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Le mauvais enseignement fait plus de mal que de bien.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Schlechter Unterricht richtet tatsächlich mehr Schaden an, als er nützt.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Slecht onderwijs doet meer kwaad dan goed.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Um ensino pobre é mais prejudicial do que bom.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Un insegnamento sbagliato fa più male che bene.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Việc giảng dạy lạc hậu thực sự có hại hơn có lơi.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Złe nauczanie pogarsza sprawę.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Η κακή διδασκαλία βλάπτει περισσότερο απ' ό,τι οφελεί.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Лошото образование всъщност носи повече вреда, отколкото полза.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.Плохое преподавание приносит больше вреда, чем пользы.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.הוראה גרועה באמת גורמת יותר נזק מאשר תועלת.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.التعليم الضعيف يضر أكثر فى الواقع مما ينفع.
Kötü eğitimin aslında yaradan çok zararı var.この国やイギリスでは 子供達は 磁力について
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.A ki elnyomja a szegényt, gyalázattal illeti annak teremtõjét; az pedig tiszteli, a ki könyörül a szûkölködõn.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.At kue den ringe er Hån mod hans Skaber, han æres ved Medynk med fattige.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Chi opprime il povero offende il suo creatore, chi ha pietà del misero lo onora
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Den som förtrycker den arme smädar hans skapare, men den som förbarmar sig över de fattiga, han ärar honom.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Den som trykker en arming, håner hans skaper, men den som har medynk med den fattige, ærer skaperen.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.El que oprime al necesitado afrenta a su Hacedor, pero el que tiene misericordia del pobre lo honra
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Joka vaivaista sortaa, se herjaa hänen Luojaansa, mutta se häntä kunnioittaa, joka köyhää armahtaa.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Kdor zatira siromaka, sramotí Stvarnika njegovega, njega pa časti, kdor se usmili potrebnega.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Kdo utiská chudého, útržku činí Učiniteli jeho; ale ctí jej, kdož se slitovává nad chudým.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Kẻ hà hiếp người nghèo khổ làm nhục Ðấng Tạo hóa mình; Còn ai thương xót người bần cùng tôn trọng Ngài.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Kẻ hà_hiếp người nghèo_khổ làm_nhục Ðấng_Tạo hóa mình ; Còn ai thương_xót người bần_cùng tôn_trọng Ngài .
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.가난한 사람을 학대하는 자는 그를 지으신 이를 멸시하는 자요 궁핍한 사람을 불쌍히 여기는 자는 주를 존경하는 자니라
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Kto ciemięży ubogiego, uwłacza stworzycielowi jego; ale go czci, kto ma litość nad ubogim.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Opprimer le pauvre, c`est outrager celui qui l`a fait; Mais avoir pitié de l`indigent, c`est l`honorer.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.O que oprime ao pobre insulta ao seu Criador; mas honra-o aquele que se compadece do necessitado.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Siapa berbuat baik kepada orang miskin, menghormati Allahnya; siapa menindas orang lemah, menghina Penciptanya
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Ten, kto utiskuje chudobného, potupuje toho, ktorý ho učinil, a ctí ho ten, kto sa zľutováva nad biednym.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Wer dem Geringen Gewalt tut, der lästert desselben Schöpfer; aber wer sich des Armen erbarmt, der ehrt Gott.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Wie een arme onderdrukt, raakt ook zijn Schepper; wie echter hulpbehoevenden steunt, eert Hem.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Ο καταθλιβων τον πενητα ονειδιζει τον Ποιητην αυτου ο δε τιμων αυτον ελεει τον πτωχον.
Muhtacı ezen, Yaradanını hor görüyor demektir. Yoksula acıyansa Yaradanı yüceltir.Който угнетява бедния нанася укор на Създателя му, А който е милостив към сиромаха показва почит Нему.