yaptır ile cümle

yaptır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu onlara yaptırdın, değil mi?You made them do it, didn't you?
Bunu ona yaptırdın, değil mi?You made him do it, didn't you?
Onu onlara neyin yaptırdığını merak ediyorumI wonder what made them do that.
Onu ona neyin yaptırdığını merak ediyorum.I wonder what made him do that.
Belki biri bunu onlara yaptırdı.Maybe someone made them do it.
Belki biri bunu ona yaptırdı.Maybe someone made him do it.
Onu benim için onlara yaptırdım.I got them to do that for me.
Onu benim için ona yaptırdım.I got him to do that for me.
Bunu onlara yaptırdım.I got them to do it.
Bunu ona yaptırdım.I got him to do it.
Bunu sana yaptırabilir miyim?Can I get you to do it?
Bunu onlara yaptırabilir miyim?Can I get them to do it?
Bunu ona yaptırabilir miyim?Can I get him to do it?
Bunu onlara yaptırabileceğimden şüpheliyim.I doubt I can get them to do it.
Bunu ona yaptırabileceğimden şüpheliyim.I doubt I can get him to do it.
Onun için bir uçak bileti rezervasyonu yaptırmak zorundaydım.I had to book a flight for her.
Tom Mary'ye onu nasıl yaptırdı?How did Tom get Mary to do that?
Tom işi Mary'ye yaptırdı.Tom made Mary do the work.
Tom işi bana yaptırdı.Tom made me do the work.
Tom işi bize yaptırdı.Tom made us do the work.
Bunu yaptırmak için üç saatten daha az zamanımız var.We've got less than three hours to get this done.
Dan yerel bir otele kayıt yaptırdı.Dan checked in to a local hotel.
Bunu neden bana yaptırıyorsun?Why are you making me do this?
Lütfen bunu bana yaptırma.Please don't make me do this.
Bunu bir insana ne yaptırır?What makes a person do that?
En son ne zaman bir tetanoz aşısı yaptırdın?When was the last time you had a tetanus shot?
Onu Tom'a nasıl yaptırdın?How did you get Tom to do it?
Lütfen onu bana yaptırmayın.Please don't make me do it.
Tom, Hilton Oteli'nde kaydını yaptırdı.Tom checked in at the Hilton Hotel.
Herhangi bir iş yaptırdın mı?Did you get any work done?
Onu ne kadar çabuk yaptırabiliriz?How quickly can we get that done?
Tom sevgililer günü için süslü bir restoranda bir rezervasyon yaptırdı.Tom made a reservation at a fancy restaurant for Valentine's day.
En son ne zaman tam bir sağlık kontrolü yaptırdın?When was the last time you had a complete checkup?
Bak, bir çiçek dövmesi yaptırdım. İşte, göbeğimin üzerinde.Look, I got a flower tattoo here on my belly.
Lütfen bana başka bir şey yaptırma.Please don't make me do anything else.
Lütfen onu bana yaptırma.Please don't make me do that.
Şimdi saat üç buçuk, ama biz saat sekizde restoranda rezervasyon yaptırdık.Now it is half past three, but we booked a place at the restaurant at 8 o'clock
Ben hala bunu 2.30'dan önce yaptırabileceğimize inanıyorum.I still believe that we can get this done before 2:30.
Bunu yaptırmak için ekim ayına kadar kadar zamanımız var.We have until October to get this done.
Bu sabah bir şey yaptırmadık.We got nothing done this morning.
Biraz iş yaptırma zamanı.It's time to get some work done.
Nerede kayıt yaptırıyoruz?Where do we register?
Tom işleri yaptırır.Tom gets things done.
Tom işleri yaptırdı.Tom got things done.
Tom işi yaptırır.Tom gets stuff done.
Yaptırımların işe yarayıp yaramayacağından şüpheliyim.I doubt if sanctions will work.
Yaptırımların işe yarayacağını sanmıyorum.I doubt if sanctions will work.
Onlara bize bir indirim yaptırmak zor olacak.Getting them to give us a discount will be difficult.
Yaptırımlar işe yarayabilir.Sanctions might work.
Tom onu pazartesiden önce yaptıracağına bizi temin etti.Tom assured us that he'll have that done before Monday.
O onu yaptırdı ama her zaman olduğu gibi, o onu karmakarışık etti.He did get it done but as always, he did it ass-backwards.
Sen bana yardım etmedikçe bunun hepsini yaptıramayacağım.I won't be able to get all of this done unless you help me.
Tom bugün bir şey yaptıramayacak.Tom won't be able to get anything done today.
Tom birine onu onun için yaptırmalı.Tom should have someone do it for him.
Bunu yaptırmak için Tom'un üç saati var.Tom has three hours to get this done.
Tom cezai yaptırımla karşılaşıyor.Tom is facing criminal charges.
Bunu zamanında yaptıramadım.I couldn't get it done on time.
Onu Tom'a yalnız başına yaptırma.Don't let Tom do it alone.
Onu yaptıramadım.I couldn't get it done.
Bunu Tom yaptırdı.Tom has it made.
İlgili Sayfalar