yaraşır ile cümle
yaraşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Zengin yemekler olacak Aşerde, Krallara yaraşır lezzetli yiyecekler yetiştirecek Aşer."Asher's food will be rich. He will yield royal dainties.
Sisera su istedi, Yael ona süt verdi. Soylulara yaraşır bir çanakla ayran sundu.He asked for water. She gave him milk. She brought him butter in a lordly dish.
RABbin görkemini adına yaraşır biçimde övün, Kutsal giysiler içinde RABbe tapının!Ascribe to Yahweh the glory due to his name. Worship Yahweh in holy array.
Ey doğru insanlar, RABbe sevinçle haykırın! Dürüstlere Onu övmek yaraşır.Rejoice in Yahweh, you righteous! Praise is fitting for the upright.
Koşulların hep geçerlidir; Tapınağına kutsallık yaraşır Sonsuza dek, ya RAB.Your statutes stand firm. Holiness adorns your house, Yahweh, forevermore.
RABbin görkemini adına yaraşır biçimde övün, Sunular getirip avlularına girin!Ascribe to Yahweh the glory due to his name. Bring an offering, and come into his courts.
RABbe övgüler sunun! Ne güzel, ne hoş Tanrımızı ilahilerle övmek! Ona övgü yaraşır.Praise Yah, for it is good to sing praises to our God; for it is pleasant and fitting to praise him.
Övgüler sunun Ona güçlü işleri için! Övgüler sunun Ona eşsiz büyüklüğüne yaraşır biçimde!Praise him for his mighty acts! Praise him according to his excellent greatness!
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Therefore bring forth fruit worthy of repentance!
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Wives, be in subjection to your husbands, as is fitting in the Lord.
Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.Yes, and all who desire to live godly in Christ Jesus will suffer persecution.
Ey inananlar, Allah'tan, O'na yaraşır biçimde korkun ve ancak müslümanlar olarak ölün.O believers, fear God as He should be feared, and do not die but submitting (to Him).
Allah uğrunda, O'na yaraşır biçimde cihad edin.Strive in the way of God with a service worthy of Him.
O çılgın ateş halkına (Allah'ın acımasından) uzak olup ezilmek yaraşır!Deprived (of all joys) will be the inmates of Hell.
Allah'ı, şanına yaraşır biçimde takdir edemediler.They do not esteem God with the right estimation.
Allah uğrunda O'na yaraşır bir gayretle didinin.Strive in the way of God with a service worthy of Him.
Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar.They do not esteem God as is rightly due to Him.
Çılgın ateşin halkına böyle kahır yaraşır.Deprived (of all joys) will be the inmates of Hell.
Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.O believers, fear God as He should be feared, and do not die but submitting (to Him).
Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,And hearkens to its Lord and is dutiful,
Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,And hearkens to its Lord and is dutiful,
Biz de onları mutlak galip, tam muktedir olan Allah'ın şanına yaraşır tarzda cezalandırdık.So We seized them with the grip of one mighty and powerful.
Övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlığı ve ışığı vareden ALLAH'a yaraşır.ALL PRAISE BE to God who created the heavens and the earth, and ordained darkness and light.
Övgü, evrenlerin Rabbi ALLAH'a yaraşır.All praise be to God, the Lord of all the worlds.
Allah'ı, şanına yaraşır biçimde takdir edemediler. Allah elbette Kavî'dir, Azîz'dir.They did not realise the importance of Allah as was His right; indeed Allah is Almighty, Dominant.
Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.Fear Allah in the manner He should rightfully be feared, and do not die except as Muslims.
Bana Allah'a karşı ancak gerçeği söylemek yaraşır.worthy to say nothing regarding God except the truth.
Bu kâfirlere de onların başına gelenlerin benzerleri yaraşır.And for the infidels theirs shall be the like fate therefore.
Günahlarını itiraf ettiler. O çılgın ateş halkına (Allah'ın acımasından) uzak olup ezilmek yaraşır!So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Günahlarını işte böyle itiraf ettiler. Çılgın ateşin halkına böyle kahır yaraşır.So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Gerçeğe ulaştıran mı uyulmaya daha yaraşır, yoksa gerçeğe ulaştırılmadıkça gerçeği bulamıyan mı?Is He who guides to the truth worthier to be followed, or he who is not guided unless shown the way?
Allah'ı şanına yaraşır biçimde tanıyamadılar, zira "Allah, insana bir şey indirmedi" dediler.They have no true respect of God when they say, "God has not sent anything to a mortal being."
Saygılı bir kadına yaraşır biçimde davranmıyor.Elle ne se comporte pas comme une femme respectable.
Onların tartıştıkları sefer dürüst, adil , erdemli ve inanışa yaraşır başarılacak seferdi.Он был искренним, внимательным, добрым, верующим, смиренным (скромным), с красивым обликом, кладезью знаний.
Tom'un cesedini gömdüler ve ona yaraşır bir cenaze merasimi düzenlediler.Ze hebben Toms lichaam opgegraven en gaven hem een waardige begrafenis.
Hükümlüye insan onuruna yaraşır olanaklar sağlanmalıdır.Vem har längre råd med anständighet?
Saygılı bir kadına yaraşır biçimde davranmıyor.Nu se comportă ca o femeie respectabilă.
Hektor'un bedeni daha sonra Troyalılara geri verilmiş ve şanına yaraşır bir cenaze töreni düzenlenmiştir.Ông trở về thành Troia với các xác của Hector, rồi tổ chức một tang lễ vô cùng trọng thể.
Onların tartıştıkları sefer dürüst, adil , erdemli ve inanışa yaraşır başarılacak seferdi.传说中王直生有異象,“少落魄,有任侠气,及壮多智略,善施与,以故人宗信之。
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Bær derfor frukt som er omvendelsen verdig,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Bærer da Frugt, som er Omvendelsen værdig,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Bären då ock sådan frukt som tillhör bättringen.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Faceţi dar roade vrednice de pocăinţa voastră.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Fate dunque frutti degni di conversione
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.그러므로 회개에 합당한 열매를 맺고
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Laat eerst maar eens in uw leven de gevolgen van de bekering zichtbaar worden.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Neste tedy ovocie, hodné pokánia,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Producid, pues, frutos dignos de arrepentimiento
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Produisez donc du fruit digne de la repentance,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Produzi, pois, frutos dignos de arrependimento,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Protož čiňte ovoce hodné pokání.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Przynoścież tedy owoce godne pokuty;
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Rodite torej sad, vreden izpokorjenja,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Sehet zu, tut rechtschaffene Frucht der Buße!
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Tehkää sentähden parannuksen soveliaita hedelmiä,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Teremjetek hát megtéréshez illõ gyümölcsöket.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Tunjukkanlah dengan perbuatanmu bahwa kamu sudah bertobat dari dosa-dosamu
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Vậy , các ngươi hãy kết_quả xứng_đáng với sự ăn_năn ,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Vậy, các ngươi hãy kết quả xứng đáng với sự ăn năn,
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Καμετε λοιπον καρπους αξιους της μετανοιας,