Yarın tenis oynayacağım.I am going to play tennis tomorrow.
Yarın öğleden sonra tamamen meşgul olacağım.I will be all tied up tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra boş olacağım.I will be free tomorrow afternoon.
Yarın yaklaşık olarak bu saatte TV izliyor olacağım.I will be watching TV about this time tomorrow.
Yarın yaklaşık bu zamanda Pasifik üzerinde uçuyor olacağım.I will be flying over the Pacific about this time tomorrow.
Yarın sabah erkenden buradan ayrılmalıyım.I have got to leave here early tomorrow morning.
Yarın beyzbol oyununu izleyeceğim.I'm going to see the baseball game tomorrow.
Yarın sabah elimden geldiği kadar erken kalkmak zorundayım.I must get up as early as I can tomorrow morning.
Bu mektubu yarına kadar Fransızcaya çevirmeliyim.I must put this letter into French by tomorrow.
Yarına kadar işi bitirmeliyim.I have to get through with the work by tomorrow.
Ben yarın başka bir kasvetli toplantıya gitmek zorundayım.I've got to go to another dreary meeting tomorrow.
Yarın boş olmayacağım.I will not be free tomorrow.
Yarın okula gitmeyeceğim.I will not go to school tomorrow.
Yarın ölebilirim.I may die tomorrow.
Yarın bir mektup yazacağım.I am going to write a letter tomorrow.
Yarın erken kalkacağım.I will get up early tomorrow.
Yarın erken ayrılmalıyım.I must leave early tomorrow.
Yarın Osaka'dan Tokyo'ya hareket edeceğim.I'll leave Osaka for Tokyo tomorrow.
Yarın geç uyumak istiyorum.I'd like to sleep late tomorrow.
Yarın Tokyo'ya gideceğim.I am going to go to Tokyo tomorrow.
Yarın Japonya'ya geri geleceğim.I'll come back to Japan tomorrow.
Yarın onunla görüşüyor olacağım.I'll be seeing him tomorrow.
Yarın onunla görüşeceğim.I'm going to see him tomorrow.
Yarın ona uğrayacağım.I will call on him tomorrow.
Yarın ona yardım edeceğim.I will help him tomorrow.
Yarın onu ziyaret edeceğim.I am going to call on her tomorrow.
Yarın izinliyim.I am off duty tomorrow.
Yarın çalışmak zorunda kalacağım.I will have to study tomorrow.
Yarın o kitabı almayı unutmamalıyım.I must remember to buy that book tomorrow.
Ben yarın meşgul olacağım.I'll be busy tomorrow.
Yarın meşgul olmayacağım.I will not be busy tomorrow.
Yarın Hokkaido'ya gideceğim.I will go to Hokkaido tomorrow.
Yarın yağmur yağıp yağmayacağı bizim için bir farklılık yaratır.It makes a difference to us whether it rains tomorrow.
Yarın bir sınav olacağız.We are to take an exam tomorrow.
Yarın bir sınava gireceğiz.We are to take an exam tomorrow.
Yarın bahçe partisi vereceğiz.We are to have a garden party tomorrow.
Yarın Bay Smith'i ziyaret edeceğiz.We will visit Mr Smith tomorrow.
Biz yarın öğleden sonra parkta tekrar buluşacağız.We are to meet again at the park tomorrow afternoon.
Yarın sabah Osaka'ya hareket ediyoruz.We start for Osaka tomorrow morning.
Yarın pikniğe gideceğiz.We will go on a picnic tomorrow.
Biz yarın beyzbol oynayacağız.We're going to play baseball tomorrow.
Biz zamanında orada olmak zorundayız, bu yüzden yarın beni bekletme.We have to be there on time, so don't stand me up tomorrow!
Mektup yarın gelecek.The letter will arrive tomorrow.
Amcamın yarın Aomori'ye bir iş gezisi var.My uncle has a business trip to Aomori tomorrow.
Yarın golf oynamak için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation to play golf tomorrow.
Mümkün olursa, yarın döneceğim.I'll be back by tomorrow, if possible.
İnsanların yarın farklı düşünceleri olacak.People tomorrow will have different ideas.
Kızlar yarın tenis oynamayacaklar.The girls will not play tennis tomorrow.
Gazeteye göre, yarın kar yağacak.According to the paper, it will snow tomorrow.
Başvurular yarına kadar kabul edilir.Applications are accepted until tomorrow.
Üzgünüm, ama yarın için daha önceden verilmiş bir randevum var.I'm sorry, but I have a previous appointment for tomorrow.
Matematik öğretmenimiz yarın sınav yapmayacak.Our mathematics teacher won't give us a test tomorrow.
Seçim sonucu yarın ilan edilecek.The result of the election will be announced tomorrow.
Başkan yarın bir açıklama yapacak.The President is to make a statement tomorrow.
Hava iyi olursa, yarın sabah ayrılacağız.We shall leave tomorrow morning, weather permitting.
Hava iyi olursa, gezimize yarın başlayacağız.Weather permitting, we'll start on our trip tomorrow.
Hava müsait olursa, yarın çimleri biçeceğim.I'm going to mow the lawn tomorrow, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın sabah gideceğiz.Weather permitting, we'll leave tomorrow morning.
Hava iyi olursa, yarın dışarı çıkacağım.If the weather is good, I'll go out tomorrow.
Hava iyi olursa yarın başlayacağız.We will start tomorrow, weather permitting.