yaptır ile cümle

yaptır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onu bana yaptıramazsın.You can't make me do that.
Gerçekten onu bana yaptıracak mısın?Are you really going to make me do that?
Mary sadece saçını yaptırdı.Mary just got her hair done.
Lütfen onu bana tekrar yaptırma.Please don't make me do that again.
Bunu zamanında yaptırabilmemiz için hâlâ bir şans olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying there's still a chance that we can get this done on time?
Tom 2.30'dan önce onu yaptırmak için çok çalışıyor.Tom is trying very hard to get that done before 2:30.
Onu senin için Tom'a nasıl yaptırdın?How did you get Tom to do that for you?
Soru bunu zamanında nasıl yaptırmak.The question is how to get this done in time.
Onu Tom'a neyin yaptırdığını merak ediyorum.I wonder what made Tom do that.
ABD, Rusya'ya karşı yeni yaptırımlara hazırlanıyor.The US is preparing new sanctions against Russia.
Tom bebeğe banyo yaptırıyor.Tom is giving the baby a bath.
Tom akşam yemeğinden önce bize ev ödevimizi yaptırdı.Tom made us do our homework before dinner.
Tom bana yapmak istemediğim şeyleri yaptırdı.Tom made me do things I didn't want to do.
Saçımı yaptırdım.I got my hair done.
Bunu yaptırmak için yarın 2.30'a kadar zamanınız var.You've got until 2:30 tomorrow to get this done.
Tom onu bize yaptırdı.Tom made us do it.
Tom onu Mary'ye yaptırdı.Tom made Mary do it.
Tom bir ayak masajı yaptırıyor.Tom is getting a foot massage.
Tom bunu bana yaptırıyor.Tom is making me do this.
Patronumuz dün bize fazla mesai yaptırdı.Our boss made us work overtime yesterday.
Benim hatam değil. Beynim bunu bana yaptırdı.It's not my fault. My brain made me do it.
Belki bunu başka biri Tom'a yaptırdı.Maybe someone else made Tom do it.
Belki birisi bunu Tom'a yaptırdı.Maybe someone made Tom do it.
Ebeveynim bana her gün piyano uygulama yaptırdı.My parents made me practice the piano every day.
O dövmeyi yaptırdığına pişman değil misin?Don't you regret getting that tattoo?
Yarına kadar onu yaptırabilmemizin bir yolu yok.There's no way we can get that done by tomorrow.
Yarına kadar onu yaptırabilmemiz imkansız.There's no way we can get that done by tomorrow.
Onu sana yaptırdığım için üzgünüm.I'm sorry that I made you do that.
O onun fikriydi. Onu bana yaptırdı.It was his idea. He made me do it.
Saçını nerede yaptırıyorsun?Where do you get your hair done?
En son ne zaman manikür yaptırdın?When was the last time you got a manicure?
En son ne zaman pedikür yaptırdın?When was the last time you got a pedicure?
Yarına kadar bunu yaptırabilmemin hiç bir yolu yok.There's no way I can get this done by tomorrow.
Tom'un ev ödevini yaptırdığından emin ol.Make sure Tom gets his homework done.
Hâlâ ev ödevimi yaptırmam.I still don't have my homework done.
Sadece yapacağını söylediğin şeyi sana yaptırmaya çalışıyorum.I'm just trying to get you do what you said you'd do.
Tom yaşadığı yerin yanındaki bir otelde benim için bir oda rezervasyon yaptırdı.Tom booked a room for me at a hotel near where he lived.
Tom içeri paket yaptırdığı yemek torbalarıyla girdi.Tom walked in with bags of take-out food.
Bunu bana neyin yaptırdığını bilmiyorum.I don't know what made me do that.
O ev, kuzenim tarafından yaptırıldı.That house was built by my cousin.
Yapılması gerekenleri Tom'a yaptırabilecek tek kişi sensin.You're the only one who can get Tom to do what needs to be done.
Mary saçını yaptırıyor.Mary is having her hair done.
Hiç kimse sana bir şey yaptırmaya çalışmıyor.Nobody's trying to make you do anything.
Tom bana yapmak istemediğim şeyleri yaptırır.Tom makes me do things I don't want to do.
Dövme yaptırmaya kararlı mısın?Are you determined to get a tattoo?
Tom onu sana nasıl yaptırdı?How did Tom get you to do that?
Belki önümüzdeki pazartesiye kadar bunu yaptırabilirim.Maybe I can have this done by next Monday.
Bunu yaptırdın.You've got it made.
Onu sana şeytan yaptırdı.The devil made you do it.
Ne kadar sürede bunu yaptırabilirsin?How soon can you get that done?
Tom işleri nasıl yaptıracağını biliyor.Tom knows how to get things done.
Bana yaptırdığına bak.Look what you made me do.
Tom onun yaptığını Mary'ye neyin yaptırdığını merak ediyordu.Tom wondered what had made Mary do what she did.
Bu bana yalakalık yaptırdı.It made me cringe.
Bütün şehir estetik yüz ameliyatı yaptırıyordu.The whole city was getting a face-lift.
Annem her pazartesi dişlerini yaptırmak için dişçiye gider.My mother goes to the dentist every Monday to get her teeth fixed.
Onlara bir şey yaptıramam.I can't make them do anything.
Ona bir şey yaptıramam.I can't make him do anything.
Bunu onlara yaptıracağım.I'll make them do it.
Bunu ona yaptıracağım.I'll make him do it.
İlgili Sayfalar