Ana içeriğe geç
Sözlük

yarın ile cümle

yarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Peter yarın ayrılmaya karar verdi.Peter has decided to leave tomorrow.
Evet, yarın izne çıkacağım.Yeah, I'm going to take tomorrow off.
Ne olursa olsun, yarın ameliyat olacak.For better or worse, she will have the operation tomorrow.
Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, yarın başlayacağız.However hard it may rain, we will start tomorrow.
Tom yarın bizim okula geliyor.Tom is coming to our school tomorrow.
Tom yarınki dersler için hazırlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to be preparing for tomorrow's lessons.
Tom yarın oraya gidecek.Tom will go there tomorrow.
Tom Kobe'den yarın sabah ayrılıyor.Tom is leaving Kobe tomorrow morning.
Tom yarın erken kahvaltı yapacak.Tom will have breakfast early tomorrow.
Her durumda, yarın seni arayacağım.In any case, I'll call you tomorrow.
Her halukarda, bu işi yarına kadar bitirmek zorundayım.In any case, I must finish this work by tomorrow.
Korkarım ki yarın yağmur yağacak.I'm afraid it will rain tomorrow.
Anlaşılan, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Açıkçası, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
Lütfen yarın sabah beni yedide uyandırmayı unutma lütfen.Please remember to wake me up at seven tomorrow morning.
TV'ye göre, yarın yağmur yağacak.According to the TV, it will rain tomorrow.
Öyleyse onun hakkında ona yarın soracağım.I will ask him about it tomorrow, then.
Yarın tekrar görüşürüz.See you again tomorrow.
Mümkünse yarına kadar bu işi yap.Do this work by tomorrow if possible.
Yarın muhtemelen yağmur yağacak.It is likely to rain tomorrow.
Belki yarın kar yağacak.Perhaps it will snow tomorrow.
Yarın yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it rains tomorrow.
Yağmur yağsa bile, yarın başlayacağım.Even if it should rain, I will start tomorrow.
Yağmur yağsa bile, yarın sabah erkenden başlıyorum.Even if it rains, I will start early tomorrow morning.
Yağmur yağsa bile, yarın yüzmeye gideceğim.Even if it rains, I'll go swimming tomorrow.
Fakat yarın müvekkilim ile bir randevum var.But I have an appointment with my client tomorrow.
Lütfen yarın onu geri getir.Please bring it back tomorrow.
Onu yarına bırakmalısın.You should leave it for tomorrow.
Mesele yarına kadar bekleyebilir mi?Can the matter wait till tomorrow?
Sorunu yarına kadar bırakalım.Let's leave the problem until tomorrow.
Tom yarın çiti boyayacak.Tom will paint the fence tomorrow.
Çit yarın Tom tarafından boyanacak.The fence will be painted by Tom tomorrow.
Oda yarın boyanacak.The room will be painted tomorrow.
Uçağın yarın sabah Honolulu'ya varması planlanıyor.The airplane is scheduled to arrive at Honolulu tomorrow morning.
Mağaza yarın iş için açılıyor.The store opens for business tomorrow.
Gemi yarın 15:00'te Hong Kong'a yelken açacak.The ship will set sail for Hong Kong tomorrow at 3 p.m.
Gemi yarın Honolulu'ya denize açılacak.The ship sails for Honolulu tomorrow.
Mektup yarın postalanacak.The letter will be mailed tomorrow.
Oyun yarın öğleden sonra iki'de başlıyor.The game starts at two tomorrow afternoon.
Testi kaçıranlar onu yarın almalıdır.Those who missed the test must take it tomorrow.
Yarına kadar işi erteleme.Don't put off the work till tomorrow.
İş yarına kadar bitirilecek mi?Will the work be finished by tomorrow?
Kapı yarın boyanacak.The door will be painted tomorrow.
Düğün yarın olacak.The ceremony will take place tomorrow.
Toplantı yarın burada düzenlenecek.The meeting is to be held here tomorrow.
Toplantı yarın olacak.The meeting will take place tomorrow.
Raporu yarına kadar bitirmek neredeyse imkansız.Finishing the report by tomorrow is next to impossible.
Yarın bizi görmeye gel.Do come and see us tomorrow.
John yarın bizi görmeye gelecek mi?Will John come to see us tomorrow?
Judy yarın Japonya hakkında konuşacak.Judy will talk about Japan tomorrow.
Ama onlar buraya yarın gelecekler.But they will come here tomorrow.
Yarına kadar hoşça kalın.Goodbye till tomorrow.
Yarın kitabı sana geri getireceğim.I'll bring the book back to you tomorrow.
Bu posta yarın teslim edilecek.This mail will be delivered tomorrow.
Burada bırakalım ve yarın devam edelim.Let's quit here and continue tomorrow.
Güzel hava yarına kadar sürecek mi?Will the fine weather keep up till tomorrow?
Ben yarın öğleden sonra saat 2.00'ye kadar bu işin tamamlanmasını istiyorum.I want this work completed by two o'clock tomorrow afternoon.
Bu iş yarına kadar bitirilmeli.This work must be finished by tomorrow.
Bu drama yarın yayında olacak.This drama will be on the air tomorrow.
Bu süt yarına kadar dayanmaz.This milk won't keep till tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod