Ana içeriğe geç
Sözlük

yarı ile cümle

yarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yarım saat önce başlamalıydın.You ought to have started half an hour ago.
Lütfen yarım saat sonra geri gel.Please come back after half an hour.
Yarım saate gelirim.I'll be over in half an hour.
Yarım saat içinde geleceğim.I'll be over in half an hour.
Yaklaşık yarım saat bekletildim.I was kept waiting for nearly half an hour.
Yarım saat boyunca denedikten sonra kapıyı kırarak açmayı başardık.We succeeded in breaking the door open after trying for half an hour.
O yarım saat sürdü.It took half an hour.
İki şirket birbirleri ile yarışıyor.The two companies are competing with each other.
İlk yarıyıldan bu yana notlarım düzeldi.My grades have improved since first semester.
12 ila 18 arasında değişiklik gösteren birçok erkek ve kız yarışmaya katıldı.Many boys and girls ranging from 12 to 18 entered the contest.
On takım ödül için yarıştı.Ten teams competed for the prize.
"Yarın yağmur yağacak mı?" "Umarım yağmaz.""Will it rain tomorrow?" "I hope not."
"Yarın piyano çalacak mısın?" "Hayır, çalmayacağım.""Will you play the piano tomorrow?" "No, I won't."
"Yarın yüzecek mi?" "Evet, yüzecek.""Is he going to swim tomorrow?" "Yes, he is."
"Bugünün işini yarına bırakma" bir atasözüdür."A stitch in time saves nine" is a proverb.
Bayrak yarışında Yankiler fark atıyorlar.The Yankees are running away with the pennant race.
Yarın sabah altıda kalkmak zorunda kalacaksın.You will have to get up at six tomorrow morning.
Yarın bu odayı kullanmana izin verilecek.You will be allowed to use this room tomorrow.
Yarın okula gitmesen iyi olur.You'd better not go to school tomorrow.
Final oyunu yarına ertelendi.The final game was postponed to tomorrow.
Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.Keep your eyes wide open before marriage, half shut afterwards.
Konuşmanın yarısında o hasta hissetmeye başladı.Halfway through the lecture, she began to feel sick.
Ne olursa olsun yarın başlayacağız.Rain or shine, I will start tomorrow.
Her halukârda yarın başlayacağım.Whether it rains or shines, I will start tomorrow.
Lise beyzbol takımları turnuvada birbirleriyle yarıştı.High school baseball teams competed with one another at the tournament.
Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Yarım kürededir.The United States is in the Northern Hemisphere.
O artık zamana karşı bir yarıştı.It was now a race against time.
Bugün yapabileceğin şeyi yarına bırakma.Never put off till tomorrow what you can do today.
Bugün veya yarın öğleden sonra size gelebilir miyim?Can I come to you this afternoon or tomorrow afternoon?
Bugünkü hava durumu tahmini yarın havanın muhtemelen iyi olacağını söylüyor.Today's weather forecast says that it is likely to be fine tomorrow.
Bugün yağmur yağıyordu. Yarın nasıl olacak?It was raining today. What'll it be like tomorrow?
Yarın başka bir gün olacak.Tomorrow is another day.
Bugün oldukça soğuk, ama sanırım yarın oldukça sıcak olacak.It's rather cold today, but I think it'll be fairly warm tomorrow.
Bugün gelmektense yarın gelmeni tercih ederim.I'd rather you came tomorrow than today.
Yine bugün oldukça soğuk, ama yarın sıcaklığın yükselmesini bekliyoruz.It is rather cold again today, but tomorrow we expect the temperature to rise.
Hatoyama at yarışında kumar oynayarak ailesini desteklediğini söylüyor.Hatoyama says that he supports his family by gambling on horse racing.
Geçen yıl Nagoya'da bir bisiklet yarışı düzenlendi.A bicycle race was held in Nagoya last year.
İş yokluğu yüzünden, personelin yarısı işten çıkartıldı.Because of a shortage of work, half the staff was discharged.
İş yarım yapıldı.The job is half done.
İşin yarısını yaptım ve şimdi bir mola verebilirim.I've done half the work, and now I can take a break.
İşini yarım bitmiş bırakma.Don't leave your work half finished.
İşini yarıda bırakma.Don't leave your work half done.
Yarın yapmak istediğim ilk şey, iyi bir yarım zamanlı iş bulmaktır.The first thing I want to do tomorrow is to find a good part-time job.
Yarın maalesef sana yardım edemeyeceğiz.I'm afraid we won't be able to help you tomorrow.
Bizim için sürpriz oldu, Emi 400 metre yarışını kolaylıkla kazandı.To our surprise, Emi won the 400-meter race with ease.
Yarın tenis oynayıp oynamayacağımız havaya bağlı.Whether we play tennis tomorrow depends on the weather.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşıyoruz.We are living in the latter half of the twentieth century.
Yarın akşam bir partimiz var.We have a party tomorrow evening.
Yarın göle doğru bisiklet süreceğiz.We are going to cycle to the lake tomorrow.
Yarın ayrılacağız.We are going to leave tomorrow.
Biz yarışmaya katıldık.We took part in the contest.
Tekneye Yarım Ay ismini verdik.We named the boat the Half Moon.
Biz oturma odamızın yarısını kaplayan büyük bir piyano aldık.We bought a grand piano which took up half of our living room.
Biz trafikte yarım saat kadar durdurulduk ve bu yüzden geç vardık.We were held up for half an hour in the traffic and so we arrived late.
Dün gece televizyondaki yarışma programını beğendik.We enjoyed the quiz show on television last night.
Kalkışı yarına kadar erteledik.We put off the departure till tomorrow.
Biz gece yarısı Londra'ya vardık.We reached London at midnight.
Gece yarısına kadar telefonda konuştuk.We talked on the phone until midnight.
Yarın değil öbür gün yola çıkıyoruz.We're leaving the day after tomorrow.
Yarın sizi ziyaret edeceğiz.We'll visit you tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yarı ile cümle - Sayfa 6 - yarı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App