yaptırma ile cümle
yaptırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu yaptırmak için bir saatin var.You have one hour to get this done.
Tom'a yapmasını istediğimiz şeyi yaptırmanın bir yolunu bulmak zorundayız.We have to figure out a way to make Tom do what we want him to do.
Önümüzdeki pazartesi günü için rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation for next Monday.
Bunu yaptırmanın en iyi yolu hakkında düşünmeye devam edelim.Let's keep thinking about the best way to get this done.
Bunu yaptırmaya odaklanalım.Let's focus on getting this done.
Bunu yaptırmaya çalışalım.Let's try to get this done.
Sadece işimi yaptırmak istiyorum.I just want to get my work done.
Gerçekten bu işi yaptırmak istiyorum.I really want to get this work done.
Tom göğsüne bir dövme yaptırmak istiyor.Tom wants to get a tattoo on his chest.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap.If you want something done right, do it yourself.
Ben bunu zamanında yaptırmak için ihtiyacı vurgulamak istiyorum.I want to emphasize the need to get this done on time.
Bir şey yaptırmak istiyorsan onu çoğunlukla kendin yapmalısın.If you want something done, you often have to do it yourself.
Tom sana yapmak istemediğin bir şey yaptırmayacak.Tom isn't going to make you do anything you don't want to do.
Hiç kimse sana bir şey yaptırmadı.No one made you do anything.
İşi yaptırman gerekiyor.You need to get the job done.
Bana tahmin yaptırma.Don't make me guess.
Onu Tom'a yaptırma.Don't let Tom do it.
Onu bana yaptırma.Don't make me do it.
Bana bunu tekrar yaptırma.Don't make me do it again.
İşi zamanında yaptırmanın tek yolunun o olduğunu varsayıyorum.I assume that was the only way to get the job done in time.
Tom için uçak rezervasyonu yaptırmak zorunda kaldım.I had to book a flight for Tom.
Bunu yaptırmalıyım.I need to get this done.
Bunu yaptırmak için ödeme yaptım.I paid to have this done.
Bugün bunu gerçekten yaptırmak zorundayım.I really have to get this done today.
Bunu yaptırmak için hala yeterli zamanım var gibi görünüyor, sanırım.I still have just enough time to get this done, I think.
Onun yapması gerekeni neden Tom'a yaptırmadıklarını merak ediyorum.I wonder why they didn't make Tom do what he was supposed to do.
Bunu yaptırman için sana üç gün vereceğim.I'll give you three days to get it done.
Sana hiç bir şey yaptırmayacağım.I'm not going to make you do anything.
Ben bir dövme yaptırmayı düşünüyorum.I'm thinking of getting a tattoo.
Her şeyi yaptırmak için bir günde yeterli saat yok gibi görünüyor.It seems like there are never enough hours in a day to get everything done.
Tom Mary'ye her şeyi yaptırmak için yeterli zamanını olmadığını söyledi.Tom told Mary that he didn't have enough time to get everything done.
Tom'un ödevini zamanında yaptırması zordu.It was hard for Tom to get his homework done on time.
Bunu yaptırmak için hâlâ yeterli zaman var.There's still enough time to get this done.
Tom her zaman istediğini yaptırmaz.Tom doesn't always get his way.
Bütün işini yaptırmada herhangi bir sorun yaşadın mı?Did you have any problem getting all your work done?
Dövme yaptırmak aptalca bir fikir.Getting a tattoo is a stupid idea.
Onu bizim için Tom'a yaptırmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should have Tom do that for us.
Bunu bizden birine yaptırmalısın.You should have one of us do it.
Köpeğe banyo yaptırmak için kimin sırası?Whose turn is it to give the dog a bath?
Tom hasta olmasına rağmen ev ödevini zamanında yaptırmayı planlıyor.Although Tom is sick, he plans to get his homework done on time.
Tom'a ev ödevini yaptırmak gerçekten o kadar kolay değil.It's just not that easy to get Tom to do his homework.
Bunu yaptırmak için bir haftan vardı.You had a week to get this done.
Tom ve Mary aynı dövmeyi yaptırmaya karar verdiler.Tom and Mary decided to get the same tattoo.
Tom ev ödevini zamanında yaptırmadığı için iyi bir nedeni vardı.Tom had a good reason for not having his homework done on time.
Tom işleri doğru yaptırmaktan daha çok işleri yaptırmakla daha ilgili görünüyor.Tom seems more interested in getting things done than in getting things done right.
Az sonra Berlin'e uçuş rezervasyonumu yaptırmayı planlıyorum.I am planning to book my flights to Berlin soon after.
Ben hâlâ Almanya'ya uçuş rezervasyonumu yaptırmadım.I've still not booked my flights to Germany.
Yapmak istemediğin bir şeyi sana yaptırma isteğim yok.I have no wish to make you do anything you don't want to do.
Ben Tom'a dövme yaptırmanın yapılacak aptalca bir şey olacağını söyledim.I told Tom that getting a tattoo would be a stupid thing to do.
Yarına kadar onu yaptırmayı umuyoruz.We're hoping to have it done by tomorrow.
Sadece en kısa sürede bunu yaptırmamız gerekiyor.We just need to get this done as soon as possible.
Bunu zamanında yaptırmak için bir yol bulabileceğimizden eminim.I'm sure we can figure out a way to get this done on time.
Bunu yaptırmak için bir yol bulabileceğimize eminim.I'm sure we can figure out a way to get this done.
Lütfen onu bana tekrar yaptırma.Please don't make me do that again.
Tom 2.30'dan önce onu yaptırmak için çok çalışıyor.Tom is trying very hard to get that done before 2:30.
Soru bunu zamanında nasıl yaptırmak.The question is how to get this done in time.
Bunu yaptırmak için yarın 2.30'a kadar zamanınız var.You've got until 2:30 tomorrow to get this done.
Hâlâ ev ödevimi yaptırmam.I still don't have my homework done.
Sadece yapacağını söylediğin şeyi sana yaptırmaya çalışıyorum.I'm just trying to get you do what you said you'd do.
Hiç kimse sana bir şey yaptırmaya çalışmıyor.Nobody's trying to make you do anything.
İlgili Sayfalar