Ana içeriğe geç
Sözlük

yarın ile cümle

yarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hava müsait olursa yarın dağın tepesine varacağız.Weather permitting, we are going to get to the top of the mountain tomorrow.
Hava müsait olursa, yarın gideceğim.I'll leave tomorrow, weather permitting.
Hava durumu yarın daha soğuk olacağını söylüyor.The weather forecast says it will be cooler tomorrow.
Hava raporu yarın öğleden sonra yağmur yağacağını söylüyor.The weather report says it will rain tomorrow afternoon.
Hava tahminine göre yarın hava güzel olacak.The weather forecast says it will be fine tomorrow.
Hava tahmini göre, yarın yağmur yağacak.According to the weather forecast, it will rain tomorrow.
Hava tahmini göre, hava yarın açık olacak.According to the weather forecast, it will clear up tomorrow.
Hava raporlarına göre, yarın kar yağacak.According to the weather reports, it will snow tomorrow.
Hava tahmini göre, yarın karlı olacak.According to the weather forecast, tomorrow will be snowy.
Hava tahmini, yarın yağmur yağacağını söylüyor.The weather forecast say it's going to rain tomorrow.
Hava güzel olursa, sana yarın uğrayacağım.I will call on your tomorrow, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın pikniğe gideceğiz.Weather permitting, we will go on a picnic tomorrow.
Hava güzel olursa, yarın başlayacağım.Weather permitting, I'll start tomorrow.
Yarın Tokyo'da hava güzel olacak mı?Will it be fair in Tokyo tomorrow?
Ben tarihi yarın geceye değiştirmek istiyorum.I'd like to change the date to tomorrow night.
Yargılama yarın verilecek.Judgement will be given tomorrow.
Onun yarına kadar oraya varması tercih edilir.It is preferable that he gets there by tomorrow.
Yarın ağır siklet şampiyonu ile karşılaşacak.He will fight the heavyweight champion tomorrow.
O yarın Şikago'dan ayrılıyor.He is leaving Chicago tomorrow.
Yarın gelebilir.He may be able to come tomorrow.
O, kesinlikle yarın gelecek.He is sure to come tomorrow.
Yarına kadar gidişini erteledi.He has postponed his departure until tomorrow.
O, yarın meşgul olacak.He'll be busy tomorrow.
Onun yarın geleceğinden eminim.I'm sure he will come tomorrow.
O, yarın buradan ayrılacak.He will leave here tomorrow.
O yarın futbol oynayacak.He will play soccer tomorrow.
Yarın oraya gitmek zorunda.He must go there tomorrow.
Yarın size gelecek.He will come to you tomorrow.
Yarın tenis oynayacak.He will play tennis tomorrow.
Yarın bu vakitte onunla akşam yemeği yiyor olacak.He will be having dinner with her at this time tomorrow.
O, yarın öğleden sonra beni görmeye geliyor.He is coming to see me tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra gelebilir.He may come tomorrow afternoon.
O, yarın öğleden sonra tenis oynuyor olacak.He will be playing tennis tomorrow afternoon.
O yarın öğleden sonra ayrılacak.He is going to leave tomorrow afternoon.
Yarın bu vakitte ailesiyle konuşuyor olacak.He will be talking with his family at this time tomorrow.
O, yarın bu vakitte Londra'da olacak.He will be in London at this time tomorrow.
O bana yarın sabah onda varacağını söyleyen bir mektup gönderdi.He sent me a letter saying that he'd arrive at ten tomorrow morning.
O, yarın Paris'e varacak.He will arrive in Paris tomorrow.
O, yarın evde olacak.He will be at home tomorrow.
O yarın boş olacak.He will be free tomorrow.
Yarın izinli olacak.He will be free tomorrow.
O muhtemelen yarın pikniğe gitmeyecek. Ben de gitmeyeceğim.He probably won't go on the picnic tomorrow. I won't either.
Yarın Peru'ya hareket ediyor, değil mi?He is leaving for Peru tomorrow, isn't he?
Yarına kadar ev ödevini bitirmiş olacak.He will have done his homework by tomorrow.
O yarın Avrupa yolculuğundan eve gelir.He comes home from his trip to Europe tomorrow.
Yarın raporunu teslim edebilecek.He will be able to hand in his report tomorrow.
O yarın okula gidecek.He is going to go to school tomorrow.
Yarın geri dönecek.He will be back tomorrow.
O yarın dönmeyecek.He will not be back tomorrow.
Yarın Kyoto'ya varacak.He will arrive in Kyoto tomorrow.
O yarın bana uğrayacak.He will call on me tomorrow.
O yarın bana uğrayacak mı?Will he call on me tomorrow?
O yarın başlayacak.He is going to start tomorrow.
Yarın Tokyo'ya gelmeyi planlıyor.He is scheduled to come up to Tokyo tomorrow.
Yarın erken kalkmak zorunda kalacak.He will have to get up early tomorrow.
O yarın mutfakta annesine yardım etmek zorunda olacak.He will have to help his mother in the kitchen tomorrow.
Onun yarın gelmesi bekleniyor.He is due to arrive tomorrow.
Yarın Tokyo'ya gidecek, değil mi?He will go to Tokyo tomorrow, won't he?
O, yarın Tokyo'ya hareket edecek.He leaves for Tokyo tomorrow.
Bu sabah o yarın Nara'ya gideceğini söyledi.This morning he said that he is leaving for Nara tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod