-Hey, bunu niye yaptın?- Это ещё зачем?
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Alsof na ieder examen, wanneer ik de klas uit liep, de leraar zei: "Hé, zeg eens. Hoe ging het?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Como, depois de cada exame, quando eu saía, o professor perguntava: "Ei, anda cá. Como te correu?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.E ca după fiecare examen, când ieşeam, profesorul spunea, "Hei, vino încoace.
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.E' come dopo ogni esame, quando uscivo, l'insegnante mi diceva, "Ei, vieni.
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.예를 들면 이런 거죠: 시험을 보고 나오는데 선생님이 "얘, 시험 잘 봤니?" 라고 물으시기에
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Như khi sau mỗi kỳ thi, khi tôi đi ra ngoài, cô giáo sẽ hỏi "Này em, tới đây. Em làm bài thế nào?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Pamiętam, że po wyjściu z każdego egzaminu, nauczyciel wołał: "Hej, chodź tu. Jak ci poszło?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Például amikor kijöttem a vizsgáról és a tanár megkérdezte, hogy "No, hogy ment?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Sucedía después de los exámenes, cuando salía, el profesor preguntaba: "Oye, ven. ¿Cómo te fue?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Zum Beispiel, wenn ich aus einer Prüfung raus ging sagte der Lehrer, "Hey, komm Mal her!" "Wie war's?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Имам усещането че след излизането от всеки изпит учителят ме питаше, " Ела насам. Как се справи"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.Например, я выхожу с экзамена, а мой учитель сразу кричит: "Эй, иди сюда! Ну как?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.זה כיאילו לאחר כל בחינה, כאשר אני יוצא, המורה אומר, "רק רגע, איך היתה הבחינה שלך?"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.و هي أنه بعد كل امتحان, عندما أخرج من القاعة, يناديني المدرس," أنت, تعال كيف أبليت؟"
"Hey buraya gel, bunu nasıl yaptın?" söylemesi gibi bir çok şey geliyor aklıma.いつも先生が「ちょっとお前 試験はどうだった?」って聞くんです 満面の笑みで「ばっちりです」と答えました
Hey, Homunculus! Ne yaptın?!Homunkulusie, co ty zrobiłeś?
Hey, Homunculus! Ne yaptın?!Hvad har du gjort, homunculus?
Hey, Homunculus! Ne yaptın?!Mitä sinä teit, Homunculus?
Hey, Homunculus! Ne yaptın?!Vad har du gjort, homunculus?
Hiç dalış yaptın mı?¿Has hecho snórkel alguna vez?
Hiç dalış yaptın mı?Heb je ooit gesnorkeld?
Hiç dalış yaptın mı?Já alguma vez mergulhaste?
Hiç dalış yaptın mı?Te merültél már valaha?
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Ați trișat, nu meritați un record;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Csalóknak nincs helye a Dicsőségtáblán!;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Du fuskade, ingen plats på poängtoppen för dig.
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Du snød. Ingen topscoring til dig;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Goljufali ste. Ne boste na seznamu najboljših;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Ha hecho trampas, así que no obtendrá ningún récord;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Hai barato, non entrerai nella classifica dei migliori;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Je hebt vals gespeeld, geen topscore voor jouw;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Oszukiwałeś, twój wynik nie znajdzie się na liście;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Podváděli jste, nebudete zařazeni do Tabulky nejlepších výsledků;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Sie haben gemogelt und erhalten deshalb keinen Eintrag in der Bestenliste.
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Você fez batota, por isso não irá obter nenhum recorde;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Vous avez triché. Pas d'inscription aux meilleurs scores & #160;!
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Έχετε κλέψει, δεν θα υπάρξει υψηλή βαθμολογία για σας;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Ви обманювали, вашого результату не буде серед найкращих;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Вы мошенничали и не попадаете в таблицу рекордов;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)Хитрувахте, не участвате в класирането;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)لقد غششت ، لن توضع في أعلى النقاط;)
Hile yaptınız, size Yüksek puan yok;)ずるをしたのでハイスコアにはなりません;)
Hiyaa! Bunu niye yaptın?!¿A qué viene esto?
Hiyaa! Bunu niye yaptın?!Za co to było?
Hiyaa! Bunu niye yaptın?!Это ещё за что?!
İçeri girmenin iki yolu var -- gayet basit. Tıkla ve bam, müzeye giriş yaptınız.Två sätt att gå in -- mycket enkelt. klicka och, pang, så är ni inne i detta museum.
Inanırsan boyunun uzayacagına eminim. -Hey, bunu niye yaptın?Si creyera, seguro que crecería. - ¿A qué viene eso?
İnsan dönüşümü yaptınız.Habéis hecho una transmutación humana,
İnsan dönüşümü yaptınız.I gennemførte en menneskelig forvandling.
İnsan dönüşümü yaptınız.Ni genomförde en mänsklig transmutation.
İnsan dönüşümü yaptınız. Simyanın en büyük tabusu!Avete effettuato una trasmutazione umana, il più grande tabù dell'alchimia!
İnsan dönüşümü yaptınız. Simyanın en büyük tabusu!Przeprowadziliście transmutację ludzi, gwałcąc największe tabu alchemii!
İnsan dönüşümü yaptınız. Simyanın en büyük tabusu!Realizaram a transmutação humana, o maior tabu da alquimia!
İnsan dönüşümü yaptınız. Simyanın en büyük tabusu!Вы осуществили человеческую трансмутацию, страшнейший запрет алхимии!
İnsan dönüşümü yaptınız.Teitte transmutaation ihmiselle.
İnsan dönüşümü yaptınız.Κάνατε ανθρώπινη μεταστοιχείωση.
İsrail, ‹‹Niçin adama bir kardeşiniz daha olduğunu söyleyerek bana bu kötülüğü yaptınız?›› dedi.A Izrael riekol: Prečo ste mi urobili tak zle, že ste povedali človekovi, že máte ešte brata.
İsrail, ‹‹Niçin adama bir kardeşiniz daha olduğunu söyleyerek bana bu kötülüğü yaptınız?›› dedi.Då sade Israel: »Varför gjorden I så illa mot mig och berättaden för mannen att I haden ännu en broder?»
İsrail, ‹‹Niçin adama bir kardeşiniz daha olduğunu söyleyerek bana bu kötülüğü yaptınız?›› dedi.I řekl Izrael: Proč jste mi tak zle učinili, oznámivše muži tomu, že máte ještě bratra?