Yarın senin evine gidebilirim.I can go to your house tomorrow.
Belki yarın gideceğim.Maybe I'll leave tomorrow.
Yarın seninle kütüphaneye gideceğim.I'll go to the library with you tomorrow.
Sıcak ve rüzgarlı koşullar yarın yangın riskini arttıracaktır.Hot and blustery conditions will exacerbate the risk of fire tomorrow.
Yarın bir test yaptırmak zorundayım.I have to take a test tomorrow.
Hazırlık yarın başlarThe preparation starts tomorrow
Avrupa'da bir yıl kaldıktan sonra yarın Avustralya'ya dönüyor.She’s returning to Australia tomorrow after a year in Europe.
Yarın sınava giren öğrenciler sadece biz mi olacağız?Will we be the only students taking the exam tomorrow?
Yarın sabah yedide beni uyandırabilir misin?Can you wake me up at seven o'clock tomorrow morning?
Tom bana yarın okula gelmeyeceğini söyledi.Tom told me that he won't come to school tomorrow.
Lütfen yarın beni görmeye gel.Please come to see me tomorrow.
Ben ona yarın onunla birlikte gösteriye gideceğime söz verdim.I promised him I'd go to the show with him tomorrow.
O yarın geri gelmeyecek.He won't be back tomorrow.
Yarın bir uçakla uçağa Boston'a gitmeni istiyorum.I want you to leave for Boston on a plane tomorrow.
Yarın yağmur yağarsa arabayla gideriz.If it's raining tomorrow, we'll go by car.
Eğer yarın yağmur yağarsa, arabayla geleceğiz.If it rains tomorrow, we'll go by car.
Tom yarın Boston'a gelecek.Tom will arrive in Boston tomorrow.
Yarın sabah arayacağım.I'll call tomorrow morning.
Yarın dolunayı izleyeceğiz.We're going to see a full moon tomorrow.
Tom yarın meşgul olacak.Tom is going to be busy tomorrow.
Bu kararı yarına kadar erteleyelim.Let's delay this decision until tomorrow.
Onlar yarın gelebilecek mi?Will they be able to come tomorrow?
Yarın Noel Arifesi.It's Christmas Eve tomorrow.
Bay Leblanc'a yarın boş olup olmadığını sor.Ask Mr. Leblanc if he is free tomorrow.
Yarın yağmur riski var.There is a risk for rain tomorrow.
Neden yarın bunu tekrar yapmayı denemiyoruz?Why don't we try doing this again tomorrow?
Onu yarın yapabilirsin.You can do that tomorrow.
Yarın daha iyi hissedeceksin, söz veriyorum.You'll feel better tomorrow, I promise.
Yarın bir maçımız var.We've got a game tomorrow.
Yarın gidemem.I can't go tomorrow.
Tom'un yarın oraya gideceğini düşünüyorum.I think Tom will go there tomorrow.
Yarın gelemeyecek olan biri var mı?Is there anyone who can't come tomorrow?
Her ihtimale karşı sormak istiyorum - yarın üniformalarımızı giymeliyiz, değil mi?I want to ask, just in case - we should wear our uniforms tomorrow, right?
Onlar yarın evlenecekler.They are going to get married tomorrow.
Yarın ihtiyacım olanı alacağım.I'll buy what I need tomorrow.
Bugün cuma. Hafta sonu zaten yarın başlıyor!Today is Friday. The weekend starts already tomorrow!
Öf, yarınki test için çalışmak zorundayım.Ugh, I have to study for tomorrow's test.
Yarın hiç gelmese güzel olurdu.It'd be nice if tomorrow never came.
Yarın için planlanmış bir sürü şeyim var.I have a lot of stuff planned for tomorrow.
Ben yarını bekleyemem.I can't wait for tomorrow.
Yarın erken başlayacağım belki de erken uyumalıyım.I will start early tomorrow, maybe I should go to bed soon.
Yarın benim evime gelecek misin?Will you come to my place tomorrow?
Yarın benimle akşam yemeği yiyin.Have dinner with me tomorrow.
Yarın işim var.I have work tomorrow.
Bugün yaptığın hayır yarın unutulacaktır. Ancak hayır yap.The good you do today will be forgotten tomorrow. However, do good.
Yarın seninle görüşeceğim.I will see you tomorrow.
Yarın sabah beni havaalanına götürebilir misin?Can you drive me to the airport tomorrow morning?
Yarın amcamı göreceğim.I will see my uncle tomorrow.
Yarın çok geç olabilir.Tomorrow may be too late.
Yarın bir söz değil ama bir şans.Tomorrow is not a promise, but a chance.
Onlar yarın dışarı çıkacaklar mı?Will they go out tomorrow?
Tom yarın hazır olacak.Tom will be ready tomorrow.
Yarın akşam misafir ağırlıyoruz.We're having guests tomorrow night.
Yarın Tom'un bir toplantısı var.Tom has a meeting tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağmasa iyi olur.It'd be good if it wouldn't rain tomorrow.
Tom yarın yakılacak.Tom will be cremated tomorrow.
Yarın onun için zamanım olmayacak.I won't have time for that tomorrow.
O yarın geri gelecek.He'll be coming back tomorrow.
Tom yarın dönecek.Tom will return tomorrow.
Yarın bütün evde olacağım.Tomorrow I'll be at home all day.