yarını ile cümle
yarını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aşa yukarı yarınız bayan olanlar hayatınızın bir noktasında hamilelik testi almışınızdır.La metà di voi, all'incirca, che sono donne, ad un certo punto avrà fatto un test di gravidanza.
Aşa yukarı yarınız bayan olanlar hayatınızın bir noktasında hamilelik testi almışınızdır.La moitié d'entre-vous, en gros, qui sont des femmes, vous avez dû faire un test de grossesse.
Aşa yukarı yarınız bayan olanlar hayatınızın bir noktasında hamilelik testi almışınızdır.Mniej więcej połowa z was, będąca kobietami w którymś momencie będzie robić test ciążowy.
Aşa yukarı yarınız bayan olanlar hayatınızın bir noktasında hamilelik testi almışınızdır.Те из присутствующих, кто относится к женской половине, возможно, когда-то проходили тест на беременность.
Aşa yukarı yarınız bayan olanlar hayatınızın bir noktasında hamilelik testi almışınızdır.מחצית מכם, בקירוב, שהן הנשים, יתכן שערכו בדיקת היריון.
Aşa yukarı yarınız bayan olanlar hayatınızın bir noktasında hamilelik testi almışınızdır.نصفكم ، تقريبا ، وهم من النساء ، ربما قاموا في احدى المرات باختبار للحمل.
Aşa yukarı yarınız bayan olanlar hayatınızın bir noktasında hamilelik testi almışınızdır.女性ですが 妊娠テストを受けた人もいるでしょう その場合、たいていの器具は
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.En fait, ceci est quelque chose que la moitié d'entre vous, plus de la moitié, ne connaissent pas.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Faktisk er dette her noget som halvdelen af jer - mere end halvdelen af jer - ikke er fortrolige med.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In der Tat, das ist etwas mit dem die Hälfte von Ihnen, mehr als die Hälfte, nicht vertraut sein wird.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In realtà è qualcosa con cui circa metà di voi, più di metà di voi non ha alcuna familiarità.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In werkelijkheid is dit iets waar ongeveer de helft van u, meer dan de helft onbekend mee is.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.I själv verket är detta något som ungefär hälften av er, mer än hälften av er, inte är bekant med.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Itse asiassa, tämä ei ole puolellekaan teistä tuttu.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.실제로는 이건 말이죠. 여러분들 중 절반 쯤, 절반 이상에게는 친숙하지 않은 물건이죠.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Na verdade, isto é uma coisa com que metade de vós, mais de metade, não estarão familiarizados.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.(Risas) De hecho, esto es algo con lo que la mitad de ustedes, o más de la mitad, no estará familiarizado.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Tak naprawdę mam tu coś, czego połowa z was pewnie nie zna.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Thực ra, đây là một thứ mà một nửa trong số các bạn, hơn một nửa sẽ không quen.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Valójában ez valami, amit a közönség nagyjából fele, több mint fele, nem ismer.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Ve skutečnosti to je něco, co víc než polovina z vás nikdy neviděla.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Για την ακρίβεια, αυτό είναι κάτι που περίπου οι μισοί από σας, περισσότεροι από τους μισούς δε θα ξέρετε.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Всъщност, това е нещо, което мисля, че половината от аудиторията, дори повече от половината, не познават.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.На самом деле, это нечто, с чем примерно половина из вас, более половины из вас не знакомы.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.למעשה, זה משהו שבערך מחצית מכם, יותר ממחצית מכם, לא יכירו.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.للحقيقة, هذا الشئ نصفكم أو أكثر من النصف لا يعرفونه.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.皆さんの半数以上にはなじみのない物です 電気カミソリなんです ほらね
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.Er ist Metallbauer.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.아버지는 판금 장인이셨는데, 미래의 자동차를 그려 보여주셨었죠.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.Que é um modelador de folha metálicas, ou seja, faz a concepção os carros futuristas.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.ある晩、母が見慣れないコンピューターを 家に持ち帰りました
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Aposto que metade de vocês nunca ouviu falar em tal sítio.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Ich wette, die Hälfte von Ihnen hat noch nie von dieser Stadt gehört.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Ik durf wedden dat je nog nooit van die plek hebt gehoord.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Je parie que la moitié d'entre vous n'ont jamais entendu parlé de cet endroit.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.첼랴빈스크를 아시는 분은 많지 않으실 겁니다.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Pariez că jumătate dintre voi nici nu au auzit de acel loc.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Scommetto che la metà di voi non ha mai sentito nominare questo posto.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Seguro que nunca escucharon de ese lugar
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Założę się, że połowa z was nigdy o tym miejscu nie słyszała.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Обзалагам се, че половината от вас не си чували за това място.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.Я бъюсь об заклад, что половина из вас никогда не слышали об этом месте.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.אני מתערב שחצי מכם מעולם לא שמעו על המקום הזה
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.أراهن أنّ نصفكم لم يسمع من قبل قط عن ذلك المكان.
Bahse varım yarınız bu yerin adını duymamıştır.ロシアの南部です そこには
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.A ma gyermekeinek, és a holnap gyermekének: ahogy soha többé, most van itt az idő.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Cho những đứa trẻ ngày hôm nay, cho đứa trẻ ngày mai, hiện tại chính là cơ hội không bao giờ trở lại.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Dla dzieci dziś, dla dzieci przyszłości. Drugiej szansy nie będzie, więc czas działać - teraz!
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.För barnen av i dag, för morgondagens barn som aldrig igen, det är nu det gäller!
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.우리의 아이들을 위해, 내일의 아이들을 위해 지금이 바로 그 때 입니다.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Para as crianças de hoje, para as crianças de amanhã é agora a altura, que nunca se repetirá.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Pentru copiii de astăzi, pentru copilul de mâine, pentru ultima oară, acum este momentul.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Per i bambini di oggi, per i figli del domani, mai come ora, è giunto il momento.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Por los niños de hoy, para los de mañana, como nunca, de nuevo, ahora es el momento.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Pre dnešné deti, pre dieťa zajtrajška: tak ako nikdy inokedy - teraz je ten čas!
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Tämän päivän lapselle ja huomisen lapselle hetki on nyt tai ei koskaan.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Untuk anak-anak di hari ini, untuk anak-anak di hari esok: sebab tak ada lagi lain kali, sekaranglah saatnya.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Voor de kinderen van nu, voor het kind van morgen, zoals nooit tevoren, het is nu tijd.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Za današnje otroke, za jutrišnje otroke, bolj kot kdajkoli, zdaj je pravi čas.
Bugünün çocukları için, yarının çocuğu için, telafisi olmayan an, içinde bulunduğumuz zamandır.Για τα παιδιά του σήμερα, για το παιδί του αύριο, τώρα, περισσότερο από ποτέ, είναι η στιγμή.