yaraşı ile cümle
yaraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Vrouwen, voeg u naar uw man, want dat is wat de Here van u verwacht.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Vy, ženy, podriaďujte sa vlastným mužom, ako sa sluší v Pánovi.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Žene, bodite pokorne svojim možem, kakor se spodobi, v Gospodu.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Ženy poddány buďte mužům svým tak, jakž sluší, v Pánu.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Żony! Bądźcie poddane mężom swym, tak jako przystoi w Panu.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Αι γυναικες, υποτασσεσθε εις τους ανδρας σας, καθως πρεπει εν Κυριω.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Жены, повинуйтесь мужьям своим, как прилично в Господе.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.Жінки, коріть ся своїм чоловікам, яко ж подобає в Господї.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.אתן הנשים הכנענה לבעליכן כראוי באדנינו׃
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.ايتها النساء اخضعن لرجالكنّ كما يليق في الرب.
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.你 們 作 妻 子 的 、 當 順 服 自 己 的 丈 夫 、 這 在 主 裡 面 是 相 宜 的
Ey kadınlar, Rabbe ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.你 們作 妻子 的 、 當順 服 自己 的 丈夫 、 這在 主裡面 是 相宜的
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Ali ni nič balzama v Gileadu? ali ni nobenega zdravnika tam? Zakaj torej ni ozdravela hči ljudstva mojega?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Či nieto balzamu v Gileáde? Či nieto tam lekára? Lebo prečo potom nie je zahojená rana dcéry môjho ľudu?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Což není žádného lékařství v Galád? Což není žádného lékaře tam? Proč tedy není zhojena dcera lidu mého?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Er der ikke Balsam i Gilead, ingen Læge der? Hvorfor heles da ikke mit Folks Datters Sår?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Is er nergens een medicijn in Gilead? Is er geen dokter? Waarom is de wond van mijn volk niet genezen?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Ist denn keine Salbe in Gilead, oder ist kein Arzt da? Warum ist denn die Tochter meines Volks nicht geheilt?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Izali niemasz balsamu w Galaad? Izali tam niemasz lekarza? Czemuż tedy nie jest uleczona córka ludu mojego?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?길르앗에는 유향이 있지 아니한가 그곳에는 의사가 있지 아니한가 딸 내 백성이 치료를 받지 못함은 어찜인고
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Nincsen-é balzsamolaj Gileádban? Nincsen-é ott orvos? Miért nem gyógyíttatott meg az én népem leánya?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?Разве нет бальзама в Галааде? разве нет там врача? Отчего же нетисцеления дщери народа моего?
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?הצרי אין בגלעד אם רפא אין שם כי מדוע לא עלתה ארכת בת עמי׃
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?أليس بلسان في جلعاد أم ليس هناك طبيب. فلماذا لم تعصب بنت شعبي
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?在 基 列 豈 沒 有 乳 香 呢 . 在 那 裡 豈 沒 有 醫 生 呢 . 我 百 姓 為 何 不 得 痊 愈 呢
Gilat'ta merhem yok mu, Hekim yok mu? Öyleyse halkımın yarası neden iyi edilmedi?在 基列 豈沒 有 乳香 呢 . 在 那 裡豈沒 有 醫生 呢 . 我 百姓 為 何 不 得 痊愈 呢
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Az én népem leányának romlása miatt megromlottam, szomorkodom, iszonyat fogott el engem!
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Con gái dân ta bị thương, ta vì đó bị thương; ta đương sầu thảm; bị sự kinh hãi bắt lấy.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Con_gái dân ta bị_thương , ta vì đó bị_thương ; ta đương sầu_thảm ; bị sự kinh_hãi bắt lấy .
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Dla skruszenia córki ludu mojego skruszonym jest, żałobę ponoszę, zdumienie zdjęło mię.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Estou quebrantado pela ferida da filha do meu povo; ando de luto; o espanto apoderou-se de mim.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Hatiku remuk karena bangsaku sakit parah; aku berkabung dan gelisah
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Ik huil om de verwoesting van mijn volk; Ik ben in de rouw en verlamd door angst.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Jag är förkrossad, därför att dottern mitt folk så krossas, jag går sörjande, häpnad har gripit mig.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Je suis brisé par la douleur de la fille de mon peuple, Je suis dans la tristesse, l`épouvante me saisit.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.딸 내 백성이 상하였으므로 나도 상하여 슬퍼하며 놀라움에 잡혔도다
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Mich jammert herzlich, daß mein Volk so verderbt ist; ich gräme mich und gehabe mich übel.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Over mitt folks sønderknuselse er jeg sønderknust; jeg går i sørgeklær, forferdelse har grepet mig.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Per la ferita della figlia del mio popolo sono affranto, sono costernato, l'orrore mi ha preso
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Pre skrúšenie dcéry svojho ľudu som skrúšený, smútim, hrôza ma pochytila.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Pro potření dcery lidu mého potřín jsem, smutek nesu, užasnutí podjalo mne.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Quebrantado estoy por el quebranto de la hija de mi pueblo. Estoy enlutado; el horror se ha apoderado de mí
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.,,Sînt zdrobit de durerea fiicei poporului meu, mă doare, m'apucă groaza.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Ved mit Folks Datters Sammenbrud er jeg brudt sammen, jeg sørger, grebet af Rædsel.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Δια το συντριμμα της θυγατρος του λαου μου επληγωθην, ειμαι εις πενθος, εκπληξις με κατελαβε.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.О сокрушении дщери народа моего я сокрушаюсь, хожу мрачен, ужас объял меня.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.Съкрушен съм поради съкрушението на дъщерята на людете Ми; Помрачен съм; ужас ме обзе.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.על שבר בת עמי השברתי קדרתי שמה החזקתני׃
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.من اجل سحق بنت شعبي انسحقت. حزنت اخذتني دهشة.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.先 知 說 、 因 我 百 姓 的 損 傷 、 我 也 受 了 損 傷 . 我 哀 痛 . 驚 惶 將 我 抓 住
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.先知說 、 因我 百姓 的 損傷 、 我 也 受 了 損傷 . 我 哀痛 . 驚惶將 我 抓住
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.ali kdor je grbav ali pritlikav, ali kdor ima madež v očesu, ali kdor ima garje ali lišaj ali stlačen modnik.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.Coby miało na sobie wadę, ofiarować nie będzie; bo nie będzie przyjemne od was.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.jorobado, enano, quien tenga nube en el ojo, quien tenga sarna o tiña, o tenga testículo dañado
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.곱사등이나 난장이나 눈에 백막이 있는 자나 괴혈병이나 버짐이 있는 자나 불알 상한 자나
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.kyttyräselkäinen tai surkastunut, silmävikainen tai ihotautinen tai rupinen tai kuohittu.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.né un gobbo, né un nano, né chi abbia una macchia nell'occhio o la scabbia o piaghe purulente o sia eunuco
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.người có bướu hay là lỏng khỏng, có vảy cá mắt hay là có ghẻ chốc, có lát hay là có hòn nang dập.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.người có bướu hay_là lỏng_khỏng , có vảy cá mắt hay_là có ghẻ chốc , có lát hay_là có hòn nang dập .
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.nici un om ghebos sau pipernicit, cu albeaţă în ochi, care are rîie, pecingine sau boşit.