‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.It is not for kings, O Lemuel, it is not for kings to drink wine; nor for princes strong drink:
Derler ki: "Senin şanın yücedir, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz.They will answer: "Glory to You. It was not worthy of us to seek any protector other than You.
Bu, onlara yaraşmaz ve zaten yapamazlar da.They are not worthy of it, nor have they power.
Rahman (olan Allah)a çocuk edinmek yaraşmaz.When it does not behove the Merciful to have a son.
Bu, onlara yaraşmaz ve güç de yetiremezler.They are not worthy of it, nor have they power.
Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yaraşmaz.He will surely not bid you make the angels and the prophets your lords.
Yeryüzünde savaşırken, düşmanı yere sermeden esir almak hiçbir peygambere yaraşmaz.No apostle should take captives until he has battled and subdued the country.
Rahmana oğul edinmek yaraşmaz.When it does not behove the Merciful to have a son.
Derler ki: "Tespih ederiz seni; seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmazdı.They will answer: "Glory to You. It was not worthy of us to seek any protector other than You.
Onlara yaraşmaz, zaten güçleri de yetmez.They are not worthy of it, nor have they power.
Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/layık olamaz da.We have not taught (Muhammad) to versify, nor is it worthy of him.
Şöyle yakardı: "Rabbim, affet beni! Benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk/saltanat ver bana!Saying: "O Lord, forgive me, and give me such a dominion as none will merit after me.
Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz.We cannot associate anyone with God.
Biz ona (Peygamber'e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da.We have not taught (Muhammad) to versify, nor is it worthy of him.
Halbuki Rahmân'a çocuk edinmek yaraşmaz.When it does not behove the Merciful to have a son.
Bu onlara hem yaraşmaz hem güçleri yetmez.They are not worthy of it, nor have they power.
Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da...We have not taught (Muhammad) to versify, nor is it worthy of him.
Hiçbir peygambere, emanete ihanet yaraşmaz.It is not for a prophet to act dishonestly.
Bir peygambere, emanete hıyanet yaraşmaz.It is not for a prophet to act dishonestly.
Hiçbir peygambere ganimet malını gizlemesi (devletmillet malını aşırması) yaraşmaz.It is not for a prophet to act dishonestly.
Benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk/saltanat ver bana!Forgive me and bestow on me sovereignty such as shall not belong to any after me.
Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın.Forgive me and bestow on me sovereignty such as shall not belong to any after me.
Benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk/saltanat ver bana! Kuşkusuz sensin, evet sensin Vahhâb!Grant me such power as no one after me will have -- You are the Most Generous Provider."
Hiçbir peygambere, emanete ihanet yaraşmaz. Kim ihanet ederse, kıyamet günü ihanet ettiğiyle gelir.No prophet could (ever) be false to his trust.
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.A smilstvo a vôbec akákoľvek nečistota alebo lakomstvo nech sa ani nemenuje medzi vami, jako sa sluší svätým,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Hurerei aber und alle Unreinigkeit oder Geiz lasset nicht von euch gesagt werden, wie den Heiligen zusteht,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.음행과 온갖 더러운 것과 탐욕은 너희 중에서 그 이름이라도 부르지 말라 이는 성도의 마땅한 바니라
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Mas a prostituição, e toda sorte de impureza ou cobiça, nem sequer se nomeie entre vós, como convém a santos,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Men Utugt og al Urenhed eller Havesyge bør end ikke nævnes iblandt eder, som det sømmer sig for hellige,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Nesramnost pa in sleherna nečistost ali lakomnost naj se še imenuje ne med vami, kakor se spodobi svetim,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Smilstvo pak a všeliká nečistota, neb lakomství, aniž jmenováno buď mezi vámi, jakož sluší na svaté,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Van ontucht, vuiligheid of hebzucht mag bij u geen sprake zijn.
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Πορνεια δε και πασα ακαθαρσια η πλεονεξια μηδε ας ονομαζηται μεταξυ σας, καθως πρεπει εις αγιους,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.А блуд и всякая нечистота и любостяжание не должны даже именоваться у вас, как прилично святым.
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Блуд же і всяка нечистота або зажерливість нехай і не згадуеть ся між вами, як подобає сьвятим,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.и не участвувайте в безплодни дела на тъмнината, а по-добре ги изобличавайте;
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.אבל זנות וכל טמאה ואהבת בצע בל יזכר ביניכם כאשר נאוה לקדשים׃
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.واما الزنى وكل نجاسة او طمع فلا يسمّ بينكم كما يليق بقديسين
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.至 於 淫 亂 、 並 一 切 污 穢 、 或 是 貪 婪 、 在 你 們 中 間 連 題 都 不 可 、 方 合 聖 徒 的 體 統
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.至於 淫亂 、 並一切 污穢 、 或是 貪婪 、 在 你 們中間連題 都 不 可 、 方 合聖徒 的 體統
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Det klæder ej Konger, Lemuel, det klæder ej Konger at drikke Vin eller Fyrster at kræve stærke Drikke,
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Ei sovi kuningasten, Lemuel, ei sovi kuningasten viiniä juoda eikä ruhtinasten kysellä: "Missä väkijuomaa?"
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Het is niet goed als koningen teveel wijn drinken, Lemuël, en drankzucht past niet bij hen;
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Ingatlah, Lemuel! Minum anggur dan ketagihan minuman keras, tidak pantas bagi penguasa
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.르무엘아 포도주를 마시는 것이 왕에게 마땅치 아니하고 왕에게 마땅치 아니하며 독주를 찾는 것이 주권자에게 마땅치 않도다
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Não é dos reis, ó Lemuel, não é dos reis beber vinho, nem dos príncipes desejar bebida forte;
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Ne králům, ó Lemueli, ne králům náleží píti víno, a ne pánům žádost nápoje opojného,
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Nepatrí kráľom, Lemuelu, nepatrí kráľom piť víno ani pýtať sa: Kde je opojný nápoj? kniežatám.
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Ne spodobi se kraljem, o Lemuel, ne kraljem, da pijo vino, ne knezom, da vprašujejo: Kje je pijača opojna?
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Nie królom, o Lemuelu! nie królom należy pić wino, a nie panom bawić się napojem mocnym;
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.No es cosa de reyes, oh Lemuel, no es cosa de reyes beber vino; ni de los magistrados, el licor
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Non conviene ai re, Lemuèl, non conviene ai re bere il vino, né ai principi bramare bevande inebrianti
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.O, nicht den Königen, Lamuel, nicht den Königen ziemt es, Wein zu trinken, noch den Fürsten starkes Getränk!
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Δεν ειναι των βασιλεων, Λεμουηλ, δεν ειναι των βασιλεων να πινωσιν οινον, ουδε των ηγεμονων, σικερα
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Не е за царете, Лемуиле, не е за царете да пият вино, Нито за князете да кажат : Где е спиртното питие?
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.Не царям, Лемуил, не царям пить вино, и не князьям – сикеру,
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.אל למלכים למואל אל למלכים שתו יין ולרוזנים או שכר׃
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.ليس للملوك يا لموئيل ليس للملوك ان يشربوا خمرا ولا للعظماء المسكر.
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.利 慕 伊 勒 阿 、 君 王 喝 酒 、 君 王 喝 酒 不 相 宜 . 王 子 說 、 濃 酒 在 那 裡 也 不 相 宜
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.利慕伊勒阿 、 君王 喝酒 、 君王 喝酒 不 相宜 . 王子說 、 濃酒 在 那 裡 也 不 相宜