yar ile cümle
yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
"Yardımın için teşekkürler." "O zevk bana ait.""Thank you for your help." "It's my pleasure."
"İşimde bana yardım etmenizin bir sakıncası var mı?" "Hiç yok.""Would you mind helping me with my work?" "Not at all."
"İngilizce ödevime yardım edecek misin?" "Tabii ki de.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
"İngilizce ödevimde bana yardım eder misin?" "Elbette.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
"Size yardım edebilir miyim?" "Hayır, teşekkürler. Sadece bakıyorum.""May I help you?" "No, thank you. I'm just looking."
"Size yardım edebilir miyim?" Hayır teşekkür ederim. Ben sadece etrafımı seyrediyorum.""Can I help you?" "No, thank you. I'm just looking around."
"Bana yazacak bir şeyler verin." "Bu tükenmez kalem işe yarar mı? ""Give me something to write with." "Will this ball-point pen do?"
"Size yardım edebilir miyim?" "Evet, bir elbise arıyorum.""May I help you?" "Yes, I'm looking for a dress."
Yaratıcılık insan gelişimi için önemli bir yöndür.Creativity is an important aspect for the development of human.
Bayrak yarışında Yankiler fark atıyorlar.The Yankees are running away with the pennant race.
Yarın sabah altıda kalkmak zorunda kalacaksın.You will have to get up at six tomorrow morning.
Yarın bu odayı kullanmana izin verilecek.You will be allowed to use this room tomorrow.
Yarın okula gitmesen iyi olur.You'd better not go to school tomorrow.
Size yardım etmek için herhangi bir şey yapmaya hazırım.I am ready to do anything to help you.
Size yardım etmek için elimden gelenin en iyisini yaptım. Gerisi size kalmış.I have done the best I could to help you. The rest is up to you.
Kalabalık kazanana büyük bir yardım yaptı.The crowd gave the winner a big hand.
Erkek kardeşim diz yaralanması nedeniyle ameliyat edilmek zorunda olabilir.My brother may have to be operated on for the knee injury.
Erkek kardeşim ödevimi yapmam için bana yardım etti.My brother helped me to do my assignment.
Kardeşim ödevimi yapmamda bana yardım ettiMy brother helped me with my homework.
Kardeşim ödevimde bana yardım etti.My brother helped me with my homework.
Erkek kardeşim ev ödevimde bana yardım etti.My brother helped me with my homework.
Erkek kardeşim bazen bana ev ödevimde yardım eder.My brother sometimes helps me with my homework.
Polis onu yargılamadı.The police didn't put him on trial.
Final oyunu yarına ertelendi.The final game was postponed to tomorrow.
Bu, yardım etmek için gelmiyeceğin anlamına mı geliyor?Does this mean you're not coming to help?
Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.Keep your eyes wide open before marriage, half shut afterwards.
İyi sağlık, mutluluk için yardımcıdır.Good health is conducive to happiness.
Görünüşe göre yargılamayın.Don't judge by appearances.
Akıllı bir adam hatalarından yararlanır.A wise man profits from his mistakes.
Dil edinmek yaratıcılık gerektirir.Language acquisition requires creativity.
Dil edinimi yaratıcılık gerektirir.Language acquisition requires creativity.
Şahsen, seçimi kimin kazanacağının herhangi bir yaratacağını sanmıyorum.Personally, I don't think it makes any difference who wins the election.
Fon yetimlere yardım etmek için kurulmuştur.The fund was set up to help orphans.
Yetim çocuklara yaramazlık yapmamaları söylendi.The orphan children were told to behave themselves.
Daha sonraki hayatınızda yararlı olacakları için böyle kitapları okuyun.Read such books as will be useful in later life.
Masayı temizlemene yardımcı olabilir miyim?May I help you clear the table?
Birbirimize yardım edelim.Let's help each other.
Ben size yardımcı olabilir mi?Could I help you?
Kamu yararına saygı duyulmalıdır.The public convenience should be respected.
Ağzımda bir yaram var.I have a ulcer in my mouth.
Fabrikada yangın haberi bir sansasyon yarattı.The news of the fire in the factory caused a sensation.
Becerikçi diplomasi, savaşı önlemeye yardımcı olur.Skillful diplomacy helps to avert war.
Neyse ki yolculardan hiçbiri yaralanmadı.Fortunately none of the passengers were injured.
O ağır yaralı değildi.She was not seriously injured.
Allahtan, kimse yaralanmadı.Fortunately, no one was hurt.
Git ve bulaşıkları yıkamaya yardım et.Go and help wash the dishes.
Konuşmanın yarısında o hasta hissetmeye başladı.Halfway through the lecture, she began to feel sick.
Ne olursa olsun yarın başlayacağız.Rain or shine, I will start tomorrow.
Her halukârda yarın başlayacağım.Whether it rains or shines, I will start tomorrow.
Lise beyzbol takımları turnuvada birbirleriyle yarıştı.High school baseball teams competed with one another at the tournament.
Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Yarım kürededir.The United States is in the Northern Hemisphere.
Bu durumdan yararlanmak zorundayız.We have to take advantage of this situation.
Şimdi sana yardım etmesi için birini göndereceğim.I'll send someone up to help you now.
Şimdi çok çalışmak sizin yararınıza olacaktır.It will be to your advantage to study hard now.
Bu şu an için işe yarar.This will do for now.
Şimdi yaptığım iş yaratıcılık gerektirir.The work I'm doing now requires originality.
O artık zamana karşı bir yarıştı.It was now a race against time.
Bugün yapabileceğin şeyi yarına bırakma.Never put off till tomorrow what you can do today.
Bugün veya yarın öğleden sonra size gelebilir miyim?Can I come to you this afternoon or tomorrow afternoon?
Bugünkü hava durumu tahmini yarın havanın muhtemelen iyi olacağını söylüyor.Today's weather forecast says that it is likely to be fine tomorrow.