Ana içeriğe geç
Sözlük

yarın ile cümle

yarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O yarın çiti boyayacak.She'll paint the fence tomorrow.
Yarın gidiyor musunuz?Are you leaving tomorrow?
Yarın gidecek misin?Will you leave tomorrow?
Yarın gidiyor musun?Are you going to leave tomorrow?
Bugünün işini yarına bırakmak nasıl engellenir?How to stop procrastinating?
Yarına kadar ayrılmayacağım.I'm not leaving until tomorrow.
Yarın futbol oynayacaksın.You are going to play football tomorrow.
Yarın çok geç gelmemeye çalışın.Try not to come too late again tomorrow.
Onu yarın yap.Do that tomorrow.
Unutma bugün dün hakkında endişe ettiğin yarındır.Remember, today is the tomorrow you worried about yesterday.
Yarın salıdır.Tomorrow is Tuesday.
Yarın pazartesidir.Tomorrow is Monday.
Yarın çarşambadır.Tomorrow is Wednesday.
Yarın perşembedir.Tomorrow is Thursday.
Tom yarın dönebilir.Tom might be back tomorrow.
Tom bunu yarın yapabilir.Tom might do that tomorrow.
Tom yarın meşgul olmayabilir.Tom may not be busy tomorrow.
Tom bunu yarın yapıyor olabilir.Tom might be doing that tomorrow.
Tom bunu yarın yapacak.Tom will be doing that tomorrow.
Lütfen bunu yarın ya da sonraki gün yapın.Please do that tomorrow or the day after.
Bunu ilk defa yarın yapmayı planlıyorum.I plan to do that tomorrow for the first time.
Bunu üç yıldır ilk defa yarın yapmayı planlıyorum.I plan on doing that tomorrow for the first time in three years.
Belki Tom yarın gelecek.Maybe Tom will come tomorrow.
Umarım yarının bunu yapmamız gereken gün olduğunu hatırlarsın.I hope you remember that tomorrow is the day we're supposed to do that.
Tom muhtemelen yarın saat 2.30'da burada olması gerektiğini bilmiyor.Tom probably doesn't know he's supposed to be here tomorrow at 2:30.
Bunu bugün yerine yarın yapmamızı önerdin.You suggested that we do that tomorrow instead of today.
Tom'u yarın görebilirsin.You could see Tom tomorrow.
Tom bunu yarın yapacak mı?Will Tom do that tomorrow?
Tom'a yarın ne zaman gelmesi gerektiğini söylemedim.I didn't tell Tom what time he should come tomorrow.
Tom'un yarın Boston'a gideceğini biliyor muydun?Did you know Tom was going to go to Boston tomorrow?
Tom bunu bugün yerine yarın yapmamı önerdi.Tom suggested that I do that tomorrow instead of today.
Bunu yarın tekrar yapmak zorunda olan tek kişi benim.I'm the only one who has to do that again tomorrow.
Tom yarın bunu yapmayı planladığını söyledi.Tom says he isn't planning to do that tomorrow.
Bunu yarın yapmam kararlaştırıldı.It's been decided that I'll do that tomorrow.
Tom'a yarın saat 2.30'da burada olması söylendi.Tom has been told to be here tomorrow at 2:30.
Tom ve ben yarın sabah yüzmeye gidiyoruz.Tom and I are going swimming tomorrow morning.
Tom yarın yine bunu yapmaya karar verdi mi?Has Tom decided to do that again tomorrow?
Tom'un bunu yarın yapacağını umuyorum.I expect that Tom will do that tomorrow.
Tom yarın Boston'a geri dönecek.Tom will be going back to Boston tomorrow.
Tom yarın Boston'a gideceğini söyledi.Tom said that he'll go to Boston tomorrow.
Yarın sabah ne yapmak istersin?What do you want to do tomorrow morning?
Tom yarın sabah ayrılmaya karar verdi.Tom has decided to leave tomorrow morning.
Bunu yarın yapabileceğini düşünüyor musun?Do you think you could do that tomorrow?
Tom yarın bunu yapmayı bitireceğini söyledi.Tom said he'd finish doing that tomorrow.
Tom da bunu yarın yapacak, sanırım.Tom will do that tomorrow, too, I think.
Yarın seninle Boston'a gidemem.I can't go to Boston with you tomorrow.
Belki de Tom bunu yarın yapmayacak.Perhaps Tom won't do that tomorrow.
Bunu yarın yapmak istemez misin?Wouldn't you like to do that tomorrow?
Tom'un bunu yarın yapmasını beklerim.I expect Tom to do that tomorrow.
Tom bunu yarın yapamaz.Tom won't be able to do that tomorrow.
Yarın sisli olacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be foggy tomorrow?
Tom bunu yarın da yapar mı?Will Tom do that tomorrow, too?
Bunu yarın yapamayacağım.I won't be able to do that tomorrow.
Tom bunu yarın yapacak, sanırım.Tom will do that tomorrow, I suppose.
Bunu yarın yapacaksın, değil mi?You'll do that tomorrow, won't you?
Tom yarın bunu yapacağını söylüyor.Tom says that he'll do that tomorrow.
Yarın akşam nerede olacaksın?Where will you be tomorrow evening?
Tom yarın bir gün izinli olduğunu söyledi.Tom said he had the day off tomorrow.
Tom yarın Boston'a geri dönüyor.Tom is going back to Boston tomorrow.
İstersen yarın gelebilirsin.You can come tomorrow if you like.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yarın ile cümle - Sayfa 47 - yarın kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App