yarıya ile cümle

yarıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birgün bir matematikçi ya da fizikçi olursanız ve çözülmemiş bir probleminiz olursa bu çok işe yarıyacak.왜냐하면, 만일 여러분이 수학자가 되거나 물리학자가 되었을 때, 해결되지 않은 문제를 이러한 트릭으로 해결할 수도 있으니까요.
Birgün bir matematikçi ya da fizikçi olursanız ve çözülmemiş bir probleminiz olursa bu çok işe yarıyacak.כיוון שזה תמיד טוב, במידה ויום אחד תעסקו במתמטיקה או פיסיקה, ואם תהיה לכם בעיה לא פתורה.
Birgün bir matematikçi ya da fizikçi olursanız ve çözülmemiş bir probleminiz olursa bu çok işe yarıyacak.لأنه دائما من الأفضل لربما في احد الايام أصبحت رياضيا او فيزيائيا و كان لديك مسألة غير محلولة
Birgün bir matematikçi ya da fizikçi olursanız ve çözülmemiş bir probleminiz olursa bu çok işe yarıyacak.数学や物理学で解けない問題に行き会った際 便利です。 学校で習った単純な問題を解決する手法が
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.여기 한 사람이 있는데-- 글쎄, 사실 1%보다도 적기 때문에 우리는 그를 반으로 잘라야 할 것 같습니다.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Ada satu orang -- sebenarnya, kita harus membelahnya menjadi dua, karena jumlahnya kurang dari 1 persen.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Avem o persoană - mă rog, de fapt o vom tăia în două pentru că este mai puţin de unu la sută.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Chúng ta có một người thực tế thì chúng ta phải chia anh ta ra làm hai vì chỉ có ít hơn một phần trăm
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Egy személy -- nos, tulajdonképpen vágjuk őt ketté, mert ez kevesebb, mint egy százalék.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Nous avons une personne - en fait, nous allons le couper en deux parce que c'est moins de un pour cent.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Solo una persona - veramente dovremmo dividerla in due perché è meno dell'uno per cento.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Temos uma pessoa — na verdade, vamos cortá-la ao meio porque é menos que 1%.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Tenemos una persona -- bueno, vamos a partirla en dos porque es menos del uno por ciento.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Vi har en person -- jamen, faktisk skærer vi ham halvt over fordi det er mindre end en procent.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.We nemen één persoon -- hoewel, eigenlijk snijden we hem in tweeën want het is minder dan één procent.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Weźmy jedną osobę albo nawet podzielmy go na pół bo to mniej niż 1%.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.Wir haben eine Person - na ja, den müssen wir entzwei schneiden, denn es ist weniger als ein Prozent.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.У нас есть один человек, вообще-то нам и его нужно разделить пополам, потому что это менее одного процента.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.יש לנו אדם אחד - טוב, בעצם נצטרך לחצות אותו כי זה פחות מאחוז אחד.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.لدينا شخص واحد -- حسنا، في الواقع سنشطره إلى نصفين لأنه أقل من واحد بالمئة.
Bir kişimiz var-- aslında onu da yarıya böleceğiz, çünkü yüzde birden daha az.実際には彼を半分に切りましょう なぜなら1%に満たないからです 「貯畜が多すぎる」と感じているアメリカ人は
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Az egyik ok az, hogy a hírcsatornák felére csökkentették a külföldi kirendeltségeik számát.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Ein Grund dafür ist, dass Sender die Anzahl ihrer Korrespondentenbüros halbierten.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.En anledning är att TV-bolagen har dragit ner antalet utländska nyhetsbyråer till hälften.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.En razlog je, da so televizijske mreže razpolovile število tujih dopisništev.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Jedním z důvodů je, že zpravodajské sítě redukovaly počet svých zahraničních štábů na polovinu.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Jednou z príčin je, že spravodajské kanály znížili počet zahraničných pobočiek o polovicu.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.하나의 이유는 뉴스 방송망들이 외국인 사무국의 숫자를 반으로 줄인 데에 있습니다.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Một lý do là các mạng truyền thông đã giảm số lượng các ban biên tập tin quốc tế đi một nửa.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Salah satu alasannya adalah stasiun berita mengurangi setengah dari biro luar negeri.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Ten eerste: nieuwsorganisaties hebben het aantal buitenlandse bureaus met de helft gereduceerd.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Uma razão é que os canais televisivos reduziram para metade os seus estúdios internacionais.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Una delle ragioni é che i network hanno ridotto del 50% il numero delle loro sedi estere.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Une raison est que les réseaux d'information ont réduit le nombre de leurs bureaux étrangers de moitié.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Un motiv este că reţelele de ştiri au redus numărul birourilor proprii din străinătate la jumătate.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Un motivo es que las cadenas de noticias redujeron la cantidad de corresponsales internacionales a la mitad.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Yksi syy on, että uutistuottajat ovat leikanneet ulkomaan toimintonsa puoleen.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Ένας λόγος είναι ότι τα ειδησεογραφικά δίκτυα έχουν μειώσει κατά το ήμισυ τα γραφεία τους στο εξωτερικό.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Една от причините е, че новинарските мрежи намалиха броя на чуждестранните си офиси наполовина.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Одна из причин в том, что новостные компании сократили количество своих зарубежных офисов наполовину.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.Однією з причин є те, що новинні компанії вдвоє скоротили кількість своїх закордоних відділів.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.סיבה אחת היא שהרשתות הורידו את מספר הסניפים הזרים שלהן בחצי.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.أحد الأسباب أن شبكات الأخبار قلصت عدد مكاتبها الخارجية للنصف.
Bir nedeni, haber kuruluşları yabancı bürolarının sayısını yarı yarıya azaltması.ナイロビ、ニューデリー、ムンバイにある従業員一人しかいないABCのミニ局以外に
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.사실 움직이는 속도를 반으로 줄여야 했습니다. 왜냐하면, 모두들 처음 작동시켰을때 너무 무서워 했거든요.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Morali smo prepoloviti njegovo hitrost, saj so se prvič ljudje preveč prestrašili.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Museli sme o polovicu znížiť rýchlosť, pretože každý sa zľakol, keď sme to pustili prvý raz.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Ne abbiamo rallentato la velocità, perchè tutti si sono spaventati quando l'abbiamo provato la prima volta.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Ráadásul a felére kellett csökkentenünk a sebességét, mert mindenki nagyon félt, amikor először elindítottuk.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Thực ra thì chúng tôi làm nó chuyển động chậm lại Bởi mọi người hơi sợ khi lần đầu thấy nó.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Tivemos que lhe reduzir a velocidade, porque todos tiveram medo quando viram inicialmente.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Tuvimos que reducir a la mitad su velocidad, porque todos se asustaban mucho al principio.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.We moesten de snelheid halveren, omdat iedereen bang was toen we het voor het eerst deden.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Wir mussten übrigens das Tempo halbieren, denn jeder war so verängstigt, als wir es zum ersten Mal vorführten.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Επρεπε να μειώσουμε την ταχύτητα στο μισό, γιατί όλοι τρόμαξαν όταν το πρωτοεπιχειρήσαμε.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.למעשה היינו צריכים להאט את המהירות שלו מפני שכולם פחדו מדי כשעשינו את זה לראשונה.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.ونحن في الواقع خفضنا سرعته بمقدار النصف، لأن الجميع كان خائفا جدا عندما فعلنا لأول مرة.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.スピードを半減させたのですが これが短縮版です
Bu başkan, yapacağını söylediği şeyleri yapamayan bir başkandır. Bütçeyi yarıya indireceğini söylemişti.IT. \ Dies ist ein Präsident, der nicht in der Lage war zu um tun, was er sagte He\'92d tun.
Bu, çocuk ölüm oranında yarı yarıya azalma demek.C'est une division par deux de la mortalité infantile.
İlgili Sayfalar