yaptırma ile cümle

yaptırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Fakat Montand 1990 yılında DNA testi yaptırmayı reddetti.Taavitsainen suoritti paikalla koekaivauksen vuonna 1990.
Gymnaso ise idman yaptırmak manasına gelir.Moodlella voi rakentaa kursseja.
Birine bir şey yaptırmak için zor kullanmak, kişiyi bir şey yapmaya zorlamak anlamında.Heitä haittaisi, jos joku yrittäisi tuputtaa heille jotain väkisin.
Bu sebeple, fetih yerine bir duvar yaptırmaya karar verdi.Έτσι αποφάσισε να κτίσει ένα τείχος.
Buna rağmen hiç pap smear yaptırmamış kadınların sayısı da hayli fazladır.Ωστόσο, οι υποθέσεις για την Αθάνατη Αγαπημένη είναι αρκετές.
Annesi bir kuafördür ve sık sık annesine saçlarını yaptırmaktadır.Είναι παντρεμένη και έχει την τάση να αλλάζει συχνά τα μαλλιά της.
Bir rinoplasti yaptırmadım fakat çevremdeki her bekar kız bunu yaptı.Jeg fik ikke en næseoperation, og hver eneste pige omkring mig gjorde.
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.Tato juga dapat meningkatkan risiko penularan hepatitis C hingga dua atau tiga kali lipat.
Prokopia, başlangıçta isteklerini yaptırmak konusunda kardeşini ikna edemedi.Prokopia gagal membujuk kakandanya untuk pergi bersama menuruti keinginannya pada awalnya.
Yabancı ziyaretçiler ancak girişte yetkililere kayıt yaptırmaları gerekmektedir.Tuy nhiên người nước ngoài phải đăng ký với chính quyền khi nhập cảnh.
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.Xăm làm tăng nguy cơ mắc bệnh viêm gan siêu vi C gấp 2 đến 3 lần.
Firavunlardan özellikle II. Ramses birçok tapınak yaptırmasıyla belirginleşmiştir.Hầu như đô thị Ai Cập nào cũng được Ramesses II xây dựng thêm thật nhiều đền đài.
Roma diktatörü Aulus Postumius Albinus savaşı kazanmaları durumunda bir tapınak yaptırmayı adadı.この戦いの前に、ローマの独裁官アウルス・ポストゥミウス・アルブスは、戦いに勝ったらディオスクーロイの神殿を建立することを誓った。
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.刺青會增加罹患C型肝炎二至三倍的風險。
Şirket, üretiminin tamamına yakınını Uzak Doğu Asya'daki atölyelerde yaptırmaktadır.會繼承家族在東京都地區擁有龐大的產業。
En sonunda 1908’de Prusya’da kadınların üniversiteye kayıt yaptırmalarına izin verilmiştir.至到1909年普鲁士才正式允许妇女进入大学。
Fakat Montand 1990 yılında DNA testi yaptırmayı reddetti.דנמרק לא הצליחה להעפיל למונדיאל 1990.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Нора среща втория си съпруг – Брус Уайлдър, когато го наема да направи етажерки за книги в дома ѝ.
Birine bir şey yaptırmak için zor kullanmak, kişiyi bir şey yapmaya zorlamak anlamında.Би ги разстроило, ако някой ги принуждава да приемат нещо.
Bu özelliklere sahip kişilerin glokom yönünden göz muayenelerini yaptırmaları uygun olur.Целта е да се определи дали тези експресии на лицето са универсални.
Bu sebeple, fetih yerine bir duvar yaptırmaya karar verdi.Вместо това той решава да построи замъка си на неизползвана земя.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Nora Roberts su savo antru vyru Bruce Wilder susipažino jam tvirtinant keletą knygų lentynų jos namuose.
Yeni araçlar için ordunun tanesi 3.9 milyon dolardan yeni taşıyıcı yaptırması gerekiyordu.Vahejuhtumi järel kutsus autotootja remonti 4,3 miljonit masinat.
Ah! Cidden! Bu terbiyesiz herif!<br />Şimdi bana ne yaptırmak istiyor?اه ,حقا , ماذا يريد هذا النذل الوقح , ماذا يريد مني ان افعل الان
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B.A. Je n'ai jamais fait de test génétique.
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B.A. Nikdy som nemal genetický test.
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B.A. Nu am făcut vreun test genetic.
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B.A. Nunca fiz um teste genético,
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B. Yaptırdım ve işte sonuçlar buradaA. 유전자 검사들 받은 적이 없다, B. 검사를 받았다, 자 여기 있습니다,
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B. Yaptırdım ve işte sonuçlar buradaA. Ich hatte nie einen genetischen Test, B. Ich hatte einen, und jetzt kommts:
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B. Yaptırdım ve işte sonuçlar buradaC: 受けたがそれについては答えない
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B. Yaptırdım ve işte sonuçlar buradaא. מעולם לא עברתי בדיקה גנטית, ב. עברתי בדיקה גנטית - מצורפת,
A. Hiç genetik test yaptırmadım, B. Yaptırdım ve işte sonuçlar buradaأ. لم أجر أبدا اختبارا جينيا، ب. أجريت واحدا،
Alan bizim yaptığımızın tam tersini yaptırmaya çalışıyor. -Donc on dirait que le champ fait toujours exactement l'inverse de ce qu'on essaye de faire.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.그리고 다음으로, 예방접종을 장려하기 위해 참여하는 모든 사람들에게 편두 1kg을 주었습니다.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Ale tým, že sa motivovalo k očkovaniu, darovaním kila šošovice každému kto sa zúčastnil.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Dar pe lângă asta, să stimulezi vaccinarea dai un kilogram de linte oricui participă.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Derudover at gøre det attraktivt at blive vaccineret ved at give et kilo linser til alle der deltager.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Dessutom, för att ytterligare bättra på incitamenten fick alla som deltog ett kilo linser.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Jako dodatkową zachętę dawano szczepionym kilogram soczewicy.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Mais aussi, on encourageait cette vaccination en donnant un kilo de lentilles à chaque participant.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Mas, em segundo lugar, incentivar essa vacinação oferecendo um quilo de lentilhas a todas as participantes.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Navíc ale motivovali k očkování tím, že všem, kdo se zúčastnili, darovali kilo čočky.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Pero en segundo lugar, incentivar esa vacunación dando un kilo de lentejas a todo el que partipase.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Tuy nhiên, hoạt động tiêm chủng còn được khuyến khích hơn bằng cách cho mỗi người đến tham gia một kí đậu.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.И на второ място, за да поощриш ваксинирането даваш килограм леща на всеки, който е участвувал в него.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Но тут придумали второй элемент стимулирования: каждой участник кампании получает килограмм чечевицы.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.ומישהו אומר, "אז מה אתם עושים על מנת למגר את העוני העולמי"?
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.ثانياً، بتحفيز التطعيم بتقديم كيلو من العدس لكل شخص قام بالمشاركة.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.参加者全員にレンズ豆を1kg配ったのです 本当にちょっとしたことです
Ama konu sensen, insanların sana istediklerini yaptırmasına izin veremezsin.Per il vocabolario, per l'ortografia e tutto.
Ama konu sensen, insanların sana istediklerini yaptırmasına izin veremezsin.Słownictwo, wymowę i to wszystko.
Ama konu sensen, insanların sana istediklerini yaptırmasına izin veremezsin.Vocabulário, ortografia e tudo.
Ama konu sensen, insanların sana istediklerini yaptırmasına izin veremezsin.Vocabulario, ortografía y todo
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Aber ich habe mich gegen diese Behandlung entschieden.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ale rozhodol som sa nepodniknúť túto liečbu.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ale stejně jsem se rozhodl tuto léčbu nepodstoupit.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ale zdecydowałem nie poddawać się temu leczeniu.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Ampak odločil sem se proti temu posegu.
Ama yine de bu işlemi yaptırmamaya karar verdim.Dar m-am hotărât să nu fac acest tratament.

İlgili Sayfalar