yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün yağmur yağıyordu. Yarın nasıl olacak?It was raining today. What'll it be like tomorrow?
Yarın başka bir gün olacak.Tomorrow is another day.
Bugün oldukça soğuk, ama sanırım yarın oldukça sıcak olacak.It's rather cold today, but I think it'll be fairly warm tomorrow.
Bugün gelmektense yarın gelmeni tercih ederim.I'd rather you came tomorrow than today.
Arkadaşlar birbirlerine yardım ederler. Sadece neyin yanlış olduğunu bana bildirin.Friends help each other. Just let me know what's wrong.
O, başı belaya girdiğinde yardım için ebeveynlerine döndü.When he got into trouble, he turned to his parents for help.
Kalabalığı yararak ilerledik.We had to push our way through the crowd.
Yine bugün oldukça soğuk, ama yarın sıcaklığın yükselmesini bekliyoruz.It is rather cold again today, but tomorrow we expect the temperature to rise.
Son zamanlarda tuhaf bir deniz yaratığı bulundu.A strange marine creature was found recently.
Son yara ölümcüldü.The last wound proved fatal.
Hatoyama at yarışında kumar oynayarak ailesini desteklediğini söylüyor.Hatoyama says that he supports his family by gambling on horse racing.
Mikroplar sadece bir mikroskop yardımıyla görülebilir.Germs can only be seen with the aid of a microscope.
Yargıç onu ölüme mahkûm etti.The judge condemned him to death.
Yargıç iki saat ara verdi.The judge called for a recess of two hours.
Cüzdanımı aramama yardım eder misin?Will you help me look for my purse?
Geçen yıl Nagoya'da bir bisiklet yarışı düzenlendi.A bicycle race was held in Nagoya last year.
Dün gece yediğim istiridyeler bana yaramadı.Those oysters I ate last night didn't agree with me.
Sana bulaşıkları yıkamanda yardım edeyim.Let me help you with the dishes.
Bulaşıkları yıkamama yardım eder misin?Will you help me wash the dishes?
Üç erkek kardeş birbirlerine yardım etmeliler.The three brothers must help one another.
Sana yardım edemeyeceğimi söylediğime üzgünüm.I am sorry to say that I cannot help you.
Korkarım ki yardım etmek için yapabileceğim çok şey yok.There is not much I can do to help, I am afraid.
İş yokluğu yüzünden, personelin yarısı işten çıkartıldı.Because of a shortage of work, half the staff was discharged.
İş yarım yapıldı.The job is half done.
İşin yarısını yaptım ve şimdi bir mola verebilirim.I've done half the work, and now I can take a break.
İşini yarım bitmiş bırakma.Don't leave your work half finished.
İşini yarıda bırakma.Don't leave your work half done.
Ona yardım edilemedi.That couldn't be helped.
Patlama yarası çok derindi ve enfeksiyon için muayene edilmesi gerekiyordu.The puncture wound was very deep and had to be examined for infection.
Piskopos terk edilen göçmenlere acıdı ve onlara yardım etti.The bishop felt pity for the immigrants who were abandoned, and gave them help.
Kedi yavrusunun kuyruğunu çekmek Mary'nin yaramazlığıydı.It was naughty of Mary to pull the kitten's tail.
Çocukların sorun yaratması yaygındır.It is common for children to cause trouble.
Size yardım etmemi ister misiniz?Would you like me to help you?
Bu bulaşıkları yıkamama yardımcı olabilir misin?Can you help me wash these dishes?
Bu bulaşıkları yıkamama yardım edebilir misin?Can you help me wash these dishes?
O, ona yardım etmediğim için kızgındı.He was angry because I wouldn't give him any help.
Yardım etmezsen, başarısız olur.Without your help, he would fail.
Lütfen evi temizlememe yardım et.Please help me clean the house.
Ben babama köpek kulübesini boyamada yardım ettim.I was helped by my father to paint the kennel.
Yaşadığım yer senin sağlığın için çok yararlı.The place I live in is very good for your health.
Yardım ettiğim çocuk Tony'dir.The boy I helped is Tony.
Yaşadığım sürece size yardımcı olacağım.I'll help you as long as I live.
Ona yardım etmemi gerektiren bir sebep yok.There is no reason why I should help him.
Ben uzaktayken o benim yardımcım olacak.He will be my deputy while I am away.
Yarın yapmak istediğim ilk şey, iyi bir yarım zamanlı iş bulmaktır.The first thing I want to do tomorrow is to find a good part-time job.
Yarın maalesef sana yardım edemeyeceğiz.I'm afraid we won't be able to help you tomorrow.
Bizim için sürpriz oldu, Emi 400 metre yarışını kolaylıkla kazandı.To our surprise, Emi won the 400-meter race with ease.
Başarımız için yardımınız gereklidir.Your help is necessary to our success.
Yarın tenis oynayıp oynamayacağımız havaya bağlı.Whether we play tennis tomorrow depends on the weather.
Planımız pratikte işe yaramadı.Our plan didn't work in practice.
Sana yardım etmek istemeyen bizden biri yok.There is not one of us who does not want to help you.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşıyoruz.We are living in the latter half of the twentieth century.
Yarın akşam bir partimiz var.We have a party tomorrow evening.
Yarın göle doğru bisiklet süreceğiz.We are going to cycle to the lake tomorrow.
Yarın ayrılacağız.We are going to leave tomorrow.
Biz birbirimize yardım etmeliyiz.We need to help each other.
Birbirimize yardım etmeliyiz.We must help each other.
Biz yarışmaya katıldık.We took part in the contest.
Çocuğa yardım etmek için kan verdik.We gave blood to help the child.
Tekneye Yarım Ay ismini verdik.We named the boat the Half Moon.

İlgili Sayfalar