Ana içeriğe geç
Sözlük

yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben senin yardımını bekliyorum.I expect your help.
Benim sizin yardımınıza ihtiyacımız yok.I don't need your help.
Yardımın olmadan planımızı uygulayamayacağız.Without your help, we wouldn't be able to carry out our plan.
Ben sana parayı yarın vereceğim.I will give you the money tomorrow.
Balık yemek sağlığın için yararlıdır.Eating fish is good for your health.
Yarın okula gideceksin.You'll go to school tomorrow.
Nazik yardımınız için tekrar teşekkürler.Thank you again for your kind assistance.
Şirketinizle olan mali sorunlarımızı halletmede yardımınızı istirham etmek istiyoruz.We would like to ask your help in clearing up our financial problems with your company.
Öğrenci salonu öğrencileri yararınadır.The student hall is for benefit of the students.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.When she returned home from school, she began to help her mother in the kitchen.
Okul festivalini başarılı yapmak için birbirlerine yardımcı oldular.They helped one another to make the school festival a success.
Diplomatik diyalog çatışmayı bitirmeye yardımcı oldu.Diplomatic dialogue helped put an end to the conflict.
Bir insanı görünümü ile yargılamayın.Don't judge a man by his appearance.
İnsanları dış görünüşüyle yargılamayın.Don't judge a person by his appearance.
Herhangi bir üye bu tesislerden yararlanabilir.Any member can make use of these facilities.
Senin yardımın planımızın başarısı için çok önemlidir.Your help is vital to the success of our plan.
Bagajınıza yardımcı olmama izin verin.Let me help you with your baggage.
En iyi şekilde yararlanmak için satır aralarını iyi okumak zorundasın.You have to read between the lines to get the most out of anything.
Size yardımcı olabilir miyim, madam?May I help you ma'am?
Tuz yiyeceği çürümekten korumak için yardımcı olur.Salt helps to preserve food from decay.
Atletik yarışma gelecek haftaya kadar ertelendi.The athletic meet was put off until next week.
Atletizm yarışması 15 Ekim'de düzenlendi.The athletic meet took place on October 15.
Senin egzersiz yapman yararlı.It is good for you to take exercise.
Çok fazla egzersiz yarardan çok zarar getirebilir.Too much exercise can do more harm than good.
Onun yardımını istemedim fakat kabul etmek zorunda kaldım.I didn't want his help, but I had to accept it.
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Radyoya göre, yarın kar yağacak.According to the radio, it will snow tomorrow.
Develerin Orta Doğuda çok yararlı olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that camels are very useful in the Middle East.
Annem hâlâ hayatta olsaydı bana yardım ederdi.If my mother were still alive, she would have helped me.
Babasının yardımı olmasaydı o, işte başarısız olurdu.If it had not been for his father's help, he would have failed in business.
Eğer ihtiyacın varsa, sana yardım edeyim.Let me help you, if necessary.
Gerekirse, yarın dokuzda gelirim.If necessary, I'll come at nine tomorrow.
Onun yardım olmasaydı, ben başarısız olabilirdim.If it were not for his help, I might fail.
Onun yardımı olmasaydı, ben başarısız olurdum.If it had not been for his help, I would have failed.
Eğer onun yardımı olmasaydı o boğulabilirdi.If it hadn't been for his help, she might have drowned.
Eğer isterse ona yardım edeceğiz.We will help him if he asks us.
O yarın gelse konuşmak için daha fazla zamanım olur.If he came tomorrow, I would have more time to talk.
Mary, her zaman erkek arkadaşının ödevlerini yapmasına yardımcı olur.Mary always assists her boyfriend in doing his assignments.
Mary annesine yardım ediyor.Mary is helping her mother.
Mary annesine daha sık yardım edeceğine söz verdi.Mary promised her mother that she would help her more often.
Dağ bisikleti yarışları son birkaç yıldır genç Japonlarla tutuldu.Mountain bike racing has caught on with young Japanese in the past few years.
Bob bana yardımcı oldu.Bob helped me.
Dr. Hellebrandt bu mükemmel üniversitede yardımcı doçenttir.Dr. Hellebrandt is an associate professor in that excellent university.
Yarım somun ekmek hiç yoktan iyidir.Half a loaf is better than none.
Bir yara bandı alabilir miyim?Can I have a Band-Aid?
O ilk başta konuşma yarışmasını kazandığını fark etmedi.At first he did not realize that he had won the speech contest.
Bir satış avantajından yararlandım ve üç kazak aldım.I took advantage of a sale and bought three sweaters.
Bir fare çekingen bir yaratıktır.A mouse is a timid creature.
Yarasa, bir kuş olmaktan ziyâde, bir sıçandır.A bat is no more a bird than a rat is.
Ne küçük bir televizyon seti! Gerçekten işe yarıyor mu?What a small television set! Does it really work?
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do to help?
Ne olursa olsun, yarın ameliyat olacak.For better or worse, she will have the operation tomorrow.
Herhangi bir kağıt işe yarar.Any paper will do.
Ben, ne pahasına olursa olsun ona yardım etmeliyim.I must help her at any cost.
Ne pahasına olursa olsun ona yardım etmek zorundayım.I must help her at any cost.
Tom yarın erken kahvaltı yapacak.Tom will have breakfast early tomorrow.
Tom yarım saattir sessizce oturuyordu.Tom was sitting silent for half an hour.
Tom at yarışında asla yenilmemekle övünüyor.Tom boasts of never having been defeated in a horse race.
Sorun nedir? Yardım edebilir miyim?What's the trouble? Can I be of any help?
Ev ödevime yardım et, lütfen.Help me with my homework, please.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod