Ana içeriğe geç
Sözlük

yaptı ile cümle

yaptı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O onu yaptı.He made it.
O, büyüyen bir işe iki yüz dolar yatırım yaptı.He invested two hundred dollars in a growing business.
O, petrolde bir servet yaptı.He made a fortune in oil.
O, tekrar başarısız olmak için elinden geleni yaptı.He did his best only to fail again.
Onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.He did his best to rescue her.
O, oğluna bir sandalye yaptı.He made his son a chair.
O, oğlu için bir model uçak yaptı.He made a model airplane for his son.
O, oğlunu bir doktor yaptı.He made his son a doctor.
O, oğlunu varlıklı bir adam yaptı.He made his son a wealthy man.
Oğlunu öğretmen yaptı.He made his son a teacher.
Birçok engellere rağmen işi yaptı.He did the work in spite of many obstacles.
O birçok pahalı alımlar yaptı.He made many costly purchases.
Onu sadece meraktan yaptı.He did it simply out of curiosity.
O, kısa bir konuşma yaptı.He gave a short talk.
Geç saatlere kadar kaldı ve fazla mesai yaptı.He stayed late and worked overtime.
O çok çalışma sayesinde bir servet yaptı.He has made a fortune through hard work.
Doğu ülkelerinin kültürlerinin öğrenimini yaptı.He has studied the cultures of Eastern Countries.
Planı iş arkadaşlarıyla birlikte yaptı.He made the plan along with his colleagues.
O, eşsiz ses tonunu kullanarak bir konuşma yaptı.He made a speech using his unique tone of voice.
O ani kalkış yaptı.He made an abrupt departure.
Onu düşünmemek için elinden geleni yaptı.He did his best never to think of her.
O mobilya hakkında onlarla bir pazarlık yaptı.He made a bargain with them about the furniture.
O, onların ona yaptıklarına kızgın.He is furious at what they have done to him.
O, onun onu neden yaptığını merak etti.He wondered why she did that.
Ona bunu yaptıran oydu.It was she who made him do it.
O ona yeni bir manto yaptı.He made her a new coat.
O ona bir kitaplık yaptı.He made her a bookshelf.
O onun gözüne girmek için elinden gelen her şeyi yaptı.He did all he could to win her favor.
O, onu eşi yaptı.He made her his wife.
Ona yardım etmek için elinden geleni yaptı.He did his best to help her.
Sekreterine bir kopya daha yaptırdı.He had his secretary make another copy.
O buz üzerinde bir ev yaptı.He made a house on the ice.
O, yoksul insanlar için pek çok şey yaptı.He has done many things for poor people.
O, işi babasının yaptığı gibi aynı şekilde yaptı.He did business in the same manner as his father did.
Sıcak bir banyo yaptı ve TV'yi açtı.He took a hot bath and turned on the TV.
O, annesi ile şehir turu yaptı.He showed his mother around the city.
Beni duymamış numarası yaptı.He affected not to hear me.
Kötü bir vuruş yaptı.He hit an easy fly.
O, onu kız kardeşi için yaptı.He made it for his sister.
Onu kız kardeşi için yaptı.He made it for his sister.
O, kız kardeşine hoş bir kalemlik yaptı.He made his sister a nice pen tray.
O, evde her gün uygulama yaptı.He practiced every day at home.
O, her gün yürüyüş yaptığını söyledi.He said that he takes a walk every day.
O, kızının mağaza soygunculuğu yaptığını duyduğuna şok oldu.He was shocked to hear that his daughter had shoplifted.
Yalın bir İngilizce ile konuşma yaptı.He made a speech in plain English.
O, eğlence için onu yaptı.He did it for fun.
O, arkadaşına üç kağıt yaptı.He played a trick on his friend.
O, İncil'den bazı ünlü atasözlerini alıntı yaptı.He quoted some famous proverbs from the Bible.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yaptırdı.He had his homework done before supper.
Onun ayağa kalkması söylendi ve o çok yavaş yaptı.He was told to stand up, and he did so slowly.
O iki parti arasında aracılık yaptı.He mediated between the two parties.
Trene zamanında yetişmek için elinden geleni yaptı.He did his best to be in time for the train.
O, yaşlılığı için para tasarrufu yaptı.He saved money for his old age.
Onların yaptıkları şey ekonomiyi mahvediyor.What they are doing is ruining the economy.
Onların yaptığı araştırmalar, Amerikalıların Japonya ile ilgilenmediğini gösteriyor.The research done by them shows that Americans are not interested in Japan.
Onlar ayağa kalktılar ve birer birer konuşmalarını yaptılar.They stood up and made their speeches one by one.
Oshin'e sabahtan akşama kadar iş yaptırdılar.They made Oshin work from morning till night.
Onlar John'ı komite başkanı yaptı.They made John chairman of the committee.
Onlar televizyonda yeni bir ürünün reklamını yaptı.They advertised a new product on TV.
Odada kendilerine barikat yaptılar.They barricaded themselves in the room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod