" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " ."Pourriez-vous s'il vous plaît dire à ma maman que j'ai fait comme elle a dit? "
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " ."Snälla, tala om för mamma att jag gjorde precis som hon sade?"
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " ."Vil du venligst fortælle min mor at jeg gjorde det som hun bad om?"
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " ."Μπορείτε να πείτε στη μαμά μου ότι το έκανα όπως ακριβώς το ζήτησε;"
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " ."Ви б не могли передати моїй матусі, що я зробила все так, як вона сказала?"
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " ."Може ли да кажете на мама, че направих точно както тя ми каза?"
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " ."Не могли ли бы Вы сказать мамочке, что я сделала так, как она хотела?"
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " ."תוכלי בבקשה לומר לאמא שלי שעשיתי את זה בדיוק כפי שהיא אמרה?"
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " .هلا تخبري والدتي انني قمت بالاختبار بالضبط كما طلبت مني أن أفعل؟
" Anneme söyler misiniz tam onun dediği gibi yaptım " .ママに伝えてくれる?" 二世である子供は 選択において
Aptalca bir şey yaptım, desene...Aku melakukan hal bodoh, benarkan?
Aptalca bir şey yaptım, desene...Bolondot csináltam magamból.
Aptalca bir şey yaptım, desene...Đúng là tôi chẳng có chuyện lại đi kiếm chuyện.
Aptalca bir şey yaptım, desene...Ho fatto una cosa stupida.
Aptalca bir şey yaptım, desene...J'ai fait quelque chose de ridicule.
Aptalca bir şey yaptım, desene...لقد قمت بشيء أحمق, اليس كذلك؟
--arama motorunda yaptımız gibi--찾아줍니다.
--arama motorunda yaptımız gibi--כמו שאנחנו עושים בחיפוש.
--arama motorunda yaptımız gibi--تقريباً مماثل لما نفعله في البحث.
--arama motorunda yaptımız gibi--広告をうっとうしく感じさせず
Arınmak benim kararımdı kendim için yaptımA fost decizia mea sa devin curat, am facut-o pentru mine
Arınmak benim kararımdı kendim için yaptımBolo to moje rozhodnutie dostať vyčistiť Urobil som to pre mňa
Arınmak benim kararımdı kendim için yaptımC"était ma décision d"être sobre Je l'ai fait pour moi
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Also wurde der Hintergrund blau mit Strand und Dünen.
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Así que hice este fondo de cielo azul con playa y dunas,
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Criei esse fundo com céu azul, praia e dunas,
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.해변과 모래 언덕, 파란 하늘 백그라운드를 만들었습니다.
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Per questo ho messo un blu cielo nello sfondo con una spiaggia e delle dune,
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.Stworzyłem je z niebieskim niebem, plażą i wydmami
Arka planı, gökyüzüne benzemesi için mavi yaptım ve daha sonra bir kumsal ile kum tepeleri ekledim.砂漠に関するものが大好きですが、 特に青い空とクリームのような砂色の
Artı gj. Burada ne yaptım?Ahora, ¿qué hice acá?
Askerliğimi Afrika'da yaptım. Levazım subayıydım. Savaştan anlarım.- Gdzie pistolety?
Askerliğimi Afrika'da yaptım. Levazım subayıydım. Savaştan anlarım.- Zakaj pištola?
Askerliğimi Afrika'da yaptım.Sloužil jsem v Africe. Byl jsem proviaňťák.
Askerliğimi Afrika'da yaptım.Έκανα στρατό στην Αφρική.
Askerliğimi Afrika'da yaptım.Изкарах войниклъка си в Африка. Като интендант.
Askerlik görevimi yaptım.Aku terlambat mengambil wajib militerku
Askerlik görevimi yaptım.Hice tarde el servicio militar.
Askerlik görevimi yaptım.아, 제가 군대를 좀 늦게 갔어요
Askerlik görevimi yaptım.Prestei tarde meu serviço militar.
Askerlik görevimi yaptım.[Я пізніше за інших пішов в армію]
Askerlik görevimi yaptım..لقد قمت بأداء خدمتي العسكرية متأخراً
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.A jelikož jsem věděl, že by mi to nedovolila, tak jsem šel a udělal to sám.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Andrò a prenderli. E sapevo che non avrebbe voluto che andassi a prenderli, quindi andai comunque.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Azt tudtam, hogy anyu úgyse engedné, így titokban csináltam.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Da ich wusste, dass sie es nicht gutheißen würde, tat ich es erst recht.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Ela não me deixaria ir buscá-los, mas fui na mesma.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.En ik wist dat ze dat niet goed zou vinden, maar ik deed het toch maar.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Et je savais qu'elle ne voudrait pas que j'aille les chercher, alors je l'ai fait quand même.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.어머니는 제가 나가서 옷걸이를 가져오는 걸 바라지 않았지만, 저는 그냥 가서 계속 모았어요.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Şi ştiam că ei nu i-ar fi plăcut ca eu să fac rost de ele, aşa că am făcut-o oricum.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Và tôi biết cô ấy sẽ chẳng muốn tôi làm thế, nên dù sao vẫn cứ làm.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Wiedziałem, że mamie się nie spodoba, ale i tak to zrobiłem.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Y yo sabía que ella no querría que vaya a buscarlas, así que lo hice de todos modos.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Ήξερα ότι δεν θα ήθελε να το κάνω αυτό, αλλά το έκανα.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Знаех, че тя няма да иска да ги вземам, затова го направих така или иначе.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.І я знав, що вона не схоче, щоб я пішов по них, тож я просто все-одно зробив це.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.Я знал, что мама не разрешит идти и просить вешалки, поэтому я делал это тайно.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.וידעתי שהיא לא תרשה לי לקחת אותם, ועשיתי את זה בכל זאת.
Askı toplamamı istemeyeceğini biliyordum, ama yine de yaptım.وقد علمت انني لو اخبرت والدتي انني سوف افعل ذلك لن تسمح لي .. لذا فعلتها خلسة