Sahip olduklarımızla elimizden geleni yaptıkWe've done the best we can with what we have.
Dan yaptıklarından hiçbir şey hatırlamıyordu.Dan had no memory of what he had done.
Doğru şeyi yaptık, değil mi?We did do the right thing, didn't we?
Yaptıkların için pişmanlık duyuyor musun?Do you regret what you did?
İlk önce, Tom'un ne yaptıklarından bahsedelim.First, let's talk about what Tom did.
Biz bir pasta yaptık ve içine haşhaş tohumu koyduk.We made a cake and we put poppy seeds inside.
Tom ve ben Mary'yi beklerken uzun bir konuşma yaptık.Tom and I had a long conversation while we were waiting for Mary.
Birlikte birçok aptalca şeyler yaptık.We've done a lot of stupid things together.
Tom ve ben bu sabah çok ilginç bir konuşma yaptık.Tom and I had a very interesting conversation this morning.
Tek yapmanız gereken dün yaptıklarınız hakkında birkaç cümle yazmaktır.All you have to do is write a few sentences about what you did yesterday.
Onu zamanında yaptık.We made it on time.
Evimizin badanasını kendimiz yaptık.We painted our house ourselves.
Bugün, tüm bana yaptıkları için Allah'a şükretmek istiyorum.Today, I want to thank God for all that he does for me.
Biz bir rezervasyon yaptık mı?Did we make a reservation?
Yaptıkların için sana minnettarız.We're grateful to you for what you did.
Yemeğimiz için ödeme yaptık ve sonra ayrıldık.We paid for our food and then left.
Biz bazı aptalca hatalar yaptık.We made some stupid mistakes.
Çok ilginç bir keşif yaptık.We've made a very interesting discovery.
Sadece senin yaptıklarının yasadışı olduğunu düşünüyorum.I think what you just did is illegal.
Gerekeni yaptık.We did what was necessary.
Biz her şeyi doğru yaptık.We did everything right.
Biz oldukça iyi yaptık.We did pretty well.
Aslında bunu yaptık.We actually did it.
Biz sadece onu yaptık.We did just that.
Biz işlerimizi yaptık.We did our jobs.
Biz bunu tekrar yaptık.We did it again.
Biz onu yaptık.We did it.
Biz çok fazla hata yaptık.We've made way too many errors.
İlerleme yaptık mı?Have we made progress?
Biz fedakarlıklar yaptık.We made sacrifices.
Neredeyse istediğin her şeyi yaptık.We've done almost everything you've asked for.
Sizin için düzenlemeler yaptık.We've made arrangements for you.
Tüm yaptıklarıma bak.Look at all you've accomplished.
Nefretiniz insanların şahsına değil, yaptıklarına olmalı.You shouldn't hate people. You should only hate what they do.
Tom yaptıklarından pişman değil.Tom doesn't regret what he did.
Çocukken, Tom'la birçok şey yaptık.When we were kids, Tom and I did a lot of things together.
Tom onun için yaptıklarımızı takdir edecek gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to appreciate what we've done for him.
Tom yaptıkları yüzünden üç yıl hapis yattı.Tom spent three years in prison for what he did.
İkimiz hiçbir şey olmamış gibi yaptık.We both pretended nothing had happened.
Biz iyi bir iş yaptık.We did a good job.
Çok iyi yaptık.We've done very well.
Biz onu çok iyi yaptık.We did that very well.
Onu sadece bir kez yaptık.We only did that once.
Biz ikimiz de gerçekten iyi yaptık.We both did really well.
Yaptıkları şey tam da bu.That's exactly what they're doing.
Biz nerede yanlış yaptık?Where have we gone wrong?
Onlar ne yaptıklarını düşünmeden hayata devam ediyorlar.They go on with life without thinking about what they do.
Dersleri yaptıktan sonra o hemen yatmaya gitti.Having done the lessons, he immediately went to bed.
Sen yaptıktan sonra kahvaltı yaptım.I had breakfast after you did.
Biz yeterince uzun uygulama yaptık.We've practiced long enough.
Biz bu işi boşuna yaptık.We did this work in vain.
Biz çok yaptık.We've done a lot.
Bugün biz okulda bir parti yaptık.Today we had a party at school.
Başkalarının yaptıkları hakkında endişelenmeyelim.Let's not worry about what others are doing.
Ben henüz onların burada işleri nasıl yaptıklarına alışmadım.I haven't yet gotten used to how they do things here.
Ben onların ne yaptıklarını bilmiyorum.I don't know what they do.
Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.We had a picnic in a green field on a small hill.
Tom'un yaptıklarından memnunum.I'm happy with what Tom did.
Bunu neden yaptıklarını bilmiyorum ama onlar yaparlar.I don't know why they do it, but they do.
Onların bunu neden yaptıklarını bilmiyorum.I don't know why they did that.