yaptırma ile cümle
yaptırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İki yaşında biri için bu, dövme yaptırmak gibi bir şey.לילד בן שנתיים זה כמו קעקוע.
İki yaşında biri için bu, dövme yaptırmak gibi bir şey.لعمر سنتين ذلك يعتبر مثل وشم.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.제가 한 20대 중반일 때부터 하나 할까 하고 생각했었습니다 하지만 일부러 정말 오래 기다렸죠
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.All'inizio ho cominciato a pensare di farmelo verso i 25, ma ho aspettato a lungo deliberatamente.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Comecei a pensar em fazê-la com 20 e tal anos, mas esperei, deliberadamente, muito tempo.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Ik begon erover na te denken toen ik in de twintig was, maar ik heb expres heel lang gewacht.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.J'ai d'abord commencé à penser à le faire faire vers 25 ans, mais j'ai délibérément attendu très longtemps.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Lúc đầu tôi nghĩ đến việc vẽ xăm vào lúc trung tầm 20 tuổi, nhưng sau đó tôi cố tình đợi một thời gian rất dài
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Mă gândeam să-mi fac unul cam pe la 25 de ani, dar în mod deliberat am aşteptat mult timp.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Pensé tener mi primer tatuaje a mitad de los 20 años, pero deliberadamente esperé un tiempo.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Poprvé jsem o něm začala uvažovat, když jsem byla "dvacátnice," ale schválně jsem čekala opravdu dlouho.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Saya mulai berpikir untuk memiliki tato di pertengahan usia 20-an namun saya sengaja menunggu cukup lama.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Πρώτη φορά ξεκίνησα να σκέφτομαι να το κάνω περίπου στα 25 μου, αλλά σκόπιμα περίμενα πολύ καιρό.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Я начала задумываться о том чтобы сделать тату в свои 25, но я намерено не спешила.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.התחלתי לחשוב לראשונה על לעשות קעקוע באמע שנות ה-20 שלי, אבל בכוונה חיכיתי המון זמן.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.حيث بدأت أفكر في الوشم على جسدي في منتصف العشرينات من عمري ولكنى إنتظرت بصورة متعمدة مدة طويلة لكي أرسمه.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.すぐに実行せず、じっくり慎重に考えました。 誰でも知っているとおり
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.C'est extrêmement difficile d'attirer les gens pour ce genre de travail.
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.É extremamente difícil atrair pessoas para esta indústria.
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.E extrem de greu să atragi lumea în acest domeniu.
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.Es difícil atraer a gente en esta industria.
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.Het is erg moeilijk om mensen aan te trekken in deze tak van werk.
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.In questo settore č difficile trovare personale.
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.Malokdo izbere tak poklic.
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.Είναι πολύ δύσκολο να προσελκύσεις κόσμο σε αυτή τη δουλειά.
İnsanlara bu işi yaptırmak çok zor.Привлекать людей к работе в нашем деле крайне тяжело.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorContrata-os para que o edifício seja feito, para que esteja dentro do orçamento.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorEllos los están contratando para tenerlo terminado, bajo el presupuesto.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorHọ thuê kiến trúc sư để làm xong việc, làm việc cho vừa ngân sách.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorÎi angajează să execute lucrarea, respectând bugetul.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorIls les engagent pour que le travail soit fait, que le budget soit tenu.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyor작업을 기한과 예산에 맞춰 마치고
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorMereka menyewa arsitek untuk menyelesaikan proyek, sesuai anggaran.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorZatrudniają go po to żeby coś było skończone, mieściło się w budżecie.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorНаемат ги, за да свършат работа, да се впишат в бюджета.
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorהם מעסיקים אותם כדי שיגרמו לזה לקרות, יעשו את זה בתקציב,
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyorإنهم يستأجرونهم ليقوموا بإنجاز العمل، وبالميزانية المحددة
İşleri yaptırmak ve bütçeye bağlı kalmak için tutuyor予算通りに仕事を終えるために雇い 礼儀正しくさせて
İşte size ispatı. Bir kere fason iş yaptırmazlardı.Stellen sie sich vor sie würden ihr Unternehmen niemals ins Ausland verlagern.
İşverenin işçilerine kaza sigortası (tapaturmavakuutus) yaptırma sorumluluğu vardır.Arbetsgivaren ska teckna en olycksfallsförsäkring (tapaturmavakuutus) åt sina anställda.
İşverenin işçilerine kaza sigortası (tapaturmavakuutus) yaptırma sorumluluğu vardır.L’employeur doit contracter une assurance accident (tapaturmavakuutus) à l’attention de ses employés.
İşverenin işçilerine kaza sigortası (tapaturmavakuutus) yaptırma sorumluluğu vardır.Työnantajan on otettava työntekijöilleen tapaturmavakuutus.
İşverenin işçilerine kaza sigortası (tapaturmavakuutus) yaptırma sorumluluğu vardır.Работодатель обязан застраховать своего работника от несчастного случая (tapaturmavakuutus).
İşverenin işçilerine kaza sigortası (tapaturmavakuutus) yaptırma sorumluluğu vardır.يجب على رب العمل أن يعمل للعمال لديه تأمين الحوادث (tapaturmavakuutus).
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Abbiamo impiegato parecchio tempo per convincerle a farlo.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.A durat aşa de mult să convingem aceste furnicuţe să facă asta.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Det tog så lang tid at få disse myrer til at gøre dette.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Długo trenowaliśmy te mrówki!
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı. (Kahkahalar)Ça a pris tellement de temps de faire faire ça à ces fourmis (Rires)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı. (Kahkahalar)(Gelächter)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı. (Kahkahalar)Het kostte zo veel tijd om deze mieren dit te laten doen (Gelach)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı. (Kahkahalar)Отне ни толкова време, да накараме мравките да правят това... (смях)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.개미가 움직이는 이 모습을 찍는데 아주 오랜 시간이 걸렸거든요.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Nagyon sok időt vett igénybe rávenni erre a hangyákat. (Nevetés)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Rất mất thời gian để bắt lũ kiến làm việc đó.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Tomó mucho tiempo hacer que estas hormigas hagan esto.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Trvalo dlouho, než mravenci začali dělat, co jsem po nich chtěl.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Trvalo hrozne dlho k tomu tie mravce prinútiť.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Μας πήρε πολύ καιρό να αναγκάσουμε τα μυρμήγκια να το κάνουν αυτό.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.לקח כל כך הרבה זמן לגרום לנמלים האלה לעשות את זה.