Yaptıkları ilk şey 16.Louis'i idam etmekti.So the first thing they do is they execute Louis XVl.
Şimdi sadece sorunun bir kısmını yaptık, öyle değil mi?Now that only just solves part of the problem, right?
Nasıl yaptıkları, ne zaman yaptıkları, nerede yaptıkları onlara kalmış bir şeydir.How they do it, when they do it, where they do it, is totally up to them.
Yaptıkları basitçe, önceliklerin belirlendiği bir liste ortaya çıkarmaktı.And what they basically did was come out with a prioritized list.
Ve bu nötron protonların günlük bazda neler yaptıklarına bakar ve der ki:It looks at what the protons do on a daily basis and says, you know what?
Bana yaptıklarının hesabını sorun.Cut out his heart to avenge me
Fillerle de aynı işi yaptık.We do the same task with elephants.
Basit bir deney yaptık.Now we did a very simple experiment.
Lawrenceville'de Yerkes'in saha istasyonunda yaşayan şempanzeler üzerinde yaptık.We do that on chimpanzees that live in Lawrenceville, in the field station of Yerkes.
Bu çalışmayı Vicku Horner'la yaptık.So this is a study we did with Vicki Horner.
Bunu, başlıklı manmunla yaptık.And we did that originally with Capuchin monkeys.
Bunu bilerek yaptık.Not by accident.
Bunu onları harekete geçirmek için yaptık.It's to get them to raise theirs.
Açıklamalardan biri, fetüslerin kötü bir durumda ellerinden gelenin en iyisini yaptıkları şeklinde.One explanation is that fetuses are making the best of a bad situation.
Bunlar yalnızca yaptıklarımdan bazılarıydı.These were just some of the things I've made.
İşte her şey böyle başladı, ancak hijyenik pedi yaptıktan sonra, nasıl karşılaştıracaktım?That's how all this started, but after making a sanitary pad, where can I check it?
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.They also understand that foreplay is not something you do five minutes before the real thing.
Dün gece yaptık.We did it last night.
Provost ve ben enteresan keşifler yaptık bu akşam.Provost and I made some interesting discoveries this evening.
Evet burada birkaç şey yaptık.So we saw a bunch of things there.
Bunları yaptık.We put that together.
Bence, problemler çözerek size açı modelleri hakkında güzel alıştırmalar yaptık.I think in our angles models we actually drill you through a bunch of problems.
Dördüncü seviyeye başlamış oldunuz, aynı üçüncü seviyede yaptıklarınızı yapacaksınız .So you start a Level four problem just like you would normally do a Level Three problem.
Yüksek teknoloji kullanmadan basit etiketlemeler yaptık; büyük ve uzun sırıklarla etiketledik.And we tagged them very simply, not very high-tech, with a big, long pole.
Görsel olarak yapabileceğimiz ne varsa yaptık. -Now, I think we've done about as much as I can do on the visualization side.
Aynı zamanda birim analizini de yaptık.Even the required worked out with the dimensional analysis.
Bunu gerçekte nasıl yaptıkları hala bir sırdırHowever they find their way it's a miracle
Böyle bir izleme yaptıklarınızı sorgulamanıza neden olabilir.This kind of tracking can make you second guess what you say.
- Biz orijini x=5 yaptık.So instead of the origin being at x is equal to 0, the origin will now be at x is equal 5.
Ve böylece yaptık.And so we're done.
0.875. Ve yaptık.0.875.
Kırk yıl önce, Bob Kahn ve ben... internetin tasarımını yaptık.Forty years ago, Bob Kahn and I did the design of the Internet.
Bunu yaptıktan sonra onu bir daha asla sevmediğimi söylemeye cüret etsem mi?Dare I admit that after she did it I never really loved her again?
Hükümün bize yaptıklarını hayal bile edemezsiniz.You can't possibly imagine what that decree did to us.
JoonPyo'muz sadece birinci sınıf pastacıların yaptıklarını yerOur JoonPyo only eats cakes made by a top-notch patissier.
Her zaman yaptıklarını yapJust handle things the way you always do.
Gezegen üzerinde her kişi, her tek kuruluş ne yaptıklarını biliyorlar, yüzde 100.Every single person, every single organization on the planet knows what they do. 100 percent.
Fakat çok, çok az insan veya kuruluş neyi neden yaptıklarını biliyor.But very, very few people or organizations know why they do what they do.
Size bu insanların yaptıklarını göstereyim,Let me show you what these people do.
Onu taklit eden sistemler yaptık bu bizim bilimcilerimizin neden inanılmaz göründüğünün nedenidir.We have made systems which replicates it and that's why our science looks so amazing.
Doğrusal regresyonu kullanarak ekstrapolasyon hesabı yaptık. . .This right here, is an extrapolation using this linear regression.
Bankanın üstüne $ işaretini de granitten yaptık, granit gibi sağlam banka, hiç batmaz.The big dollar sign is made out of granite, to show you that it can never fail.
Tek yaptıkları halkın kafasını karıştırmak. Buna rağmen, sistem onlara para veriyor.They are paid by the system even though all they do is confuse the population.
Onu yaptık biz ateş.If we did that we would be fired.
Şimdiye dek 900 tane yaptıklarını söyleyebilirim.They made, so far as we can tell, 900 of them.
Herkes bunları nasıl yaptıklarını, onları nasıl taşıdıklarını bilmek istiyor.Everyone wants to know, how did they make them, how did they transport them?
Fakat sineklerin daha çoğunu da yaptıklarını iddia ediyorum.Fakat sineklerin daha çoğunu da yaptıklarını iddia ediyorum.
Şimdiye kadar tekrar yaptık.Let's take three linear transformations.
Yaptıklarımızı çok açık bir şekilde belirtmek istiyorum.-- I just want to make it very clear what we're doing.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.And they have bosses who scold them for doodling in the boardroom.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.The servant told Isaac all the things that he had done.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.and from the age of fifty years they shall cease waiting on the work, and shall serve no more,
Givon halkı ise Yeşunun Eriha ve Ay kentlerine yaptıklarını duyuncaBut when the inhabitants of Gibeon heard what Joshua had done to Jericho and to Ai,
Saul İsrailde iki yıl krallık yaptıktan sonraSaul reigned a year; and when he had reigned two years over Israel,
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.It was told David what Rizpah the daughter of Aiah, the concubine of Saul, had done.
Yehoyada oğlu Benayanın yaptıkları bunlardır. Bu sayede o da üç yiğitler kadar ünlendi.Benaiah the son of Jehoiada did these things, and had a name among the three mighty men.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Ahab told Jezebel all that Elijah had done, and how he had killed all the prophets with the sword.
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.When all Jabesh Gilead heard all that the Philistines had done to Saul,
RABbe şükredin, Onu adıyla çağırın, Halklara duyurun yaptıklarını!Oh give thanks to Yahweh. Call on his name. Make his doings known among the peoples.
Ama siz güçlü olun, cesaretinizi yitirmeyin. Yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.››But you be strong, and don't let your hands be slack; for your work shall be rewarded."