Yarın geri döndüğümde onları arayacağım.I'll call them tomorrow when I come back.
Geri döndüğümde onları yarın ararım.I'll call them tomorrow when I come back.
Yarın, aya inecek.Tomorrow, he will land on the moon.
Yarın buluşuyor muyuz?We're meeting up tomorrow?
Yarın, ben kütüphanede çalışacağım.Tomorrow, I'm going to study at the library.
Yarın dersim var.I have class tomorrow.
Yarın gelmek zorunda değilsin.You don't have to come tomorrow.
Bu kompozisyonu yarın öğleye kadar yazdıracaksın, değil mi?You'll have this composition written by noon tomorrow, won't you?
Seni yarın terk ediyorum.I'm leaving you tomorrow.
Yarın boş olup olmadığını bilmek istiyorum.I want to know if you'll be free tomorrow.
Yarın boş olup olmayacağını bilmek istiyorum.I want to know if you'll be free tomorrow.
Bugün ya da yarın gitmen pek fark yaratmayacak.It will not make much difference whether you go today or tomorrow.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın hava iyi olacak.Judging from the look of the sky, it will be fine tomorrow.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın kar yağabilir.Judging from the look of the sky, we may have snow tomorrow.
Ben sana parayı yarın vereceğim.I will give you the money tomorrow.
Yarın hava iyi olacak, belki.It will be fine weather tomorrow, perhaps.
Yarın okula gideceksin.You'll go to school tomorrow.
Okulu yarın başlıyor.School begins tomorrow.
Toplantı yarın yapılacak.The meeting will be held tomorrow.
Yarın muhtemelen top oyununa gideceğiz.We'll likely go to the ball game tomorrow.
Yarın kiranın vadesi geldi.The rent is due tomorrow.
Beklenmedik bir şey olmazsa seni yarın görebileceğim.I will be able to see you tomorrow unless something unexpected turns up.
Kral yarın akşam şahsen bulunacak.The king will appear in person tomorrow evening.
Yarın matematik dersimiz olacak.We will have a math class tomorrow.
Yarın bir matematik dersimiz olacak.We will have a math class tomorrow.
Yarın Minami lisesine karşı oynayacağız.We will play Minami High School tomorrow.
Longlar yarın bir garaj satışı yapacaklar.The Longs are having a garage sale tomorrow.
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Radyoya göre, yarın kar yağacak.According to the radio, it will snow tomorrow.
Yarın hava güzel olursa dışarı çıkacağım.I will go out if it is fine tomorrow.
Yarın hava güneşli olursa, pikniğe gideriz.If it is sunny tomorrow, we will go on a picnic.
Eğer yarın çok kar yağarsa, bir kardan adam yapalım.If it snows much tomorrow, let's make a snowman.
Yarın hava güzel olursa,basketbol oynayacağızIf it is fine tomorrow, we will play baseball.
Yarın hava güzel olursa beyzbol oynayacağız.If it is fine tomorrow, we will play baseball.
Eğer yarın güzel bir gün olursa pikniğe gideriz.If it's a nice day tomorrow, we'll go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll stay at home.
Eğer yarın yağmur yağarsa oyun iptal edilecek.The game will be called off if it rains tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa toplantıya gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I'm not going to the meeting.
Yarın yağmur yağarsa beyzbol maçı ertelenir.If it rains tomorrow, the baseball game will be put off.
Yarın yağışlı olursa maç ertelenir.If it is rainy tomorrow, the game will be put off.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa, otobüsle gideriz.If it should rain tomorrow, we would go by bus.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalır mısın?If it rains tomorrow, will you stay at home?
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.If it rains tomorrow, we will go there by car.
Yarın yağmur yağarsa evde kalalım.If it rains tomorrow, let's stay home.
Yarın yağmur yağarsa gezi iptal edilecek.If it should rain tomorrow, the excursion will be canceled.
Gerekirse, yarın dokuzda gelirim.If necessary, I'll come at nine tomorrow.
O yarın gelse konuşmak için daha fazla zamanım olur.If he came tomorrow, I would have more time to talk.
Eğer hava iyi olursa yarın gitmeye niyetliyim.I mean to go tomorrow if the weather is fine.
Bu işi istiyorsan buna yarına kadar başvurmalısın.If you want this job, you must apply for it by tomorrow.
Yarın yağmur yağabilir.It might rain tomorrow.
O, yarın gelebilir.He might come tomorrow.
Yarın balık tutmaya gidersen, ben de giderim.If you go fishing tomorrow, I will, too.
Yağmur yarın da durmazsa bir hafta boyunca yağmış olacak.It will have been raining for a week if it does not stop tomorrow.
Bay Mailer yarına kadar burada kalacak.Mr Mailer is to stay here till tomorrow.
Mary yarın bize yardımcı olacak.Mary is going to help us tomorrow.
Yarın benim izin günüm.Tomorrow is my day off.
Yarın bir yürüyüşe gideceğiz.We are to go on a hike tomorrow.
Paula, yarın arabayı yıkayacak.Paula is going to wash the car tomorrow.
Belki yarın yağmur yağacak.Perhaps it will rain tomorrow.