yaptırma ile cümle
yaptırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
Tek kişilik oda rezervasyonu yaptırmak istiyorum.I'd like to reserve a single room.
Rezervasyon yaptırmak zorundasın.You have to make a reservation.
Saat altıya kadar bir şekilde onu yaptırmalıyım.I must have it done somehow by six.
Kan testi yaptırmanı istiyorum.I'd like you to have a blood test.
Bu akşam için rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation for tonight.
İşi yaptırmak için hepimiz dışarı çıktık.We went all out to get the job done.
Yarın golf oynamak için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation to play golf tomorrow.
Yeni bir takım elbise yaptırmalıyım.I must get a new suit made.
Ben bir koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum.I'd like to reserve a seat.
Hayal gücüne egzersiz yaptırmalısın.You must exercise your imagination.
Bir makyaj testi yaptırmam lazım.I've got to take a make-up test.
Bir makyaj testi yaptırmam gerekiyor.I've got to take a make-up test.
Göğüs kanseri için bir test yaptırmak istiyorum.I'd like to have a test for breast cancer.
Saçımı yaptırmak zorundayım.I've got to fix my hair.
Onu ona tek başına yaptırma.Don't let him do it alone.
Üniversiteye kayıt yaptırmasına izin verilmedi.He was not allowed to enroll in the college.
O işi yaptırmak için beni zorladı.She forced that task on me.
O görevi bana yaptırmak için beni zorladı.She forced that task on me.
İşi yaptırmak için çok çalıştı.She worked hard to get the work done.
Onlar yarına kadar işi yaptırmamda ısrar ettiler.They insisted on my getting the work done by tomorrow.
Saçını yaptırmak için kuaföre gitti.She went to the hairdresser's to have her hair done.
Saçlarını yaptırmak için kuaföre gitti.She went to the hairdresser's to have her hair done.
Öbür güne kadar işimi yaptırmalıyım.I must get my work done by the day after tomorrow.
Yarın saat 6 için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation for 6 p.m. tomorrow.
Yarın akşam yemeği için rezervasyonlar yaptırmak istiyorum.I'd like to make reservations for dinner tomorrow.
Almayı istediğimiz derslere kayıt yaptırmak için yarın okula gidiyoruz.Tomorrow we go to school to sign up for the classes we want to take.
Yarına kadar alacağımız kurslar için kayıt yaptırmalıyız.We must register for the courses that we're going to take by tomorrow.
Bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation.
Raporu pazartesiye kadar yaptırmalısın.You must have the report done by Monday.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you have to do it yourself.
Sağlık sigortası yaptırmalıyım.I need to purchase health insurance.
İstediğini yaptırmak için onu baştan çıkaracağına inanıyor.He hopes to entice her into doing what he wants.
O, onu istediğini yaptırmaya ikna edeceğini sanıyor.He is hoping to entice her into doing what he wants.
Köpeğinize egzersiz yaptırmak için en sevdiğiniz şey nedir?What's your favorite way to exercise your dog?
Şu ana kadar dövme yaptırmayı düşündünüz mü?Would you ever consider getting a tattoo?
Tom ödevini zamanında yaptırmak için bile uğraşmadı.Tom didn't even try to get his homework done on time.
Tom ve Mary ilk çocuklarından sonra bir ev yaptırmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to have a house built after they have their first child.
Biz paket yaptırmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we need a doggy bag.
Tom işleri çabucak yaptırmak istedi.Tom wanted to get things done quickly.
Tom ev ödevini onun için Mary'ye yaptırmaya çalıştı.Tom tried to get Mary to do his homework for him.
Tom işlerini Mary'ye yaptırmaya çalıştı.Tom tried to get Mary to do his chores.
Tom işleri asla zamanında yaptırmayan bir üne sahip.Tom has a reputation of never getting things done on time.
Tom işleri asla zamanında yaptırmamakla ünlüdür.Tom has a reputation of never getting things done on time.
Tom bir kolera aşısı yaptırmak zorunda kaldı.Tom had to get a cholera shot.
Tom bugün bir şey yaptırmadı.Tom didn't get anything done today.
Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.Tom definitely had enough time to get the job done.
Onu yaptırmak için çok iyi bir yol biliyorum.I know a very good way to get it done.
Saçınızı nasıl yaptırmak istersiniz?How would you like your hair done?
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
Bir şey yaptırmak istiyorsan bunu meşgul bir insanın yapmasını iste.If you want something done, ask a busy person to do it.
Yapmak istemediğin hiçbir şeyi sana yaptırmayacağım.I won't make you do anything you don't want to.
Onu Tom'a yaptırmayı nasıl başardın?How did you manage to get Tom to do that?
Bir şey yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap!If you want something done, do it yourself!
Bana bunu yaptırma.Don't make me do this.
Bunu bana zor şekilde yaptırma.Don't make me do this the hard way.
Sadece bunu bana tekrar yaptırma.Just don't make me do this again.
Tom Mary'nin bir dövme yaptırmasını istedi.Tom wanted Mary to get a tattoo.
Tom Mary'in dövme yaptırmasını istemedi.Tom didn't want Mary to get a tattoo.
Rezervasyon yaptırmaya çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should try to get a reservation.
İlgili Sayfalar