yarının ile cümle

yarının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Anlamları ise "Çelik Adam", "Yarının Adamı" ve "Kripton'nun Son Oğlu".Navnet er opprinnelig et patronymikon, som betyr «Christians sønn» eller «Chrstoffers sønn».
Bu nedenle yarın için endişe taşımazlar, yarının rızkını bugünden düşünmezler.Pagi demi pagi Ia memberi hukum-Nya; itu tidak pernah ketinggalan pada waktu fajar.
Maçın ilk golüne imza atan Boutsianis, 50. dakikada bu kez ikinci yarının ilk golünü kaydetti.Boutsianis, yang mencetak gol pertama di babak pertama, mencetak gol pertama di babak kedua pada menit ke-50.
İkinci yarının başında Didier Drogba'nın yarı volesi ile Chelsea öne geçti.Empat menit setelah babak kedua berjalan, Didier Drogba memperbesar keunggulan Chelsea.
Yarının son gün olduğunu düşündükçe yalnız hissediyorum.明日が最終日だと思うと寂しいなあ。
Bu nedenle yarın için endişe taşımazlar, yarının rızkını bugünden düşünmezler.天下谓以人易珠,今日恐以人易珠亦不可得。
İlk yarının bitmesine 1 dakika kala, Suat Kaya pasını Gheorghe Hagi'ye doğru verdi.樓頂上面有一個大鐘,為蓋高利先生所贈。
Sky Captain ve Yarının Dünyası 2004 yılına ait bir Hollywood filmidir.월드 오브 투모로우(Sky Captain and the World of Tomorrow)는 2004년 공개된 SF 모험 영화이다.
Anlamları ise "Çelik Adam", "Yarının Adamı" ve "Kripton'nun Son Oğlu".Superman je nazivan "Čovjek od čelika", "Čovjek sutrašnjice" i "Posljednji sin Kriptona" od strane medija.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.Er ist Metallbauer.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.아버지는 판금 장인이셨는데, 미래의 자동차를 그려 보여주셨었죠.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.Que é um modelador de folha metálicas, ou seja, faz a concepção os carros futuristas.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.ある晩、母が見慣れないコンピューターを 家に持ち帰りました
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.A ma gyermekeinek, és a holnap gyermekének: ahogy soha többé, most van itt az idő.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Cho những đứa trẻ ngày hôm nay, cho đứa trẻ ngày mai, hiện tại chính là cơ hội không bao giờ trở lại.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Dla dzieci dziś, dla dzieci przyszłości. Drugiej szansy nie będzie, więc czas działać - teraz!
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.För barnen av i dag, för morgondagens barn som aldrig igen, det är nu det gäller!
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.우리의 아이들을 위해, 내일의 아이들을 위해 지금이 바로 그 때 입니다.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Para as crianças de hoje, para as crianças de amanhã é agora a altura, que nunca se repetirá.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Pentru copiii de astăzi, pentru copilul de mâine, pentru ultima oară, acum este momentul.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Per i bambini di oggi, per i figli del domani, mai come ora, è giunto il momento.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Por los niños de hoy, para los de mañana, como nunca, de nuevo, ahora es el momento.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Pre dnešné deti, pre dieťa zajtrajška: tak ako nikdy inokedy - teraz je ten čas!
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Tämän päivän lapselle ja huomisen lapselle hetki on nyt tai ei koskaan.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Untuk anak-anak di hari ini, untuk anak-anak di hari esok: sebab tak ada lagi lain kali, sekaranglah saatnya.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Voor de kinderen van nu, voor het kind van morgen, zoals nooit tevoren, het is nu tijd.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Za današnje otroke, za jutrišnje otroke, bolj kot kdajkoli, zdaj je pravi čas.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Για τα παιδιά του σήμερα, για το παιδί του αύριο, τώρα, περισσότερο από ποτέ, είναι η στιγμή.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.За децата на днешния ден, за децата на утрешния ден, както никога друг път, сега е моментът.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Ради сегодняшних детей, ради завтрашних детей, самое лучшее время для действий -- сейчас!
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.למען הילדים של היום, ולמען אלו של מחר, כמו שמעולם לא היה, עכשיו זה הזמן.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.من أجل أطفال اليوم، من أجل أطفال المستقبل، كما لم يحدث، الآن هو الوقت.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.そして明日の子供たちのために 今度ではな く 今が動くときなのです ありがとうございました
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Chúng là những gì tôi xem là thành phố tượng lai, thế giới đô thị mới.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Consider că acestea vor fi orașele de mâine, noua lume urbană.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Estas son lo que yo considero serán las ciudades del mañana, el nuevo mundo urbano.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.지금 보여드린 이 곳들을 저는 미래의 도시, 지금까지 감춰져 있던 새로운 도시의 모습이라고 생각합니다.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Queste sono quelle che io considero le città del domani, nel nuovo mondo urbano.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.São o que eu considero serem as cidades de amanhã, o novo mundo urbano.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Selon moi, ce sont les villes de demain, le nouveau monde urbain.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Sie sind was ich als die Städte von morgen betrachte, die neue urbane Welt.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Szerintem ez a jövő városa, az új városi világ.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Tak moim zdaniem wyglądać będą nasze miasta w przyszłości, w naszym nowym, zurbanizowanym świecie.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Ze zijn wat ik zie als de steden van morgen, de nieuwe stedelijke wereld.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Те са онова, което смятам за градове на утрешния ден, новият урбанистичен свят.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Я считаю их городами будущего, это — новый городской мир.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.אלה מה שאני מחשיב לערי המחר, העולם האורבני החדש.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.وتلكم ما أعتقد أنها ستكون مدن الغد، العالم الحضري الجديد.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.つまり新たな都市世界です なぜそうなるのでしょう?
Çünkü, bu yarının nasıl görüneceği ile ilgilidir.그것은 바로 이것이 미래의 모습이 될 수 있기 때문입니다.
Çünkü, bu yarının nasıl görüneceği ile ilgilidir.בגלל שככה יכול המחר להיראות:
Çünkü, bu yarının nasıl görüneceği ile ilgilidir.الجواب : لأن غدنا قد يكون على هذا الشكل :
Çünkü, bu yarının nasıl görüneceği ile ilgilidir.なぜなら これが明日を形作る物だからです テクノロジーが可能にする ボトムアップでグローバルなコラボレーション
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.Det vi vill skapa... Vi vill skapa morgondagens klassrum.
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.Je to preto, lebo chceme niečo vytvárať. Chceme vytvárať školské triedy zajtrajška.
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.Karena kami ingin menciptakan. Kami ingin menciptakan ruang kelas masa depan.
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.우리는 새로운 것을 만들고 싶기 때문입니다. 우리는 내일의 교실을 만들고 싶어요.
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.Mert a jövő, a jövő osztálytermét szeretnénk megteremteni.
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.Noi vogliamo creare. Vogliamo creare la classe del domani.
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.Parce qu'on veut créer. Nous voulons créer la classe de demain.

İlgili Sayfalar