yaradılış ile cümle

yaradılış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ve bu birlik tüm yaradılışı birbirine bağlar.環境運動が活発化する現代
Ve bu işe yarıyordu. Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Be van huzalozva az agyunkba.
Ve bu işe yarıyordu. Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.나쁘지 않았어요. 지금의 우리 뇌는 그런 식으로 생각하도록 되어있죠.
Ve bu işe yarıyordu. Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.וזה עבד מצוין. זה נצרב למוחותינו.
Ve bu işe yarıyordu. Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.وعمل ذلك جيدا. إنه مبرمج في عقولنا
Ve bu işe yarıyordu. Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.しかし、IT技術は
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.A keďže toto sú umelci, majú veľmi umelecké sklony.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.Como eles são artistas, têm temperamento de artista.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.E poiché questi sono artisti, hanno un temperamento molto artistico.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.És mivel ezek művészek, nagyon művészi temperamentumuk van.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.Et parce que ce sont des artistes, ils ont des tempéraments très artistiques.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.이들이 예술가이기 때문에 예술가적인 성격을 가지고 있죠.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.Omdat het artiesten zijn, hebben ze zeer artistieke temperamenten.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.Ponieważ ci są artystami, mają bardzo artystyczne temperamenty.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.Și pentru că aceștia sunt artiști, au temperamente foarte artistice.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.Und weil das hier alles Künstler sind, haben sie auch ein künstlerisches Temperament.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.Y dado que estos son artistas, tienen temperamentos muy artísticos.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.А тъй като те са художници, имаха много артистичен темперамент.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.И поскольку это творческие люди, у них очень артистический темперамент.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.ומפני שאלה אמנים, יש להם טמפרמנטים מאוד אמנותיים.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.و لأن هؤلاء هم فنانون, لديهم مزاجات فنية للغاية.
Ve bunlar sanatçı oldukları için, sanatsal yaradılışlıdırlar.いいですか さて 芸術とは発見なのです
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.E devo capire ciò come una parte della creazione, come la parte di me fatta ad immagine di Dio.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.E eu tenho de a entender, como uma parte da criação, como parte de mim feita à imagem de Deus.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.그렇기에 저는 제 자신이 세상의 일부분이며 동시에 하느님의 형상의 일부분이라는 사실을 알고 있습니다.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.Muszę zrozumieć to jako część stworzenia, jako ktoś stworzony na obraz boski.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.Och jag måste förstå det som en del av skapelsen, som en del av att jag är gjord till Guds avbild.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.Và tôi phải hiểu rằng là một phần của tạo hóa, là một phần của tôi được tạo ra bởi hình ảnh của Thượng Đế.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.І я повинна це розуміти, тому що я є частиною всього живого, бо я створена за подобою Божою.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.Я должна понимать это, будучи частью сотворения мира, будучи созданной по образу Бога.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.ואני חייבת להבין זאת, כחלק מהבריאה, מכיוון שחלק ממני נברא בצלמו של אלוהים.
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.وعلي ان استوعب على اعتباري طرف في هذه الصلة وشخص خلق على شاكلة الله
Ve bunu yaradılışın bir parçası olarak algılamalıyım. bir tarafımın Tanrı'nın bir gölgesi olduğuna inanarak.神が創造したものの一部であると理解しなければいけません そして私が必要とすることは
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Am fost la muzeul creaționiștilor
Yaradiliscilarin muzesine gittim.A šel do jejich muzea.
Yaradiliscilarin muzesine gittim. Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Fui al museo de los creacionistas, que son los literalistas supremos.
Yaradiliscilarin muzesine gittim. Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Sono andato al museo dei Creazionisti. e loro sono i letteralisti per eccellenza.
Yaradiliscilarin muzesine gittim. Bunlar, Incil'in her dedigini oldugu gibi kabul edenlerin onde gelenleri.Tôi đến những bảo tàng của thuyết tạo hoá. và đây là những nhà truyền giáo bậc thầy.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Elmentem egy kreacionista múzeumba.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.En ging naar het museum van Creationisme.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Fui ao Museu dos Criacionistas.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Ich besuchte das Kreationismus-Museum.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Jag gick till kreationisternas museum.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.J'ai été au musée des créationnistes.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.창조론자들의 박물관에도 가 보았죠.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Menin kreationistimuseoon.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Obiskal sem v kreacionistični muzej.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Poszedłem do muzeum kreacjonizmu.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Saya pergi ke museum mereka.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Πήγα στο μουσείο των δημιουργιστών.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Посетих един музей на креационистите.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.Я отправился в музей креационизма.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.הלכתי למוזאונים כאלה,
Yaradiliscilarin muzesine gittim.ذهبت الى معرض المؤمنين بخلق الكون.
Yaradiliscilarin muzesine gittim.彼らは究極の直訳主義者でした
Yaradiliscilarin muzesine gittim.我去了他們的博物館,
Yaradılışa gerek yok. Hep buradaydı.Non c'è ragione per una creazione.E' sempre stato qui.
Yaradılışa gerek yok.No hay necesidad de una creación, que estuvo siempre aquí...
Yaradılışım itibariyle, bir sanatçıyım.Jsem od přírody umělec.
Yaradılışım itibariyle, bir sanatçıyım.Természetemnél fogva művész vagyok.

İlgili Sayfalar