Yarından önce bunu yaptırmamız gerekiyor.We need to get it done before tomorrow.
Yarın ne yapacağımıza henüz karar vermedik.We haven't yet decided what to do tomorrow.
Yarından önce onun hakkında bir şey yapmamız gerekiyor.We need to do something about that before tomorrow.
Bugün bir yere gitmek istemiyorum. Dışarısı soğuk ve yarın erken kalkmak zorundayım.I don't want to go anywhere today. It's cold outside and I have to get up early tomorrow.
Kitabı yarın bitireceğiz.We will finish the book tomorrow.
Yarın oraya gitmek zorunda olacağım.I'll have to go there tomorrow.
Mary'nin çocukları yarın hayvanat bahçesine geziye çıkıyor.Mary's kids are going on a field trip to the zoo tomorrow.
Yarın New York City'ye uçuyorum.I'm flying out to New York City tomorrow.
Frizbi seven bizler için, yarın bir maç var.For those of us that love frisbee, there's a match tomorrow.
Yarın dişçiye gideceğim.I'll go to the dentist tomorrow.
O yarın 15 yaşına girecek.She will turn 15 tomorrow.
Tom yarın tatile çıkıyor.Tom is going on vacation tomorrow.
Ben kesinlikle yarın geleceğim.I'll certainly come tomorrow.
Yarın seninle gitmek isteyebilirim.I might want to go with you tomorrow.
Yarın Türkiye'ye seyahat edeceğim.Tomorrow I will travel to Turkey.
Yarın onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.We're going to have to deal with it tomorrow.
Tom yarın bütün gün burada olman gerektiğini söyledi.Tom said that you need to be here all day tomorrow.
Tom yarınki toplantıya katılacağını söyledi.Tom said he's going to attend tomorrow's meeting.
Yarın sabah erkenden burada olacağım.I'll be here bright and early tomorrow.
Yarın hakkında düşünmeyi bırakma.Don't stop thinking about tomorrow.
Yarın oldukça farklı olabilir.Tomorrow might be quite different.
Yarın başka bir şey olacak.Tomorrow it'll be something else.
Hepimiz yarın öğleden sonra gidelim.Let's all go tomorrow afternoon.
Bana yarın öğleden sonraya kadar vakit ver.Give me till tomorrow afternoon.
Yarın tekrar dışarı çıkıyoruz.We're going out again tomorrow.
Onu yarın bitirmek istiyoruz.We want to wrap it up tomorrow.
Yarın sabah başlıyoruz.We start tomorrow morning.
Yarın onun faturasını ödemek zorunda olduğunu unutma.Do not forget tomorrow he has to go pay his bill.
Yarın akşam yemeği için görüşürüz.See you for dinner tomorrow.
Yarın kahvaltı için buluşalım.Meet me tomorrow for brunch.
Yarın bir gömlek alacağım.I'll buy a shirt tomorrow.
Yarın bir gömlek satın alacağım.I'll buy a shirt tomorrow.
Tom yarın izinli olacak.Tom will be off tomorrow.
Yarın bizim sıramız.Tomorrow it's our turn.
Yarın bir tane yapacağım.I'll make one tomorrow.
Ailem yarın akşam bizimle akşam yemeğine gelmenizi istiyor.My parents want you to come to dinner with us tomorrow night.
Yarın çok şey yapacağız.We'll do a lot of stuff tomorrow.
Yarın gece tekrar buluşacağız.We'll meet again tomorrow night.
Tom yarın oraya gitmek zorunda olduğunu söyledi.Tom said that he had to go there tomorrow.
Yarın Tom'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.We plan to visit Tom tomorrow.
Tom yarın için opera biletleri satın aldı, ancak Mary hasta.Tom bought opera tickets for tomorrow, but Mary is sick.
Hisseni yarın alacaksın.You'll get your share tomorrow.
Tom'a yarın ne zaman burada olacağını sorun.Ask Tom when he'll be here tomorrow.
Yarın bize yardım edecek zamanın var mı?Do you have time to help us tomorrow?
Erkek kardeşim yarın evde olmayacak.My brother won't be at home tomorrow.
Yarın mümkün olurdu.It would be possible tomorrow.
Tom yarın tenis oynayacak.Tom will play tennis tomorrow.
Rehineler yarın serbest bırakılmış olacak.The hostages will be released tomorrow.
Rehineler yarın serbest bırakılacak.The hostages will be released tomorrow.
Yarın yüzmeye gitmek istiyorum.I want to go swimming tomorrow.
Yarın geceye kadar bekleyeceğim.I'll wait until tomorrow night.
Yarın sabah boş musun?Are you free tomorrow morning?
Tom yarın buradan ayrılacak.Tom will leave here tomorrow.
Tom yarın evde olacak.Tom will be at home tomorrow.
Tom'un yarın bizimle şarkı söyleyeceğini sanmıyorum.I don't think that Tom will sing with us tomorrow.
Tom gerçekten Mary'e yarın gelmemesini mi söyledi?Did Tom really tell Mary not to come here tomorrow?
Tom yarın okula yürüyeceğini söyledi mi?Did Tom say he was going to walk to school tomorrow?
Yarın onu bana gösterebilir misin?Can you show it to me tomorrow?
Yarın yoga dersim var.I have a yoga class tomorrow.
Yarın geçen hafta buluştuğumuz yerde buluşalım.Let's meet tomorrow at the same place we did last week.