Yarın biz yağış ihtimali olan değişken bir hava bekliyoruz.Tomorrow we expect variable weather with a likely chance of precipitation.
Eğer yarın gelebilirsen, lütfen yap.If you can come tomorrow, please do.
Yarın seni kaçta gelip alayım?When should I come to pick you up tomorrow?
Yarına tamamlanması gereken İngilizce ödevimiz var mı?Did we have any English homework that needs to be done by tomorrow?
Yarına İngilizce ödevimiz var mı?Did we have any English homework due tomorrow?
Tamam, yarın bir araba alacağım!OK, I'll buy a car tomorrow!
Yarın bir köpek satın alacağım.I'm going to buy a dog tomorrow.
Yarın gece özgür müsün?Are you free tomorrow night?
Yarın saat 1'e kadar uyanmak zorunda değilim.I don't have to get up until 1 o'clock tomorrow.
Yarın yağmur yağarsa, oraya arabayla gideriz.If it's raining tomorrow, we'll go there by car.
Annen senin yarındır ve bana seni hatırlatır.Your mother is half you, and reminds me of you.
İlk yüzme dersin yarın olacak, değil mi?Your first swimming class will be tomorrow, isn't?
İlk Japonca dersin yarın olacak, değil mi?Your first Japanese class will be tomorrow, isn't?
"Senin ilk Almanca dersin yarın olacak, değil mi?" "Hayır, önümüzdeki pazartesi olacak.""Your first German class will be tomorrow, isn't?" "No, it'll be next Monday."
Yarın senin izin günün.Tomorrow's your day off.
Yarınki kahvaltı ekmek ya da pilav mı olacak?Will tomorrow's breakfast be bread, or rice?
"Yarın kahvaltı için ne istiyorsun? Ekmek? pilav?" "Herhangi biri güzel.""What do you want for breakfast tomorrow? Bread? Rice?" "Either one is fine."
Hâlâ ayakta mısın? Yarın da senin için erken bir gün değil mi?You're still up? Isn't tomorrow also an early day for you?
Yarın randevum için ne giymem gerektiğini düşünüyorsun?What do you think I should wear for my date tomorrow?
Yarın randevumda ne giymem gerektiğini düşünüyorsun?What do you think I should wear on my date tomorrow?
Yarın seni işten sonra arabayla gelip alacağım.I'll pick you up tomorrow after work.
Yarın memleketime gidiyorum.Tomorrow, I am going to my home town.
Tom eğer istemiyorsa yarın okula gitmek zorunda değil.Tom doesn't have to go to school tomorrow if he doesn't want to.
Tom yarına kadar Boston'a geri gitmek zorunda değil.Tom doesn't have to go back to Boston until tomorrow.
Tom yarın çok erken kalkmak zorunda değil.Tom doesn't have to get up so early tomorrow.
Tom'un bunu yarına kadar bitirmesi gerekmiyor.Tom doesn't need to finish this by tomorrow.
Yarın öğleden sonra evde olacak mısın?Are you going to be home tomorrow afternoon?
Tom yarın sabah erken kalkmalı.Tom needs to get up early tomorrow morning.
Tom'un yarın sabah erken kalkması gerekiyor.Tom needs to get up early tomorrow morning.
Tom yarına kadar geri dönmek zorunda değil.Tom doesn't have to be back until tomorrow.
Tom'un yarın okula gitmesi gerekmiyor.Tom doesn't need to go to school tomorrow.
Yarınki Fransızca sınavı için çalışmak zorundayım.I have to study for tomorrow's French test.
Tom yarın Boston'a geri gitmek zorunda.Tom has to go back to Boston tomorrow.
Tom yarın burada olmak zorunda değil.Tom doesn't have to be here tomorrow.
Tom yarın gelmek zorunda değil.Tom doesn't have to come tomorrow.
Tom yarın okula gelemez.Tom can't come to school tomorrow.
Belki onu yarın yapabiliriz.Perhaps we could do that tomorrow.
Tom yarın evde olacak mı?Is Tom going to be home tomorrow?
Yarın erken kapatmayı planlıyoruz.We plan to close early tomorrow.
Tom yarın evde kalacak.Tom will stay at home tomorrow.
Yarın Tom'a telefon edeceğim.I'm going to call Tom tomorrow.
Yarın yine saldıracağız.Tomorrow we will attack again.
Tom yarın Mary'yi aramak zorunda.Tom has to call Mary tomorrow.
Tom yarın bizimle gidemez.Tom can't go with us tomorrow.
Yarın geri gelmeyi planlıyorum.I plan to come back tomorrow.
Tom'un yarın meşgul bir günü var.Tom has a busy day tomorrow.
Tom'un yarın büyük bir günü var.Tom has a big day tomorrow.
Tom yarın gidecek.Tom will leave tomorrow.
Yarın döneceğim.I'll be back tomorrow.
Yarın 2.30'da tekrar buraya geri gelir misin?Could you come back here again tomorrow at 2:30?
Yarın buraya saat 02:30'da tekrar gelebilir misiniz?Could you come back here tomorrow at 2:30?
Yarın gece saat dokuza ne dersin?How about tomorrow night at nine?
Yarın gece saat dokuz olur mu?How about tomorrow night at nine?
Gelebilirsem yarın geleceğim.I'll come back tomorrow if I can.
Yarın erken başlarım, belki erken uyumalıyım.I start early tomorrow, maybe I should go to sleep soon.
Yarın kaçta çıkıyorsun?What time do you leave tomorrow?
Yarın erken kalkmak zorundasın. Neden yatmıyorsun?You have to get up early tomorrow. Why don't you go to bed?
O yarın altmış beş yaşına girecek.She will turn sixty-five years old tomorrow.
Yarın onu sana göndereceğim.I'll send it to you tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa, öyleyse oraya arabada gideceğiz.If it's raining tomorrow, then we'll go there in the car.