Ana içeriğe geç
Sözlük

yarımada ile cümle

yarımada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şehir, Aare nehrinin oluşturduğu yarımadanın batısına doğru gelişmeye devam etti.Postupne mesto začalo prerastať západnú hranicu polostrova formovaného riekou Aare.
Güney Kore, Doğu Asya'da Kore Yarımadası'nın güney yarısında bulunan bir ülkedir.Južna Koreja obsega južni del Korejskega polotoka v Vzhodni Aziji.
Liaotung Yarımadası'ndaki en yüksek dağdır.Plast I je najvišji del hriba.
Malay Yarımadası veya Malakka Yarımadası.Male države na Malajskem polotoku.
Yarımadanın doğusunda Akabe Körfezi bulunur.Na začetku zaliva je ribogojnica.
Bu göçmen Arap kabileleri Arap Yarımadası'ndan gelmiş ve Ürdün topraklarına yerleşmişlerdir.Izhaja iz arabskih plemen, ki so se naselili v Zgornjem Egiptu.
Galler, Büyük Britanya adasının batısında bir yarımadadır.Wales je v glavnem gorata država na zahodni strani osrednjega juga Velike Britanije.
Antarktika Yarımadası, Antarktika kıtasının en kuzey uzantısıdır.Antarktidos pusiasalis – šiauriausia Antarktidos dalis.
Kent bir yarımada üzerine inşa edilmiş ve batı ile doğu olmak üzere iki limana sahiptir.Miestas įsikūręs pusiasalyje ir turi du tarptautinius uostus, esančius vakarinėje ir pietinėje miesto dalyse.
Malezya'nın Malay Yarımadası'nda hüküm sürmüş tarihi devlet.Taip susiformavo malajų istorinis arealas.
Kışları tropikal Afrika'ya, Arabistan Yarımadası'na ve Hindistan'a göç eden kuşlardır.Žiemoja tropikinėje Afrikoje, Arabijos pusiasalyje ir Indijoje.
İki türün arasındaki çizgi ise Sina Yarımadasıdır.Tai laiko tarpas tarp dviejų gretimų vidurdienių.
Yarımadanın yüzölçümü 1,421.24 km² olup nüfusu 2005 yılı itibarı ile 473,942'dir.Pusiasalio plotas siekia 1 421,24 km², gyventojų 2005 m. buvo 473 942.
Sparta, Peleponnese'de (Bugünkü Mora Yarımadası) Argos ve Achaia hariç tüm şehirler üstünde hâkimiyet kurdu.Sparta valdė visus Peloponeso miestus, išskyrus Argą ir Achają.
Arap Yarımadası'na gerçekleşen ilk ciddi göç 2. yüzyılda gerçekleşti.Pirmosios germanų gyvenvietės regione atsirado II amžiuje.
J1=%9 - Arap Yarımadası ile Kuzeydoğu Kafkasya karakteristiği.Ežeras telkšo ~ 9 ha dydžio pelkės šiaurrytinėje dalyje.
Porto Maurizio nehrin batı yakasında bulunan bir yarımada üzerindedir ve batı sahiline de uzantı gösterir.Porto Mauricijo yra vakariniame krante ir tęsiasi iki Ligūrijos jūros pakrantės.
Romalılar döneminde İber Yarımadası detaylı haritasıSenovės Egiptas nuo ištakų iki islamo Detalus Egipto žemėlapis
Yarımadadaki denize kıyısı olmayan tek bölgedir ve ülkenin de en küçük bölgelerinden biridir.Tai yra vienas tankiausiai gyvenamų šalies rajonų ir vienas iš dviejų, neturinčių priėmimo prie jūros.
Labrador Yarımadası Kanada'nın doğusunda yer alan büyük bir yarımadadır.Labradori poolsaar on suur poolsaar Kanada idaosas.
İsrail de Altı Gün Savaşı'nda ele geçirdiği Sina Yarımadası Mısır'a geri verdi.Lisaks andis Iisrael Egiptusele tagasi Siinai poolsaare, mille ta oli Kuuepäevases sõjas vallutanud.
Kesriye Yarımadası gölü ikiye ayırmaktadır.Järve keskel paiknev ahelik jagab järve kaheks.
Achaea Prensliği (1205–1432), Mora ya da Peloponnese yarımadasını kapsayan devlettir.Ahhaia vürstiriik (1205–1432), hõlmas Peloponnesose poolsaare.
Yarımada Hırvatistan, Slovenya ve İtalya arasında paylaşılmıştır.Istria on jagatud Horvaatia, Sloveenia ja Itaalia vahel.
Karpaz YarımadasıPõrgu Männikul
Jutland yarımadasının en büyük şehri olan Esbjerg, Danimarka'nın 5. büyük şehridir.Esbjerg on elanike arvult Taani viies linn.
Kışları tropikal Afrika'ya, Arabistan Yarımadası'na ve Hindistan'a göç eden kuşlardır.Talvitub troopilises Aafrikas, Araabia poolsaarel ja Indias.
Bazı savunucuları Kola Yarımadası, Finnmark, Torne Vadisi, İngriya ve Estonya'yı da dahil etmekteydi.Mõned idee pooldajad lisasid ka Ingerimaa, Eesti, Põhja-Finnmargi ja Tornio jõe oru.
Nogaylar Kırım yarımadasına akın yaparak ülkeyi talan ettiler.Mongolid vallutasid Jini riigi ... ... ...
(Kerç Yarımadası Muharebesi) Mihver kuvvetler Kırım'ın doğusunu temizlemek için taarruza geçtiler.Lüganuse kihelkonnaga liideti Maumi kirikukihelkonna idapoolsed mereäärsed alad.
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başındaki, günümüzde Kuzey ve Güney Kore olan, Kore Yarımadası'na bakalım.1800年代後半から1900年代初頭にさかのぼりましょう。
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başındaki, günümüzde Kuzey ve Güney Kore olan, Kore Yarımadası'na bakalım.Alors, si nous remontons à la fin des années 1800, début 1900, la péninsule coréenne,
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başındaki, günümüzde Kuzey ve Güney Kore olan, Kore Yarımadası'na bakalım.그 당시의 역사적인 배경을 먼저 알아봅시다.
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başındaki, günümüzde Kuzey ve Güney Kore olan, Kore Yarımadası'na bakalım.Se tu vai molti anni addietro, al tardo 1800 ed agli inizi del 1900,
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başındaki, günümüzde Kuzey ve Güney Kore olan, Kore Yarımadası'na bakalım.Takže keď pôjdeme späť až do neskorého 18. a skorého 19. storočia
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başındaki, günümüzde Kuzey ve Güney Kore olan, Kore Yarımadası'na bakalım.Voordat we het daadwerkelijke conflict van de Koreaanse oorlog behandelen
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başındaki, günümüzde Kuzey ve Güney Kore olan, Kore Yarımadası'na bakalım.لذا , لو رجعت الى
1910'da Kore Yarımadası resmen Japon İmparatorluğu'na katıldı.그러던 1910년, 한반도는
1910'da Kore Yarımadası resmen Japon İmparatorluğu'na katıldı.japonais. Puis, en 1910, la péninsule coréenne fut formellement annexée à l'empire Japonais.
1910'da Kore Yarımadası resmen Japon İmparatorluğu'na katıldı.وبعدها , في عام 1910م , كانت شبه الجزيرة الكورية
1910'da Kore Yarımadası resmen Japon İmparatorluğu'na katıldı.公には大日本帝国に統合されていました。
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.그곳에 있는 5000년된 이끼를 찾아가 보려고 합니다. 남극 반도에 살고 있는 생물이죠.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.5,000年生きている苔を 見つけたいのです このプロジェクトにはあと2年間
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Azért fogok odautazni, hogy megkeressek egy 5000 éves mohát, ami az Antarktiszi-félszigeten él.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Da will ich hin, um 5000 Jahre altes Moos zu finden, das auf der Antarktischen Halbinsel lebt.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Estoy tratando de viajar hasta allí para encontrar musgo de 5.000 años que vive en la Península Antártica.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Eu estou a tentar lá ir para encontrar um musgo com 5000 anos que vive na península Antártica.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Încerc să călătoresc acolo ca să găsesc muşchi de 5.000 de ani, care trăieşte în Peninsula Antarctică.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Jeg vil forsøge at rejse derned for at finde 5'000 år gammelt mos, som lever på den Antarktiske Halvø.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.J'essaye de m'y rendre pour voir cette mousse vieille de 5000 ans qui vit dans la péninsule antartique.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Mam zamiar tam pojechać i znaleźć liczący sobie 5 000 lat mech, który rośnie na Półwyspie Antarktycznym.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Pokúšam sa tam vycestovať, aby som našla 5 000 rokov starý mach, ktorý žije na Antarktickom poloostrove.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Saya akan mencoba ke sana untuk menemukan lumut berusia 5.000 tahun yang hidup di Semenanjung Antartika.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Sto cercando di andare laggiù per cercare un muschio di 5.000 anni, che vive nella penisola antartica.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Tôi sẽ cố gắng tới đó để tìm loại rêu 5000 năm tuổi, nằm ở Bán đảo Nam Cực.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Опитвам се да пътуват дотам, за да намеря 5000 годишен мъх, който живее на Антарктическия полуостров.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.Я хочу отправиться туда, чтобы найти 5000-летний мох, который обитает на Антарктическом полуострове.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.אני מנסה להגיע לשם כדי לאתר טחב בן 5,000 שנה, שחי בחצי האי האנטארקטי.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.فأنا أحاول الذهاب إلى هناك لإيجاد طحلب يبلغ من العمر 5 آلاف عام يعيش في شبه الجزيرة القطبية الجنوبية
Arap Yarımadası'nda bir El-Kaide,아라비아 반도에도 알 카에다가 있으며
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yarımada ile cümle - Sayfa 11 - yarımada kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App