yaptınız ile cümle
yaptınız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
SETimes: Bugüne dek hangi sınır ötesi anlaşmaları yaptınız?SETimes: What cross-border agreements have you reached so far?
Yetkili, "Çok şey yaptınız, fakat daha fazlası gerekiyor."You have done plenty, but more has to be done.
Siz bana yanlış yaptınız.Ihr habt mir Unrecht getan.
Bu şirkete iş başvurusu yaptınız mı?Haben Sie sich bei dieser Firma beworben?
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"Alles klar, Herr Kommissar?.
"Bir otel odası rezervasyonu yaptınız mı?" "Henüz değil, üzgünüm.""Avez-vous réservé une chambre d'hôtel ?" "Pas encore, désolé."
Bu sefer ne yaptınız?Qu'avez-vous fait, cette fois ?
Bunu bilerek mi yaptınız?L'avez-vous fait sciemment ?
Doğru seçimi yaptınız.Vous avez fait le bon choix.
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?""Qu'êtes-vous en train de faire commandant ?"
Suçlu değilsiniz ama siz yaptınız...Mais tu n'es pas mort, camarade, ce jour-là...
Bunu yalnızca, arazinin güçlüklerinden dolayı Roma İmparatorluğu'na saldırmaya yanaşmayayım diye yaptınız.Celui-ci lui aurait fait jurer de ne pas entrer dans l'Empire Romain de force.
Onu kendiniz mi yaptınız?¿Lo hicisteis por vosotros mismos?
Kaç defa gemi gezisi yaptınız?¿Cuántas veces ha hecho usted el viaje por barco?
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"¿O sea, Big Boss?”
Bunların hepsini bana sormadan yaptınız.Avete fatto tutto questo senza chiedermelo.
Suçlu değilsiniz ama siz yaptınız...Sono innocente ma...
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"Lo sai cosa fece Sherman?).
Onu niçin yaptınız.Зачем вы это сделали?
Bu sefer ne yaptınız?Что вы сделали на этот раз?
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"Ты что наделал, брат?».
'Benzetilmek için mi yaptınız?' dendiğinde çıldırıyorum.А я ответил: «Чтобы казаться сумасшедшим».
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"(Como foi seu dia) senhor/senhora?
İlk ödemeyi yaptınız mı?Heeft u de aanbetaling al gedaan?
Nasıl bir program yaptınız?Wat voor programma hebben jullie gemaakt?
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"Jak ty to widzisz, mistrzu?"
Birbirinize ne yaptınız?Co zrobiliście sobie nawzajem?
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"«У чому причина твоєї радості, Учителю?»
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"'Mergem în lume, domnule?'
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"Erről mit gondol, tisztelt Uram?
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"«Τι έκανες στη χούντα, μπαμπά;».
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"What made you come back, Han?"
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"Còn Thầy, Thầy nghĩ sao ?"
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"「…何をするんですか若旦那!
Ardından röportaj verdiği gazetecelere "Siz yaptınız!待ち構えていた記者に「またやったぜ。
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"“ 네 형제를 어떻게 하였느냐?”.
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?"Paula: Ale prosím, prečo nesúhlasíte, pán sused?
"Bir otel odası rezervasyonu yaptınız mı?" "Henüz değil, üzgünüm.""- Ar rezervavote kambarį viešbutyje?" "- Dar ne, atsiprašau"
"Siz ne yaptınız Sayın Bakan?""Palun, härra õpetaja!"
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Colonnello, hai eseguito una trasmutazione umana?
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Coronel... efectuou a transmutação humana?
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Coronel... ¿has llevado a cabo la transmutación humana?
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Eversti, teitkö sinä ihmisen transmutaation?
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Oberst ... Udførte du en menneskelig transmutation?
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Överste... Utförde du en mänsklig transmutation?
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Pułkowniku, przeprowadził pan ludzką transmutację?
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Συνταγματάρχα, έκανες ανθρώπινη μεταστοιχείωση;
Albay... insan dönüşümü mü yaptınız?Полковник... вы осуществили трансмутацию человека?
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Ale ma nepočúvali ani nenaklonili svojho ucha, ale zatvrdili svoju šiju, robili horšie ako ich otcovia.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Dar ei nu M-au ascultat, n'au luat aminte; şi-au înţepenit gîtul, şi au făcut mai rău de cît părinţii lor.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›너희가 나를 청종치 아니하며 귀를 기울이지 아니하고 목을 굳게하여 너희 열조보다 악을 더 행하였느니라
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›men de hørte ikke og lånte ikke Øre; de gjorde Nakken stiv og øvede mere ondt end deres Fædre.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Nhưng chúng nó chẳng nghe ta, chẳng hề để tai vào, song lại cứng cổ, ăn ở càng xấu hơn tổ phụ mình.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Nhưng chúng_nó chẳng nghe ta , chẳng hề để tai vào , song lại cứng_cổ , ăn_ở càng xấu hơn tổ_phụ mình .
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Pero no me escucharon ni inclinaron su oído; más bien, endurecieron su cerviz y actuaron peor que sus padres
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Však neposlechli mne, aniž naklonili ucha svého, ale zatvrdivše šíji svou, hůře činili nežli otcové jejich.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›но они не слушались Меня и не приклонили уха своего, а ожесточили выю свою, поступали хуже отцов своих.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›Те обаче не Ме послушаха, нито преклониха ухото си, Но закоравиха врата си; Постъпиха по-зле от бащите си.
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›ולוא שמעו אלי ולא הטו את אזנם ויקשו את ערפם הרעו מאבותם׃
Ama beni dinlemediniz, kulak asmadınız. İnat ederek atalarınızdan daha çok kötülük yaptınız.›فلم يسمعوا لي ولم يميلوا اذنهم بل صلّبوا رقابهم. اساءوا اكثر من آبائهم.