Tom onun her zaman aynı şeyleri yaptığını söylüyor.Tom says that he's a creature of habit.
Tom ev ödevini tek başına yaptığını söyledi.Tom said that he did his homework by himself.
Tom çok hata yaptı.Tom made many mistakes.
Tom onu zamanında yaptı.Tom made it on time.
Tom yirmi kişiye servis etmek için yeterli çorba yaptı.Tom made enough soup to serve twenty people.
Herkese yedirmek için yeterli sandviç yaptı.Tom made enough sandwiches to feed everyone.
Tom Hilton otelinde üç günlük bir rezervasyon yaptı.Tom made a reservation for three days at the Hilton Hotel.
Tom bir hata yaptı.Tom made a mistake.
Tom ölmeden önce yapmak istediği şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of things he wanted to do before he died.
Tom satın alması gereken şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of things he needs to buy.
Tom hoşlanmadığı şarkıların bir listesini yaptı.Tom made a list of songs he doesn't like.
Tom ziyaret etmek istediği yerlerin bir listesini yaptı.Tom made a list of places he wants to visit.
Tom iyi bir konuşma yaptı.Tom made a good speech.
Tom hava kararmadan önce çiti boyamayı bitirmek için çılgınca bir girişim yaptı.Tom made a frantic attempt to finish painting the fence before dark.
Tom birkaç ciddi hata yaptı.Tom made a few serious mistakes.
Tom testte birkaç hata yaptı.Tom made a few mistakes on the test.
Tom kendini tam bir aptal yaptı.Tom made a complete fool of himself.
Tom büyük bir hata yaptı.Tom made a big mistake.
Tom'a yaptığı iş için iyi ödeme yapılmaktadır.Tom is well paid for the work he does.
Tom elleriyle iyidir ve çok sayıda ilginç şeyler yaptı.Tom is good with his hands and has built many interesting things.
Tom ellerini iyi kullanıyor. Birçok ilginç şey yaptı.Tom is good with his hands and has built many interesting things.
Tom yaptığı işten mahcup oldu.Tom is embarrassed by what he did.
Diet yaptığını söylese de Tom hiç kilo vermedi.Tom hasn't lost any weight even though he says he's been dieting.
Tom Boston'a bir yolculuk için planlar yaptı.Tom has made plans for a trip to Boston.
Tom bebeğe banyo yaptırdı.Tom gave the baby a bath.
Tom dün çok uzun bir konuşma yaptı.Tom gave a very long speech yesterday.
Tom en sonunda onun neyi yanlış yaptığını buldu.Tom finally figured out what he'd been doing wrong.
Tom ölü takliti yaptı.Tom faked his death.
Tom resmi kimin yaptığını bilmiyor.Tom doesn't know who painted that picture.
Tom bir hata yaptığını fark etti.Tom discovered that he had made a mistake.
Tom ödevini zamanında yaptırmak için bile uğraşmadı.Tom didn't even try to get his homework done on time.
Tom onun yapmasını istediğim şeyi yaptıTom did what I wanted him to do.
Tom ona yapmasını söylediğim şeyi yaptı.Tom did what I told him to do.
Tom yapacağını söylediği şeyi yaptı.Tom did what he said he'd do.
Tom yapmaya söz verdiği şeyi yaptı.Tom did what he promised to do.
Tom yapmak zorunda olduğu şeyi yaptı.Tom did what he had to do.
Tom doğru olduğuna inandığı şeyi yaptı.Tom did what he believed was right.
Tom yirmi şınav yaptı.Tom did twenty pushups.
Tom doğru olanı yaptı.Tom did the right thing.
Tom işi elinden gelen en iyi şekilde yaptı.Tom did the job to the best of his ability.
Tom elinden geleni yaptı, ama yine de dersleri geçemedi.Tom did the best he could, but he still wasn't able to pass the course.
Tom elinden geleni yaptı fakat hâlâ kötü notlar alıyor.Tom did the best he could, but he still got bad grades.
Tom yapılması söylenileni yaptı.Tom did what he had been told to do.
Tom onu gönüllü olarak yaptı.Tom did it voluntarily.
Tom onu çok dikkatli yaptı.Tom did it very carefully.
Tom onu bilerek yaptı.Tom did it on purpose.
Tom onu kendi başına yaptı.Tom did it on his own.
Tom onu sadece eğlence için yaptı.Tom did it just for fun.
Tom onu kendi tarzında yaptı.Tom did it in his own way.
Tom onu kendisi yaptı.Tom did it himself.
Tom eğlenmek için bunu yaptı.Tom did it for fun.
Tom onu kolayca yaptı.Tom did it easily.
Tom onu dikkatli bir şekilde yaptı.Tom did it carefully.
Tom her şeyi kendisi yaptı.Tom did it all by himself.
Tom, onu onun iradesine karşı yaptı.Tom did it against his will.
Tom elinden geleni yaptı.Tom did his best.
Tom elinden geleni yaptı, ama başarısız oldu.Tom did his best, but he failed.
Tom elli mekik yaptı.Tom did fifty sit-ups.
Tom tam olarak ona yapmasını söylediğim şeyi yaptı.Tom did exactly what I told him to do.
Tom söylenildiği gibi yaptı.Tom did as he was told.