Ana içeriğe geç
Sözlük

yarın ile cümle

yarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, yarın akşama kadar bu kitabı götürmeli.Tom needs to return this book by tomorrow evening.
Yarın, Tokyo'ya gitme planlarım var.Tomorrow, I have plans to go to Tokyo.
Jane yarın sabah ne yapacak?What is Jane going to do tomorrow morning?
Yarın her şeyin daha iyi olacağını umalım.Let's hope everything gets better tomorrow.
Umarım ekmek yarına kadar dayanır.I hope the bread keeps until tomorrow.
Yarın öğleden sonra güneşli olacak.It'll be sunny tomorrow afternoon.
Ona yarın öğlen beni aramasını söyle.Tell him to call me tomorrow at noon.
Yarın bu zamana kadar zaten varmış olacağız.By this time tomorrow, we will have already arrived.
Yarın gelmeye gerek yok.It's not necessary to come tomorrow.
Yarın sabah için çok işim var.I've a lot of work for tomorrow morning.
Seni burada bekleyeceğim. Yarın akşam geri gel.I will wait here for you. Come back tomorrow evening.
Onlar birbirlerini yarın görecekler; Maria dün aradı.They will see each other tomorrow at 5. Maria called yesterday.
Yarın seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you tomorrow.
Yarın Bay Brown'ın evini ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown's house tomorrow.
Yarın seni büronda ziyaret edeceğim.I'll visit you at your office tomorrow.
Yarın senin evini ziyaret edeceğim.I'll visit your home tomorrow.
Yarın seni evinde ziyaret etmek için geleceğim.I'll come to visit you at your house tomorrow.
Hava iyi olursa, yarın gideceğim.If the weather is good, I'll leave tomorrow.
Yarın daha kötü olacak.Tomorrow, it will be worse.
Yarın sabah beni uyandırmayı unutmamalısın.You must not forget to wake me tomorrow morning.
Yarın 18.00'de Sakura otelde Bay Yamada'yı karşılayacağım.I'm going to meet Mr. Yamada at the Sakura Hotel tomorrow at 6 p.m.
Başbakan yarın bir duyuru yapacak.The prime minister will make an announcement tomorrow.
Yarın yağmur yağmazsa, Tom Mary ile birlikte pikniğe gitmeyi planlıyor.If it doesn't rain tomorrow, Tom plans to go on a picnic with Mary.
Eğer mümkünde bu işi yarına kadar yapın.Do this work by tomorrow if at all possible.
Yarın çalışıyorum.I'm working tomorrow.
Bugün okumak için üniversiteye gittim. Yarın tekrar gideceğim.Today I went to university to study. Tomorrow I will go again.
Yarın öğleden sonra izne ayrılıyorum.I'm taking tomorrow afternoon off.
Yarınki toplantıya gelir misin?Could you come to tomorrow's meeting?
Lütfen yarın beni tekrar arar mısınız?Could you please call me back tomorrow?
Yarın kar yağması bekleniyor.It's supposed to snow tomorrow.
Başbakan yarın bir basın toplantısı düzenleyecek.The Prime Minister will hold a press conference tomorrow.
Yarın ondan rica edeceğim.I will ask him tomorrow.
Sanırım yarın güneşli olacak.I think it will be sunny tomorrow.
Umarım yarın gelir.I hope he comes tomorrow.
Yarın yağmur yağacak.It will rain tomorrow.
Yarın Amerika Birleşik Devletleri'ne gidiyorum.I'm going to the United States tomorrow.
Yarın her şey iyi olacak.Everything is going to be alright tomorrow.
Yarın çok çalışacağım.I'll study hard tomorrow.
Umarım yarın daha iyi olur.I hope it's better tomorrow.
Lütfen yarına kadar ev ödevini teslim et.Please turn in your homework by tomorrow.
Sakin ol. Yarın ödülünü alacaksın.Stay calm. You'll have your reward tomorrow.
Yarın erkek arkadaşımla çilekli pasta ve pizza yiyeceğim.Tomorrow, I will eat strawberry cake and pizza with my boyfriend.
Yarından sonra boş vaktin var mı?Do you have any free time after tomorrow?
Yarın Tokyo'ya gitmek için planlarım var.I have plans to go to Tokyo tomorrow.
Yarın çok kar yağarsa bir kardan adam yapalım.If it snows a lot tomorrow, let's make a snowman.
Yarın erken kalkarsan, doğan güneşi görebilirsin.If you get up early tomorrow, you can see the rising sun.
Yarın sabah uğrayacağım.I'll pop in tomorrow morning.
Yarın beni bekleyebilirsin.You can expect me tomorrow.
Yarına kadar onu bitirmenize gerek yok.You don't need to finish it by tomorrow.
Bugünün dostları yarının düşmanlarıdır.Today's friends are tomorrow's enemies.
Yarın yürüyüşe gitmeyi planlıyoruz.We plan to go hiking tomorrow.
Yarın Bay Smith'i ziyaret etmeyi planlıyoruz.We plan to visit Mr. Smith tomorrow.
Onlar yarın evlenmek niyetindeler.They intend to get married tomorrow.
Yarın evlenmeyi planlıyorlar.They plan to get married tomorrow.
Yarın için hazırlıklar tamam mı?Are the preparations for tomorrow complete?
Yarın sözlüklerimizi derse getirmemiz gerekiyor mu?Do we need to bring our dictionaries to class tomorrow?
Yarın Bay Aoi'yi görmek için Kumamoto'ya gideceğim.I will go to Kumamoto to see Mr. Aoi tomorrow.
Bay Aoiyi görmek için yarın Kumamoto'ya gitmeyi planlıyorum.I plan to go to Kumamoto tomorrow to see Mr. Aoi.
Yarın yağmur yağarsa, gitmezler.If it rains tomorrow, they will not go.
Bugün, dün yarın için endişelendiğimiz gündür.Today is the tomorrow we worried about yesterday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod